Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

DK; Devam Ediyor

20. Juni 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Ediyor etmesine ama ben artık her maça bakmıyorum. Futbol yorumcusu olmadığım için öyle taktik dolu destanlar yazamam, hem neden? Arjantin-Güney Kore maçına bakamadım, Yunanistan-Nijerya müsabakası ilgimi daha çok çekti. Yanılmamışım güzel maç oldu, Yunanlar 0:1 geri düştükten sonra maçı çevireceklerini hiç beklemezdim açıkçası, bravo meğer Otto Rehagel’in takımı oynayıp kazanmasını becerebiliyormuş. Yunanistan şimdiye kadar katıldığı dünya kupalarında ilk galibiyetini aldı, Arjantin’i yeneceklerini sanmıyorum ama belli olmaz. Bu dünya kupasında kaleciler ön plana çıktı, harika kurtarışlarınla değil, yaptıkları hatalarıyla. Tabii Jabulani önemli faktör de, Slovenya kalecisi ABD’ye karşı yediği ilk golü aptallığına saysın. Otobüs bekler gibi rakibin üzerine gelişini beklersen jenerik olursun.


Fransızları hiç seyretmiyorum, fazla bir şeyde kaçırdığım yok. Anelka’yı postalamışlar, İrlanda’da beleş pizza revaçta, afiyet olsun Fransa’ya müstahak. İtalya için tek kelime “porca miseria” Paraguaylı oyuncuların nefesi yetmedi. Almanları abartmayın demiştim, tarihlerinde en genç ve üst düzey teknik yeteneğe sahip oyuncular ile bu dünya kupasına katılıyorlar, fakat neden bir Frings yok diye sormak lazım Löw’e . Bartstuber genç, dinamik geçtiğimiz sezon Bayern Münih ile önemli maçlara çıktı ama henüz uluslar arası tecrübeye ulaşamadı. Turnuvada göze batan diğer unsur hakemlerin FİFA’nın ön gördüğü katı kuralları harfiyen uygulaması. FİFA’nın amacı sertliği önleyip oyunun seyir zevkini artırmak, fakat diğer yandan akıcılığını ve mücadele zevkini azaltıyor. Schweinsteiger Sırbistan maçı sonrası bu konudan çok şikâyetçiydi “Futbol oynama hevesimiz kalmadı” diyordu Alman oyuncu, bence haklı. Bu dünya kupasında kart rekoru kırılabilir, kırmızı kartsız maç geçmiyor. Almanya Sırbistan müsabakasında daha 20 dakika dolmamıştı 5 sarı kart gösterildi.


Avustralya için dünya kupası benim açımdan bitti, geçen turnuvalarda gösterdikleri mücadelelerinden bir hayli uzaktalar üstelik oyun kuramıyorlar. Harry Kewel için üzgünüm, kasıt yok yaptığında ama kural açık ve net, kale çizgisi üstünde el teması varsa hiç affı yok. Afrikalılar takım olamıyorlar bir tek Fildişi Sahili daha derli toplu gözüküyor. Çok üstün yetenekli oyuncuları var ve neredeyse hepsi Avrupa’da top koşturuyor, yalnız hepsi kendilerine oynuyorlar. Dün Gana’da bunu yine gördüm, Avustralya 10 kişi kalmasa zorlanırlardı çok pozisyonda egoist davrandılar. Hollanda vites yükseltmedi, komşuları Almanların geçmişte başarıyla uyguladıkları gibi minimum çabayla kazanıyorlar. Japonlar uzun süre Hollanda’dan üstün oynadılar ama gol yollarında şansları yaver gitmedi. Portakallar gruptan çıktılar ve umarım Semi final maçlarında Robben sahne alırsa eski Hollanda’yı göreceğiz. Beckenbauer İngiltere’nin Capello ile geriye gittiğini söylemişti, yalan değil ama sade Capello’ya yüklenmek yanlış olur. İngilizler Premier League kurulalı özlerinden ödün vererek ekollerini yitirdiler, bunda yabancı teknik direktörlerin önemli rolü var. Zira kulüp takımları Avrupa’yı kasıp kavursa da baktığımızda İngiliz oyuncular azınlıkta, malum milli takıma olumsuz yansıması kaçınılmaz oluyor. Cezayir takımı mükemmel savunma yaptı fazlasını da göremedik şimdiye kadar. Gol yememek için çıktıkları maçta orta saha ve forvete gerek görmemişler, turnuva bitsinde eve gitsek havasında bir halleri var. Bu arada Alman Sky TV kanalının spikeri Galatasaray’ın Cezayirli Madjid Bougherra ile ilgilendiğini söyledi, aslı varmı bilmiyorum.


Kamerun ilk elenen takım oldu, sürpriz değil yukarıda da belirttiğim gibi Afrikalılar takım olma özelliğinden uzaktalar ve böyle büyük turnuvalarda sade kişisel yetenekleriyle başarıya ulaşmaları imkânsız. Danimarka galibiyeti hak etti, güzel oynadılar şanslıydılar da diyebilirim. Emana biraz becerikli olsa farklı skorda çıkabilirdi ortaya. Danimarka’nın attığı ilk gole hasret kalmıştık, modern futbol dedikleri illetten uzakta buram, buram nostalji kokuyordu. Kanata açılan diyagonal pas, topun gelişine içeri orta ve gol, 1994 Arjantin-Romanya maçı akılıma geldi, Romanyalılar üç pasla Arjantinlileri avlamışlardı.

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: