Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Somewhere Over The Rainbow

21. November 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Benim küçükken bir hayalim vardı makinist olmak tren kullanmak istiyordum, bu hayalimi gerçekleştirdim. Şimdi 32 yıldır mesleğimi zevkle yapıyorum aldığım ücret sanıldığı kadar yüksek değil Allaha şükür beş kişi geçiniyoruz, zaten mesleğimden aldığım hazın karşılığı parayla ölçülemez. Kaçınız hayallerinizi gerçekleştirdiniz? İnsanlar hayaller kurmalı peşinden koşmalıdırlar yoksa yaşamlarının hiçbir anlamı olmaz.


Alttaki yazımda  Boş Yere Uğraşmayın bir avuç gencin hayalinden bahsetmiştim, gelin nasıl başlamış tekrar hatırlayalım;


Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır:


"1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil gibi gençlerdi. Mektepde tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebesinden çevik ve kuvvetli olanlar da bize iltihak etmişlerdi. Asım'ı muhasebeciliğe, Cevdet'i ikinci reisliğe seçmiş, kendim de Reis olmuştum. Asım her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakda mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık. Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı.

 

"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."


Ve bir gün geldi o “MAKSAD” gerçekleşti. 95 yıl sonra birer, birer Türk olmayan takımları yenip zafere ulaştı Galatasaray. Ama bu yolda yalnız değildi, bir avuç gencin zamanında kurduğu hayallere inanlar vardı.


Onlar birer kuruş ve tek bir topla kurdukları hayallerinin peşinden sonuna kadar koştular hiç yılmadan. Yoksa şimdi bizler başka şeyler konuşurduk birbirimizle hiç tanışmazdık hayatımız belki daha güzel olurdu, kim bilir?

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: