TÜRKİYE !
Yeni bir gün,değişen hiç bir şey yok elendik.Güney Afrika'da düzenlenecek 2009 Dünya Kupası Finallerine gidemiyoruz.Değişen bir şey yok zihniyet hala aynı,suçlu geldiği ilk günden belliydi Euro2008'de takımı yarı finale kadar yükselse de,ceplerinde onu günah keçisi yapma kozunu kullanmak için dört gözle bekleyenler aport dan hiç ayrılmadılar.Şenol Güneş zamanında başlayan "Milli Takım" çöküşü şimdi doruk noktasına geldi.Güney-Kore 2002'de Milli oyuncuların Hakan Şükür eşliğinde toplu halde Cuma namazına gitmeleri sonrasında "irtica" damgasını vuranlar,Brezilyalıların Hz. İsa'ya saha ortasında yaptıkları ayinleri görmemezlikten geldiler,Afrikalıların her maç öncesi uyguladıkları "Mutu" büyüleri hoşlarına gidiyordu.Futbolcularında bazen ruhlarını rahatlatmak için ilahi adalete sığınmaları özgür olmasını savunduğumuz insani hakları ve bu insanlar İslam Dinine inanmış ise mabetleri Camiler değil midir?
Biz bir Ekol yaratmıştık Türk Futbolunda,1993 yılında başlayıp 2004 yılına kadar sürdü.Euro2004'de katılamamız ekolün bitişi oldu.Bir umudumuz vardı yine,o ekolün içinden çıkan Ersun Yanal.Yeni yapılanma içine giren Yanal Hoca duvara tosladı,karşısında öyle bir zihniyet buldu ki,her şeyi daha iyi bilen,Gazetelerinin köşelerinden kadro kuranlar,TV'lerde Teknik Direktörlük kursu verenler bütün renklerin bir çatı altında toplandığı Milli Takımı Hakan Şükür'ü polemik haline getirip parçaladılar.Artık kimse Milli takımı sevmiyor,tutukları takımlarında oyuncular oynatılmadı mı o şahısların Milli Takımı olmuyor var mı dünyanın başka yerinde böylesine kendi ÜLKESİNDEN NEFRET EDENLER?.Evet kendi Milli Takımını sevmiyorsan Ülkeni de sevmiyorsun çünkü o Formanın üzerinde kutsal Ay-Yıldız var,sevdiğin milli takıma hakaret ederken ne yaptıklarının farkında değiller.
Fatih Terim 2006 yılında böyle bir Milli Takım devir aldı"Elimizi kolumuzu sallayarak çıkmalıydık bu gruptan,Babamı koysam bu takıma teknik direktörlük yapar"diyen güruh zihniyetin kol gezdiği ortamdan.Oysa 1996 yılında bıraktığında öyle değildi,insanlar hangi renklere gönül vermişseler hiç fark etmeden sokaklarda özgürce zaferleri kutluyordu.Siz 25 kişiyi bir çatı altında toplayıp onların arasında 11 kişiyi seçip sahaya sürebilirsiniz ama bu oyuncular kendi Ülkelerinde deplasmana çıkıyorlarsa ,kaybettikleri maçların kazandıklarından daha kıymete biniyorsa,tribünlerden "yürü yunan,forsa Bosna" bağıranlar varsa,biz milli takımı kaldıralım gerek yok,üstelik Devleti de fazla masraftan kurtarmış oluruz.
Fatih Terim İtalya'dan döndükten sonra çok değişti dediler,hiç değişmemişti Terim,sade olaylara biraz daha mantıklı bakıyor ayakları yere basıyordu.Doluydu içi,Futbolu bilimsel olarak icra edilen ülkeden dönmüştü birikintilerini kendi Ülkesine yaymak istiyordu.Biricik Sevdiği Galatasaray'dan aldığı teklifi geri çeviremedi.Birilerinin Buhar bulutlarının üstüne kurmuş hayallerinin kurbanı oldu,şansını Milli takımda denedi talihsiz İsviçre maçında bu sefer kendi hırsının kurbanı oldu ama kimse onun bu hale nasıl geldiğini araştırmadı çünkü bu ülkede artık başarıdan başka bir şey geçerli olmadığı için.Başarı bugün kaldırımın bir ucundan diğer ucuna geçip hayatta kalmak kadar önemli olan ülkede.Asla geri dönme Fatih Terim bıraktığın çok iyi oldu.Türk Futbolu bugünden itibaren "SIFIR 0" noktasında yani dibe vurdu.Yeniden başlamalı,tekrar şerefli mağlubiyetler görmeli bu güruh,İngilizlerden 8-10 tane yenmeli,Kİ şu ülkede yaşayan boş zihinli topluluk manevi değerlerinin ne olduğunu anlasın.Zaten şu an uçurumdan düştük uçuyoruz,mutlaka yere çapacağız,iki seçeneğimiz kaldı; sırtımızdaki paraşüt açılıp yere yumuşak inişmi yapacağız yoksa parçalanacak mıyız ?!
Erdal güngör