Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

İnisiyatifi Ele Almak

19. September 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dün oynadığımız Bucaspor müsabakasından sonra bir kez daha takımımızın önemli eksiği ortaya çıktı,”İnisiyatifi ele alan yok!” Başka değimle kimse sorumluluk üstlenmek gayretinde değil, tekrar yazıyorum dünkü zemin kötüydü ama kesinlikle mazeret sayılmaz. Şartlar ne olursa olsun saha içinde oyuncular mutlaka fedakârlık yapıp yeteneklerini öne çıkarmak zorundaydılar (!) Bunu 69. Dakikada, (o an vahi indi galiba) Akman Ayhan yaptı. İnanın şaşırdım, hayır ben Ayhan’ı Gaziantep spor’da parladığı günden bu yana takip ediyorum. Hatırlayanlar vardır, Ayhan klasik bir 10 numaradır driplingleri, üstün oyun zekâsı ve uzaktan şutlarınla ün yapmıştır ve bu yüzden BJK kamyon dolusu para ödeyip onu İstanbul’a getirmiştir. Tabii oda bizim gibi gençliğinde muhteşem yeteneklerinin hepsini unuttu, Allahtan dün akşam tekrar hatırladı. Ayhan’ı Beşiktaş zamanlarında geçirdiği ağır sakatlık ve ileriki yıllarda ortaya çıkan sakatlıkları belki kariyerini erken sona erme endişesinden dolayı vites küçültmeye yönlendirmiş olabilir. Galatasaray’a geldiğinde takımın başında Lucescu vardı ve Ayhan mecburen devşirme dönemi geçirdi, bu onun gelecekte profesyonel kariyerini kurtardı ama oyun yeteneklerini ebediyen sandığa saklamak gibi bir bedel ödemek zorunda kaldı.


Ayhan’ı dışarıdan seyredenler onun zamanında ne kadar çok üstün kabiliyetli futbolcu olduğunu bilmiyorlar, çünkü Ayhan ortaya koyduğu oyun sanki “Formalite icabı” sahada duruyormuş görüntüsü veriyor, gerçek ama böyle değil. Ayhan’ı bu zorunlu değişime yönlendiren Lucescu’nun büyük rolü olduğu kesin. Ona basit oynamayı fazla riske girmemeyi ve her şeyden önce takım için mücadele etmesini öğretti. İşte bu yüzden Ayhan Fatih Terimin, Hagi’nin, Geretsin, Feldkampın, Skibbe’nin ve şimdi Frank Rijkaard’ın takımda vazgeçilmez oyuncular arasında ilk sırayı alıyor. Ayhan 2008 yılında formunun zirvesindeydi ve Euro2008 kadrosuna seçildi. Ayhan Euro2000 kadrosunda da vardı, yalnız iki yıldır o gerçek formundan çok uzaklarda ve maalesef oynamak istediği ama bir türlü beceremediği basit futbol yüzünden ağır eleştiriler alıyor. Hatta benim bile bir zaman onu takımı sabote ediyor şüphesine kapılıp haksızlık yaptığımın farkındayım.


Geçtiğimiz son iki sezon ve bu sezonun başından beri takım içinde inisiyatifi ele alacak oyuncular göremiyorum, bazen Arda ve Sabri’nin şuursuz driplingleri birde Servet’in duran toplarda ısrarla rakip kalede gol araması, birazda Kewell ve Baroşun kişisel çabaları dışında doğru düzgün yeteneklerini öne çıkaran oyuncumuz yok(!) Dünkü yazımda beş sene önce Manisa müsabakasından bahsetmiştim, aynı sahada ve daha kötü zemin üzerinde dört gol attık. Şimdiki kadromuz o zamanın kadrosundan kâğıt üzerinde kalite olarak üstün duruyor da. Lakin 5 sene önce Hakan Şükür, Ergün Pembe, Hasan Şaş UEFA ve Süper Kupa kazanmış Milli takımla Dünya üçüncüsü olmuş uluslararası üst seviyede üç oyuncumuz vardı. Mondragon, İlliç, Necati, Ümit Karan, Emre Âşık ve diğer oyuncularımızı da eklediğimizde şu anki kadrodan daha kaliteli oldukları ortaya çıkıyor. Çünkü onlar yeteneklerini kullanarak o ağır zemin üzerinde İnisiyatifi ele alıp, sorumluluk üstelendiler ve takımı galibiyete taşıdılar. Dün akşam ve önceki müsabakaları da göz önünde bulundurursak nelerin eksik olduğu daha iyi anlaşılıyor.


Bakın şu çok önemli, profesyonel futbol takımlarına sürekli oyuncular gelir giderler ve kadro her 2/3 sene değişir. Ama bir kemik yapı vardır onu her zaman korumalısınız, aksi takdirde takım içinde ileriye dönük istikrarı yakalayamazsınız. İstisnasız başarılı ya da başarısız olun, kemik yapıya yenilerini de ekleyerek mutlaka korunmalıdır. Kemik yapı dediğim, alt yapıdan yetişen oyuncular olabilir örneğin Arda, Sabri, Aydın, Emre Çolak. Ve sonradan transfer olmuş uzun yıllar takıma hizmet eden oyuncular, misal Mondragon, Emre Âşık, Ayhan Akman, Ergün Pembe, Hakan Şükür gibi oyuncular. Burada önemli olan unsur, bu oyuncular kulübü ve taraftarınla özdeşlemiş kişilerdir. Daha önemlisi taraftarın kulübünle özdeşleşmesinde büyük rol oynuyorlar. Kemik yapıyı korumak vefakârlık ve sadakatlik göstermektir. Kulübe uzun yıllar hizmet etmiş oyuncuları bir kenara atarak istikrarı koruyamazsınız. Raul Real Madrid’de oynadığı yıllarda Allahın her günü Valdano ve Butragueno ile karşılaşıyordu. Onların nasıl büyük oyuncular olduklarını, kulübe büyük hizmetler ettiklerinin bilincindeydi. Eğer büyük oyuncu olmak istiyor saydı eğer, önce bu ikisinin seviyesine gelip sonra onları geçmek olacaktı. Ve sonunda Raul büyük futbolcu oldu, çünkü bulunduğu camianın kültürel bir geleneği sürdürdüğünün bilincindeydi, ona hissettirmişlerdi bunu. Elano, Misimoviç, Kewell, Baroş ve diğer transfer edilen yerli yabancı oyuncular. Bundan 10 sene önce Galatasaray’ın UEFA ve Süper Kupayı kazanan oyuncuları duvarda asılı resimlerde değil karşılarında ve kulübün içinde görmelidirler. Ki nereye geldiklerini anlasınlar, hissetsinler.


Malum, 100 yıldan fazla futbol profesyonel ve ticareti yapılıyor, AMA(!) Önce sağlam kültürel yapı oluşturup bunu gelenek haline getirip ekol oluşturmalısınız. Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğiniz temel ilkeleriniz olmalı, vefa ve sadakatlik gibi. Alt yapıdan yetişenleri bu yönde eğitip transfer ettiğiniz oyunculara bu ilkeleri aşılamalısınız ki, büyük bir camianın içinde olduklarının farkına varsınlar. Sahaya çıktıklarında nasıl büyük bir sorumluluk altında olduklarını hissetsinler. İşte ancak tüm bunları yerine oturttuktan sonra endüstriyel futbolu gerçekleştirebilirsiniz. Futbolcular hangi camianın içinde olduklarının farkında değillerse ortaya koydukları performansta önceden provası yapılmış, diyalogları ezberlenmiş tiyatro oyununa benzer. Yalnız tiyatro sanatçıları da sürekli ezber bozarak, inisiyatifi ellerine alıp seyircilere kişisel yeteneklerini sergilemek için büyük çaba sarf ediyorlar. Çünkü onlar tiyatronun halkın bir temel kültürü olduğunun bilincindeler. Futbolda temel kültür, aynı tribün kültürü gibi(!)

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: