Ölüme Beş Kala
1. Oktober 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör
Lanet Eylül son saatlerinde yapacağını yaptı ve Eintracht Frankfurt taraftarlarını yasa boğdu.
Bir insanın ölüme beş kala süresine dün bir kez daha şahit oldum, kaçıncı bilmiyorum saymayalı uzun süre oldu. 22.10 suları, kuleye harekete hazır olduğumu bildirdim sinyalin açılmasını bekliyorum. Metro istasyonuna çok yakınım aramızda 20 metre var. Benimle birlikte peronda metroda bekliyor içi Eintacht Frankfurt taraftarlarıyla dolu. O esnada birisi metrodan çıktı peronun kıyısına gelip aşağı indi.
"hooop ne yapıyorsun delirdin mi“?
“pardon çok sıkıştım”
“ Dikkat et Tren…” geliyor diyemedim, tren geldi hem de şu süper hızlılardan ICE.
Saat 22.15, küt diye bir ses çığlık yok. En kötü ihtimalden yola çıkarak parçalandığını tahmin ettim. İndim makineden olay yerine gittim. Baktım orada yatıyor sağ bacağı kalçadan kopmuş kan oluk gibi akıyor. Ortalık ana baba gününe döndü insanları zapt etmek zor. Tıka basa futbol taraftarlarıyla dolu trenin güvenliğini sağlayacak tek bir kişi görevlendirilmiş oda genç bir kadın! Allahtan trenin içinde bir doktor vardı, kanı durdurmak için bacağını kemerle bağlamaya çalışıyoruz ama mümkün değil. Ama Frankfurt taraftarı hala hayatta dayan diyoruz az kaldı doktorlar yolda kurtulacaksın. Başlıyor Azrail ile can pazarlığı. Biraz olsun kanı durduruyoruz maalesef vücut ısısı gittikçe düşüyor. Çeketlerimize sarıyoruz Frankfurtlu taraftarı…dayan be koçum az kaldı. Nihayet acil yardım olay yerine ulaştı, ilk müdahale yapıldı sonra aldılar götürdüler bizde başladık kopan bacağı aramaya.
Sabah radyoda ölüm haberini aldım, 43 yaşındaymış yılların tribüncüsü hiçbir maç kaçırmamış şimdiye kadar. Zaten hayatta kalması bir mucize olurdu, keşke yaşasaydı toprağı bol olsun. Zoruma giden polisin yaptığı basın açıklaması, “tuvalete gitmeye üşenen taraftar hayatından oldu”. Ulan alçaklar ne metronun içinde ne de istasyonda tuvalet var. İnsanlık hali çoğumuz aynı duruma düşmedik mi? Tamam bir hata yaptı da, böyle adice açıklamaya ne gerek vardı?
Taraftardan fedakârlık bekleyen yöneticiler, alın size fedakârlığın kralı. Siz öleceğinizi bilseniz takımınızın maçına gider misiniz? O gün yataktan kalkmazsınız! Ama Taraftar her maça öleceğini bile, bile takımını yalnız bırakmamak için tribünlere koşuyor…
REST IN PEACE !
Newsletter
Gib Deine E-Mail-Adresse ein, um bei zukünftigen Artikeln benachrichtigt zu werden.
Seiten
- 20 Milyon Taraftar
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Album - bilder
- Album - erdal
- Album - resimler
- Alpaslan'a Mektuplar; Röportaj Mahir Şanlı
- Atasporlarımız
- Brigate Autonome Livornesi
- Burası Napoli Değil !
- Commando Ultra Curva Sud
- Congratulations You Have Just Met The ICF
- Enzo Busiello Ultras Napoli
- FC Basel'den meşaleye yeşil ışık !
- Futbol, Bahis, Şike, Kara Para
- Futbolun pazarlanmadık nesi kaldı ?
- Futbol yorumcuları
- Her lanet olası pazar
- Holigan
- La Doce 12. Adam
- Manifesto de gli ULTRAS
- Manolo
- Modern Futbola karşı kollektif direniş = ULTRAS
- Münferit, Bir Ultras Romanı
- Ne Çözümü ?
- Röportaj: Engin Özdemir
- Royal Shrovetide Football
- TARAFTAR ?
- Tribünde başlayan savaş
- Tribünler Özgürdür
- Ultralar, Dün ve Bugün
- Ultras Cosa Nostra Lyon,R.I.P. Alpaslan Dikmen
- Ultras Manifesto
- Ultras = Radikal Aşk....
- ULTRAS TARİHİ
Kategorien