Tek Bir İhtimal Var, Metafiziksel İhtilal
Almanya’ya 1972 yılında geldik, aylardan sonbahardı. Yeni çevreye ayak uydurmam, kolay arkadaş bulmam için babam beni kaldığımız kasabanın futbol kulübüne yazdırdı. 9 yaşındaydım ve çevrede tek Türk çocuğuydum hepsi almandı. Allah var yabancılık çekmedim beni iyi karşıladılar ve çabuk arkadaş olduk. Hocamızın bize ilk öğrettiği “RAKİBİNİZE SAYGILI OLUN, ASLA KİMSEYİ KÜÇÜMSEMEYİN!” Bunu her çıkacağımız maç öncesi de tekrarlardı.
Uzun yıllar futbol oynadım tam 27 yıl, 1989’da 25 Arkadaş bir araya gelip kaldığımız kasabada bir Türk kulübü kurduk, adı F.C. Gençler Birliği B. ev. Aynı Ali Sami Yen ve arkadaşlarının 107 sene önce lise sıralarının aralarında yaşadığı heyecanı bizde yaşadık. Kurduğumuz kulüp Galatasaray kadar milyonların tutkusu olmadı ama hala 23 yıl dimdik ayakta faaliyet veriyor, nice yıllara. Yeri geldi ben o kulüpte oyunculukta yaptım, yöneticilikte. Sponsor bulmak için çalmadığımız kapı kalmadı hatta bazen kapı, kapı dolaşır para toplardık. 1996/97 sezonunda en alt kümden bir üstte şampiyon olup yükseldiğimizde o günün parasıyla 200.000 bin Deutsch Mark harcamışız. İlk kez endüstriyel futbolla o zaman tanıştım.
Oynadığımız her müsabaka milli maç havasında geçerdi, ligde Alman takımlarının yanı sıra İtalyan, Yunan, Arap, o zamanın adıyla Yugoslav, İspanyol takımlarda vardı. Çoğu maç karakolda ya da hastanede biterdi ama biz hiçbir zaman birbirimize olan saygımızı kaybetmedik, düşene tekme atmadık!
Şimdi ben bunları neden anlatıyorum?
Dün Muslera penaltıyı kullandıktan hemen sonra facebook’a şöyle bir şey yazdım “AYIP!!! KÜME DÜŞEN TAKIMLA BÖYLE DALGA GEÇİLMEZ” yazdıklarımın hala arkasındayım, isteyen profilime bakar saati dakikası hepsi yazıyor hesabını siz yapın. Maç bittikten sonra bir televizyon kanalında Fenerbahçeli bir yorumcu benzerini söylemiş, ben seyretmedim. Hayatta bakmam, seyrettiğim maçın yorumunu çevremdeki insanlarla paylaşırım, benim gördüklerim geçerlidir bazı cahiller gibi kanal, kanal dolaşıp yorum kovalamam, çünkü ben “FUTBOL VE SPOR EĞİTİMİ ALDIM!” Bazıları gibi futbolla, tribünden, televizyondan ya da play stationdan tanışan, sidik yarışı yapanlardan değilim. Ve ben takım tutmuyorum, iyi bir Galatasaraylı olmaya çaba gösteriyorum.
Bana göre Musleranın attığı gol hiç yakışmadı! Fatih Terim benim idolümdür, onu zamanında canlı seyredenlerdenim. Dün bu konuya getirdiği yoruma sade saygı duyuyorum, maalesef onunla aynı fikirde değilim. Dün Musleranın penaltı kullanışına benden önce itiraz eden iki erkek evladım oldu, ikisi de Galatasaraylı. Gururlandım, meğer Eşimle düzgün insanlar yetiştirmişiz, her şeyden önemli olanı da budur. Rahmetli Mahsuni Şerifin dediği gibi “Ne İngiliz koydum, nede Almanya, Dostum, İnsan kalmak dile kolaydır” Farklı değiliz biz normaliz, esas siz farklısınız. Tanınmaz hale geldiniz gittikçe dünyadan kendinizi soyutluyorsunuz.
Dün Musleranın attığı penaltıyı başkalarının geçmişte aynısını yaptığını savunanlar şikeci aziz yıldırımın mahkemede işlediği suçu başka kulüpleri suçlayarak örtmeye çalıştığına gücenmesin, çünkü ondan bir farkınız kalmadı. Etrafa bakıyorum herkes kılıf uydurma yarışına girmiş, ezeli rakibimizle sidik yarıştıracağımıza eşit sayıda bir yerde toplanıp kafa, kafa yapalım? Sahi, siz şiddete karşıydınız unuttum. Bir başka şairde şöyle demiş;
Tek bir ihtimal var metafiziksel ihtilal
Ölüme giden atardamar ne kadar insan ömrü var
Kobay edilen tüm insanlar zehire reklam olacaklar
Kahramanlığıysa kahpeler yazacaklar! link
Çok doğru söylemiş Ceza, şu yaşadıklarımıza çuk diye oturmuş, hepiniz zehire reklam olan birer kobaysınız!
Bakın o adamlar şike yaptıklarını bildikleri halde topu tüfeği birleşti ortalığı sulandırıp yaptıkları pislikleri örttüler. Hatırlayın daha geçen hafta bir yöneticileri, A. Kığılı, çıkıp ısmarlama yaptı, “Ne yapıp edin son maçı kendi sahamızda Galatasaray’la oynayalım”, çekilen fikstüre bir göz atın.
Biz ise ilk başta sağlam bir duruş gösterdik ama maalesef kimse arkasında duramadı, bizde topumuz tüfeğimiz bir olup bu kahpe düzene karşı çıkabilirdik, her şey irade ve karakter meselesi! Biz hala suçlular ile aynı havayı soluyor, suça ortak oluyoruz sesimiz soluğumuz kesildi. Evvelsi günde yazdım, tek amacımız şampiyon olup Avrupa’ya gitmekse şayet, lanet olsun böyle şampiyonluk! Böyle sahte düzenin içinde dünya’da tüm kupaları toplasak ne kıymeti var ki?
Ben de Avrupa’ya katılmamızı istiyorum ama kupa için değil. Tek dileğim bir gün Brügge ve Paris Ultraları ile karşılaşıp açık hesabımızı kapatmak, sade bunun için yaşıyorum kupaları onların olsun....