Yeni Holiganlar ‘Çevik Kuvvet’
1985 Heysel ve 1989 Hillsborough facialarının ardından, zamanın Thatcher hükümeti Lord Taylor’a bir rapor hazırlatıp tribünde şiddete karşı savaş açtı. Geri kalanını atlıyorum bloğu takip edenler şimdiye kadar olup bitenlerden haberdar.
İngiltere’de başlayan “statlarda şiddete karşı savaş” ileri yıllarda tüm Avrupa ülkeleri tarafından örnek alınarak uygulanıyor hatta UEFA dahi tribünde şiddete yönelik katı tavır sergiliyor bizzat kriterlerine koyarak uygulanmasında diretiyor.
İngiltere’de alınan sert önlemler stat çevresinde şiddeti tamamen bitirse de holiganlar stattan uzak bölgelerde hala istedikleri gibi toplanıp kurtlarını döküyorlar.
İtalya’da bardağı taşıran son damla 2007 senesinde Sandri cinayeti oldu. Ultralara karşı alınan sert önlemler çıkarılan yasalar, taraftar kartları sade tribünleri değil ülke futboluna da ağır darbe vurdu. Avrupa’nın diğer ülkelerinde de durum farklı değil.
Tribüncülere karşı alınan ağır önlemler biraz olsun statlarda şiddet azaldığı gibi duruyor değil mi?
Yanılıyorsunuz! Maalesef durum hiçte öyle gözüktüğü gibi değil!
Stat içinde şiddet olduğu gibi devam ediyor sade Holiganizm format değiştirdi!
Eskileri Casual takılırken günümüzün holiganları kendilerini çabuk belli ediyorlar.
Yeni türeyen holiganlar lacivert üniformalı, kafalarında kask, bellerinde biber gazı ve cop, göğüslerini koruyan panzer yelekleri var. Üstelik yeni holiganlar eskilerine nazaran önemli avantaja sahip, kanunlar yasalar onlardan yana.

Onlar istedikleri gibi masum insanlara saldırıp sakat edene, gerekirse ölesiye kadar dövme hakkına sahipler.
Siz ise onların kılına dokunsanız vatan haini damgası yer ömür boyu hapislerde çürürsünüz.
Sonra bu mahluklar yaralandıklarında gazi, öldüklerinde de şehit olur. Adlarına ağıtlar yakılır maçlarda saygı duruşu yapılır.
Tarif ettiğim bu yeni holiganlara halk arasında kısaca “çevik kuvvet” deniyor!
Avrupa’nın tüm statlarında polis terörü aralıksız sürerken ulusal burjuva medyanın içinde barındırdığı şerefsiz yorumcuları ile hala statlarda tribüncülerin çıkardığı olayları manşetlere taşıyarak masum insanları hedef gösterirler.
Oysa, tribünlerde şiddeti körükleyen en büyük unsurlardan biri sporla uzaktan yakından alakası olmayan. Sırf reyting ve kendi reklamlarını yapma uğruna ortamı gerip tarafları provoke eden şahıslar televizyonda spor yorumcuları olduğu resmen kanıtlandı ve yeni çıkan 6222 yasasına dahil edildi!
Neo-Liberal dünya düzeninde ne yazık ki yasalar güçlülerden yana. Kulüp başkanları şike yapar gece yarısı yasalar değiştirilip kurtarılır. Yorumcular istedikleri gibi ağzına geldiklerini söyler, ortamı gerer basın özgürlüğüdür.
Tribüncü pankart astığında, konfeti attığında ya da meşale yaktığında şiddet olur çevik kuvvetten dayak yer karşı geldi mi hapse girer.
Sahi, konu şiddetten açılmışken. Son 5 senede tribünde yakılan meşaleden mi çok yaralanan var yada meşale yaktı diye çevik kuvvetten dayak yiyenler mi? Bunun istatistiğini merak ediyorum.
Kulüplere verilen maddi cezalardan ötürü, son 5 sene içinde meşaleden fiziksel ağır yara alan taraftar duymadım. Tahminim çevik kuvvetten dayak yiyip mağdur olan masum insan sayısı yüzbinleri aşmıştır!
Geçmişte iki taraf arasında uzlaşma yolları arandı fakat hep taviz veren tribüncülerdi.
Kendisini sürekli eleştirmişimdir, yalnız yiğidi öldür hakkını yeme der büyüklerimiz. ultrAlsan’nın eski GK’ü Oğuz Altay Galatasaray tribünlerinde son 2 yılda şiddete yönelik büyük mücadele vererek tamamen bitirmiştir! Bunu yaparken tribün kültüründen ödün verse de sonuçta tribüncüler sorunlarını kendi yöntemleriyle içlerinde gayet güzel şekilde çözdüklerini dünya aleme gösterdiler. Bu yönde yıllardır boş yere gereksiz yasalar çıkaran siyasetçilerden çok fazla başarı elde ettiler!
Önceleri de farklı ülkelerde benzer girişimler oldu ama ne yazık ki yukarıda da belirttiğim gibi bu girişimler şimdiye kadar tribüncülerin inisiyatifiyle tek taraflı kaldı. Taviz veren hep tribüncüler devlet ise sert tavrından vazgeçmedi hatta arttırdı!
Lacivert üniformalı holiganlar....pardon çevik kuvvet elamanları arasında en sertleri kuşkusuz İspanya’da.
İspanyol çevik kuvvetinin sicili epey kabarık resmen koleksiyon yapmışlar;
2008 Athletico Madrid-Olympique Marseille
2010 Sevilla- B.Dortmund >>link
2011 Athletico Madrid-Tottenham
2011 Real Madrid-AC Milan
2012 Real Madrid-Man.City
Bu sefer faşist İspanyol polisinin yeni kurbanları Galatasaray Taraftarı;
3 Nisan 2013 Real Madrid-GALATASARAY şampiyonlar ligi müsabakasının bilançosu, polis terörüne maruz kalan onlarca yaralı ve 5 tutuklu!
Madrid’de yaralanan tutuklanıp serbest bırakılan tüm Arkadaşlara tekrar büyük geçmiş olsun!