Tessera del Tifosi
Sezonunun başlamasıyla birlikte İtalya’da taraftar kartı resmen yürürlüğe koyuldu. İç ve dış sahada takımlarını desteklemek isteyen futbolseverler mutlaka bu kartı almak zorundalar. Karta sahip olmak öyle sanıldığı gibi kolay değil, taraftarlar kulübe ve emniyet müdürlüğüne birer dilekçe vermeleri gerekiyor. Eğer sicilleri temiz ise kart belirli bir ücret karşılığında bir günde çıkıyor, şayet önceden stat yasakları vb. cezalara çarptırılmışlarsa sade iç saha maçlarına gitme haklarına sahipler, deplasmana gidemiyorlar.
Devletin getirdiği kanun İtalya’da Ultras hareketini ikiye böldü. Bir yandan Milano tribünleri uygulamaya boyun eğdiler diğer yandan 50 km doğuda bu karta karşı tepkiler gittikçe büyüyor. Her sene Bergamo’da düzenlenen geleneksel “Berghem” şenliklerinde Atalanta tribünlerinin Ultra oluşumu Curva Nord devletin yürürlüğe koyduğu taraftar kartına karşı tepki gösterdi. Şenliklere ünlülerde davetliydi, bunların arasında İtalya içişleri bakanı Maroni’de vardı. Yaklaşık 700 taraftar düdüklerle Maroninin konuşmasını protesto etmeyi planlıyorlardı, akılıca düşünülmüş eylem maalesef planlandığı gibi gelişmedi. Curva-Nord oluşumunla alakası olmayan başka grup beklenmedik anda içişleri bakanına maytaplar atıp arabaları ateşe vererek olayların çıkmasına neden oldu. Atalanto tribün liderlerinden Claudio Galimberti La Repubblica gazetesine verdiği demeçte olayların nasıl geliştiğini şöyle anlatıyor.”Yürüyüş esnasında ben polislerle konuşuyordum, tam onlara tanımadık bir grubun içimize sızdığını anlatırken kortejin en arkasında olay çıkarmaya başladılar.” Cladionun tepkisi boşa, çünkü her zaman birileri çıkıp barış içinde geçmesi planlanan bu tarz yürüyüşleri mutlaka sabote edecektir. Zaten hep böyledir, tribüncüleri toplumdan dışlanmış aşağılık mahlûklar gibi görür kuleden bakanlar ve böyle kalması içinde her türlü yola başvururlar, bu İtalya, Almanya, Türkiye hiç fark etmiyor.
Geçtiğimiz son yıllarda İtalya tribünleri ciddi devlet baskısı altında. Pankartlar, megafonlar, meşale yasaklarının yanı sıra pahalı bilet fiyatları tribünlerde özgürlüklerini büyük ölçüde azalttı. En son çıkan taraftar kartı bardağı taşıran son damla oldu. Bu karta sade taraftarlar değil, İtalya’da tüm sivil toplum örgütleri ve hukukçularda tepki verdiler. Romalı ünlü avukat Lorenzo Contucci bu uygulama halkın serbest dolaşmasını engellediği için resmen insan haklarını ihlal ettiğini vurguluyor. Her suç işleyen kişi cezasını çeker ve siciline işlenir, bir süre sonra şayet kanunları ihlal etmemişse sicili temize çıkar. Statlarda şiddeti önleme amaçlı çıkarılan yeni yasada böyle bir uygulama yok maalesef. Bir kere stat yasağı alan taraftarlar ömür boyu fişleniyor ve süresiz o suç sicillerinden silinmiyor. Ne hikmetse bu saçma kanun sade tribüncüler için geçerli. Katiller, teröristler, sapıklar, vergi kaçıranlar, kara para aklayanlar, uyuşturucu satan vb. suç işleyenler yasanın dışında kalıyor. Onlar önemli mutlaka rehabilite edilip tekrar topluma kazandırılmalı, tribüncüler zaten insan olarak görülmüyor(!)
Geçen sene Kasım ayında tüm taraftar oluşumları bir günlüğüne husumetlerini kenara bırakıp Roma’da tek yumruk olarak bu karta karşı protesto etmişlerdi. >> Roma'da Protesto Yürüyüşü ! Büyük ses getiren yürüyüş, ne yazı ki resmi makamları kararlarından vazgeçirmedi. Farklı renklere gönül veren taraftarlar ne kadar böyle ciddi konuda ortak dayanışma gösterseler de, çoğu çaresizce kanunlara boyun eğmek zorunda kaldı. İnter, Milan, Juventus, Fiorentina tribünleri kartı satın aldılar. Sampdoria, AS Roma, Lazio, Napoli tribünleri kart almayarak yasaya karşı tepkilerini sürdürüyorlar. Bu kanun maalesef 14 Kasım 2009’da ortak noktada buluşan farklı taraftar oluşumları arasını böldü. Ve ağustos ayında başkent Roma’da oynan süper kupa finalinde Romalı taraftarlar bunu bir pankartla açıkça dile getirdiler;”Interista tesserato,servo dello stato”, Türkçesi “Taraftar kartlı İnterliler, devletin uşakları”.
Tepkiler pankartlarla sınırlı kalmadı, sezon başında yasayı kesinlikle kabul etmeyen Terni tribün oluşumu Ultras07 kendini fesih etti, tabii ne kadar doğru eylem tartışılır. Bence çok yanlış, sonuna kadar yılmadan, usanmadan endüstriyel futbola karşı direniş gösterilmelidir!
Kahrolsun endüstriyel futbol !