Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Yansıdı, Yansımadı

25. Dezember 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

Futbolun altın kuralları vardır, bunlardan biri  “Hakem her zaman haklıdır!”

 

Hakemin oyun içinde verdiği kararlar, haklı haksız, doğru yanlış, kesindir ve tartışılmaz! Oyuncu istediği kadar itiraz etsin karar geri alınmaz. İtirazını sürdürürse şayet fena halde aleyhine dönebilir.

 

Bu yazdıklarımı futbolun küçük yaşta temel eğitimini almış, uzun yıllar futbol oynamış, hala amatör/prof. futbol oynayan herkes bilir!

 

Türkiye’de yeni bir futbol polemiği başladı. Son oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde meireles yaptığı faulün ardından ikinci sarı karttan kırmızı görüp oyundan atıldı. Bunun üzerine disiplin kurulu meirelese hakeme şiddetli itirazlarından dolayı 12 maç ceza verdi. Hakemin raporunda meireles tükürdü yazıyor, ama teknoloji işin içine girince görüntüler farklı şeyleri ortaya çıkarıyor.

 

Tükürmüş, tükürmemiş tartışma konusu bile olmamalı, olay bu kadar uzatılıp gereksiz polemiğe dönüşmemeli. Çünkü bu durumda yukarda belirttiğim gibi futbolun altın kuralı devreye giriyor “Hakem her zaman haklıdır”.

 

Fakat Türkiye’de durum farklı. 3 Temmuz 2011’den günümüze kadar gelişen sürede tüm ahlaki ve fizik kurallarını alt üst edip “şike sahaya yansımadı” zokasını halka yutturarak futbolun doğasını bozdular. Bana kalksa Türkiye’ye süresiz futbol yasağı verilmeli öünkü bu güzelim oyunun içine ettiler.

 

Futbolu seven herkes futbolu olduğu gibi kabul etmeli. Maalesef Türkiye’de halkın büyük kısmının futbol temel eğitimi olmadığından dolayı futbolun içinde olan doğal unsurları olduğu gibi kabul etmiyor! Avrupa ile aradaki fark da burada!

 

Futbol, sade transfer, 4-4-2 vb. taktiklerden ibaret değil.

 

Futbol, Simon Kuper kitaplarında bahsettiği gibi romantik olmadı ya da video oyunlarına benzemez.

 

Futbol, her şeyden önce “SPOR”, bir oyundur, kültürdür!

 

Türkiye’de halk futbol polemikleriyle pompalanıp güncel olaylardan uzak tutuluyor, bir nevi uyuşturucu.

 

Defalarca zikretmekten bıktım ama yine hatırlatmakta fayda var. Farkında mısınız? Türk futbol medyasının içinde yorumcuların büyük kısmı futbolun dışından. Örneğin; rok, demirkol, akdağ, çilingiroğlu, ulueren, erten, yelkovan, ece, meleke, baykam, arslan, uluç vb. liste uzar gider.

 

Sıraladıklarımın neredeyse hepsi reklam ve medya sektörünün içinden geliyor. Aslına bakılırsa bir sinsi planın parçası. Çünkü bu kişiler halkı subliminal mesajlarla manipüle ediyorlar!

 

Futbolun içinden gelenlerinde diğerlerinden fark yok hatta bazıları daha beter. Bunların başını kuşkusuz toroğlu, çakar, dilmen çekiyor. Hele geçen gün eski futbolculardan oktay derelioğlu meirelese sallarken öyle bir laf etti ki “Burası Mezopotamya değil, burası Türkiye” lafını duyunca bende film koptu. Birisi bu arkadaşa Mezopotamya’nın medeniyetin beşiği olduğunu hatırlatsın! >>>link

 

İktidarın sinsice kurduğu planı saat gibi işliyor. Halkı kontrol etmenin, uyutmanın en kolay yolu futbol üzeri polemikler takviye vitamini terör.

 

Zamanında hitlerin ss gücü vardı, şimdi benzeri Türkiye’de polis teşkilatı, bkz; ODTÜ olayları!

 

MOBESE kameraları kesmedi uzaya casus uydu atıldı. Tebrikler külotunuzun rengine, kemikleriniz iliklerine kadar görüntüleyecekler. Siz hala yansıdı mı yansımadı mı, tükürdü mü, tükürmedi mi peşindesiniz, devam edin sakın uyanmayın...

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: