Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Taraftar Nasıl Etkisiz Bırakılır? #3

1. Juni 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Nisan ayında Fransa’da bir kaç taraftar oluşumlarının yasakladığını duyduk. Paris, Nice ve Lyon tribünlerinden önemli gruplar devlet tarafından kapatıldı, aralarında Cosa Nostra de Lyon’nun da bulunmasına şahsen çok üzüldüm(!) Devletin bu sert çıkışını fırsat bilen PSG kulüp başkanı Robin Lepraux, kollarını sıvadı ve Parc de Princes stadını yeni düzene sokmaya başladı. Önümüzdeki sezon PSG taraftar oluşumlarına kombine bileti satılmayacak, bununla kalmayıp o gruplara üye olanlar stada alınmayacaklar. Yapılan insan haklarına aykırı fakat taraftarların insan hakları olmadığına göre sorun yok. Başkan Lepraux kulübün zedelenmiş imajını düzeltmenin tribünlere kadın ve çocukları çekerek çözecek. Yeni sezon kadınlara PSG’nin iç saha maçlarına giriş bedava,16 yaş küçüklere(erkekler dâhil) yarı fiyat. İngiltere’de boş durmuyor bu sıralar, holigan olarak fişlenen 60 futbolseverin Güney Afrika’ya gitmemeleri için pasaportlarına el koyuldu, aralarında kadınlarda var.


Garip durum, bir yanda kulüp başkanları tribünleri pasifsize etmeye yönelik kadınları kullanıyor diğer yanda kadınlar holigan damgası yiyorlar. Futbol sanayisini koruma amaçlı bir başka yöntem kanunlar. Bu kanunlardan çarpıcı örneği 30 Ekim 2009 yılında Almanya’da yürürlüğe koyuldu, spor müsabakalarında şiddeti önleme amaçlı çıkarılan yasada, kanun emniyet güçlerine statlara gelen futbolseverleri şüphe üzeri tutuklama yetkisi verdi. Düşünün eşinle, çocuğunla stada maç seyretmeye gelen futbolseverler şüpheli bulduğunda stada alınmıyorlar, sade bununla kalmayıp müsabaka bitene kadar şüpheli kişileri rehin tutuluyor. Sözde spor birleştirici, barışı sağlayan sosyal etkinlik, işin içine para girince kahpelik diz boyu.


Maç saatlerini değiştirmek, tribün kültürüne vurulan en çirkin darbelerden birisi. Sade Taraftarlık duygusunu etkisiz bırakmakla kalmıyor, insanların sosyal yaşantısını direk etkiliyor. Misal hafta içi Sinema, Tiyatro, Lokanta vb. yerlere gitmek istiyorsanız ve tutuğunuz takım aynı gün maçı varsa, Ailenizle evde huzursuz saatler yaşayabilirsiniz. Burada amaç futbolu diğer eğlence sektörlerinle rekabete sokarak spor kimliğinden çıkartıp sıradan eğlence etkinliğine dönüştürmek. Evet, spor müsabakaları toplumun eğlencesidir fakat Sinema, Tiyatro, Müzik vb. eğlencelerden ayrı tutulup özel kalmalıdır. Geçmişte futbol maçları genelde hafta sonları oynanırdı, ülkemizde Pazar günleri öğlen saat 15.00’de hayat durur imkânları olanlar statlara, gidemeyenler radyo başında hoş saatler geçirirdi. Şimdi bu tutku tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İstanbul gibi büyük metropollerde hafta ortası akşam geç saatlerde oynan maçlar ve pahalı bilet fiyatları, orta sınıf vatandaşın tek eğlencesi statlarda canlı futbol seyretme alışkanlığını bitirme noktasına getirdi. Kabul ediyorum zaman hızla ilerliyor, insanlar değişiyor kendilerini yeniliyorlar, yeni kuşaklar yetişiyor. Ama daha fazla para kazanma hırsı yüzünden, toplumların temelini oluşturan genel kültürlerinin kimyasını bozmak, o toplumu bir süre sonra yaratıcı, üretici kimliğini yok ederek tamamen tüketici ve paranın kölesine dönüştürür. Zaten hedefleri de bu, İnsanları canlı yaşadıkları hayatın içinden kopartıp, oluşturdukları sanal dünya içine hapis etmek(!)


                               NO AL CALCIO MODERNO !


devam edecek...

 

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: