Duruşumuz ?
Gerçekten endüstriyel futbola karışımıyız? Karşı olmaya uğraşıyoruz da ne kadar direnebiliyoruz? Direndikçe sanki daha çok vahşileşiyor,tam göbeğindeyiz futbolun,haftanın yedi günü TV ekranlarında futbol seyrediyoruz,vakti ve imkanları olanlar bir takıma kayıt yaptırıp meşin yuvarlağın peşinden koşturuyor,tribünlerde takımını destekliyor,deplasman kovalıyor ama yinede gün geçtikçe futbol bizden uzaklaşıyor.Uzaklaştırıyorlar değimi daha doğru olur,özdeşleştiğimiz canımızdan çok sevdiğimiz kulübümüzün tüm değerlerini elimizden alıyorlar.Biz istediğimiz kadar direnelim profilimizi değiştiriyorlar,işin acı yönü bu durumdan hiç rahatsız olmayanlar türemeye başladı çok hoşlarına gidiyor.
Yaptığımız eleştirilerin başında "Modern Futbola Karşıyız" terimi ön plana çıkarıyoruz,kapitalist düzene karşı duruş.Bağırıyoruz tribünlerden,uzun zamandır gürültü sesleri kesildi ama hadi öyle olduğunu kabul edelim.Biz bağırdıkça Statların ismi değişiyor,kutsal saydığımız formaların renkleri değişiyor,formaların üzeri reklam panosuna dönüyor,biz haykırdıkça daha çoğalıyor,Don Kişot dan ne farkımız kaldı?.Bizimle kafa buluyorlar,tribün terörüne son vermek için yasa çıkaranlar terörün kralını yapıyor hem de devletin güvenlik güçlerinin gözü önünde.O Devletin güvenlik güçleri,bir Federasyon yöneticisinin Gazeteciyi döverken seyirci kalıyor ama ne zaman bir taraftar meşale yaksın üstüne çullanıyorlar.Her fırsatta bedava bileti gündeme getiren Eyyamcılar Türkiye - Ermenistan Milli maçında dağıtılan bedava biletlere üç maymunu oynuyorlar.Taraftara yıllardır iftira atarak karaborsacı damgasını vuranlar,fişledikleri kişilerin karaborsayı engellemek için çırpındığını görmüyor hatta dalga bile geçiyorlar.Artık taraftar dediğin bu işler ile uğraşmaz,sportif rekabetin önemi kalmadı iki kulübün mal varlığı için sidik yarışları daha revaçta şu sıralar,kime ne faydası var? Öyle bir toplum oluşturuldu ki,sanki Futbol Kulüpleri yarın milyonların içinde yüzseler dünya yıldızları ülkeye gelecek.Dünya yıldızları da aport da bekliyorlardı biri borcunu bitirsin de oraya transfer olalım,var mı böyle bir şey?
Evet var,Rijkaard ne demişti? "Türkiye'de her şeyden biraz var ama hiç bir şeyden tam yok." Bundan 40 yıl önce güzelim İstanbul'a akbabalar gece kondu mahalleleri oluştururken ve o mahalleler ilçe haline gelmesine göz yuman iktidar ve muhalefet büyüklerimiz şimdi yapılan peşkeşlere ses çıkarmaması kuru fasulyenin gaz yapması kadar normal karşılanıyor.Devletin malı deniz,Allah dan Okyanus kıyılarında bir ülke değiliz çoktan kurutmuştuk.Daha bir kaç ay önce Avrupalardan örnek verenler,İngilizlerin güzel statlarını öve öve bitiremeyenler son günlerde proletarya takılıp "No Al Calcio Moderno" popülizmi yapıyorlar.Boş verin be size göre değil,siz kaldırımın karşısında durun dostumuzu düşmanımızı bilelim hiç samimi değilsiniz sizlere yakışmıyor.Anlayamazsınız,jan-janlı kariyerleriniz de bir basamak daha yükselmeye kalktığınızda patronunuz sicilinize bakıp "pardon ama sen sabıkalı Futbol Taraftarısın,şirketimiz bu yükün altına giremez" dediğinde nadir bünyeniz kaldıramaz bu ağır ithamları,yığılır kalırsınız karşısında koca patronun,kaldırımın bu tarafında olanlar yığar verir eline 32 dişini koca patronun,acı parası Garantiden yılda yüzde bilmem kaç faizle 60 ay vadeli.Varım diyorsanız,o zaman ayda 5.000 bin avro maaşınızdan vaz geçip 575 TL asgari ücrete talim etmek zorundasınız,birde boynunuzda asılı akreditasyon kartını çıkartıp,cebinizden 1700 TL ödeyerek kombine kartına değişmelisiniz,var mısınız?
Erdal Güngör