DK; Birinci Perde
26. Juni 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör
Pekte dramatik geçti diyemem kendi açımdan, biraz trajikomikti. Fransa rezil olarak elendi, senaryo gereği değil zaten belliydi. Beddualarla gelmişlerdi Güney Afrika’ya, pizza hut İrlandalıların acılarına mehlem oldumu? Orası muamma(!) İtalyanların eleneceği birçok kahve falında çıkmıştı, İtalya demişken Lippinin basın toplantısında söylediklerini alıp ders olarak bazı “Pro Lisans” kurslarında okutulmalı,”Eğer bir takım saha içinde verilen talimatları yerine getiremiyorsa, bunun tek suçlusu teknik direktörüdür” sözleri birilerinin kulağına küpe olsun. Kim kupayı kaldırır bilemem ama şu kesin, bu turnuvanın en büyük galibi “Amerika” kıtası. Kuzey=ABD, Orta=Meksika, Güney=Arjantin, Brezilya, Uruguay, Şili, Paraguay. Tek fire Honduras, geri kalan son 16 takımlar arasında. Afrikalılardan sade Gana kaldı, yazık oldu şahsen büyük beklentiler içindeydim maalesef futbol namına hiçbir şey göremedik, “birkaç haftalığına göreve getirilen teknik direktörler futboldan mahrum yöneticilerin kellesini kurtarmadı” diyen Afrika uzmanı Otto Pfisterin teşhisine bende katılıyorum.
Avrupalılar kaybetti diyemeyiz, aslına bakarsak başta Güney Amerikalıların başarısının altında onların imzası var. Neredeyse tüm oyuncular antika kıtadan geliyor kendilerine sade devşirme kalıyor, bir tür altyapı hamallığı yapıyorlar da nereye kadar? Vuvuzela Almanya’nın Bremen kentinde yasaklandı, belki mızıkacılarına saygısızlık yapmak istemediler. Ne kadar dile getirilse az, yeni toptan tutun kurallarına kadar 76. Kez düzenlenen Dünya kupasında futbolu katletmek için FİFA elinden ne geldiyse yaptı, boşuna “Kahrolsun endüstriyel futbol” demiyoruz(!)
Bir “El Clasico” Almanya vs. İngiltere
Dünya kupalarının klasiği haline gelen Almanya-İngiltere karşılaşmalarının birine daha şahit olacağız yarın. 1966 finalinden sonra dördüncü kez karşılaşacaklar, üçünde Almanlar üstün çıktı bakalım bu sefer yine Lineker haklı çıkacakmı. İki takımında zaafları hemen, hemen aynı defansta büyük açıklar veriyorlar. Almanlar da Schweinsteiger belirsizliği sürüyor, üst baldırında olan sakatlığı ulusal sorun haline geldi. İki futbol ustasının maçı olabilir, Mesut Özil vs. Steven Gerrad. Kalbim Mesuttan yana, diğer usta uyak Ballack çeyrek finale yükselirseler takıma moral vermek için kampa katılacak. Bu arada Ballack 2012 yılına kadar Leverkusen’e imzaladı, Baştürk ve Ze Roberto da gelirse Leverkusen’de eski şeytan üçgeni yeniden oluşur.
Newsletter
Gib Deine E-Mail-Adresse ein, um bei zukünftigen Artikeln benachrichtigt zu werden.
Seiten
- 20 Milyon Taraftar
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Album - bilder
- Album - erdal
- Album - resimler
- Alpaslan'a Mektuplar; Röportaj Mahir Şanlı
- Atasporlarımız
- Brigate Autonome Livornesi
- Burası Napoli Değil !
- Commando Ultra Curva Sud
- Congratulations You Have Just Met The ICF
- Enzo Busiello Ultras Napoli
- FC Basel'den meşaleye yeşil ışık !
- Futbol, Bahis, Şike, Kara Para
- Futbolun pazarlanmadık nesi kaldı ?
- Futbol yorumcuları
- Her lanet olası pazar
- Holigan
- La Doce 12. Adam
- Manifesto de gli ULTRAS
- Manolo
- Modern Futbola karşı kollektif direniş = ULTRAS
- Münferit, Bir Ultras Romanı
- Ne Çözümü ?
- Röportaj: Engin Özdemir
- Royal Shrovetide Football
- TARAFTAR ?
- Tribünde başlayan savaş
- Tribünler Özgürdür
- Ultralar, Dün ve Bugün
- Ultras Cosa Nostra Lyon,R.I.P. Alpaslan Dikmen
- Ultras Manifesto
- Ultras = Radikal Aşk....
- ULTRAS TARİHİ
Kategorien