Deplasman Kutsaldır
Hükümet yeni şiddet yasasını çıkarmak için son günlerde adeta seferberlik ilan etti, bence halkın gözünü boyuyorlar hiçbir şey değişmeyecek hatta daha çok sertlikle ateşli taraftarların üzerine gidilerek tamamen statlardan uzaklaştırma amaçlı düzmece oyun. Futbolla ilgilenen kim varsa Ankara’ya çağırdılar, bu kişilerin arasında eski futbolcularda var Sergen, Hasan Şaş ve Rıdvan Dilmen. İşte bu son saydığım kişi bir zaman lakabı “şeytan” dün mecliste komisyona deplasmanların yasaklanmasını önerdi. Rıdvan Dilmen uzun yıllar Türkiye liginde profesyonel futbol oynadı milli formayı giydi hocalık yaptı şimdi ise yorumcu. Vaktim olduğunda arada bakarım yorumlarını dinlerim, maalesef kendi söylemek istediklerinden daha çok televizyon formatına uygun yorum yapıyor yani futbolun gerçek yüzünü yansıtmıyor ve komik durumlara düşüyor. Dün akşam haberlerde mecliste konuşmasını gösterdiler hayretler içinde kaldım uzun yıllar futbol oynamış bir kişi olarak deplasmana giden futbolcuların kendi taraftarları onları tribünlerde desteklemesinin ne kadar önem taşıdığını bilmesi lazım. İç sahada her halükarda takımı destekleyecek seyirci bulunur esas dış sahada destek bulmak zordur. Deplasmanlar taraftarlar için kutsaldır, onlara ayrılan belirli yüzdelik bölüm vatan toprağıdır ve bu toprakları en iyi şekilde temsil etmek için oradadırlar. Deplasmana giden taraftarlar kulüplerinin adeta bir dış temsilcisidir örneğin yabancı ülkelerde konsolosluklar gibi. UEFA’nın getirdiği %5’lik kontenjan aslında minimum ölçüyü belirler istenilse bu sayı çoğaltılır yurtdışında bunun örnekleri var, fakat Türkiye’de tam tersi yapılmaya çalışılıyor sanırım bunun altında yatan başka şeyler var yetkililer İtalya örneğini ülkemizde uygulamak istiyor, hadi hayırlısı.
İtalya örneği demişken ufak bir konuya değinmek istiyorum. Yaklaşık 5 yıldır taraftarlara kimlik karşılığı bilet satılıyor, hepsi emniyet tarafından fişlenmiş telefonları dinleniyor takip ediliyorlar giydikleri iç çamaşırlarına kadar biliniyor. Tüm baskılar yetmemiş bu sezon başında taraftar kartı çıkarıldı, blogda bahsetmiştim. Peki neden? Biraz araştırdığınızda altında başka şeylerin yattığını görüyorsunuz, çıkarılan Taraftar kartı kredi kart fonksiyonlu yıllık ücreti 7 avro ve her sene uzatılmak zorunluluğu var. Gördüğünüz gibi taraftar sade cezalandırılmıyor üstüne bir güzelde soyuluyor.
Şiddet yasası öyle ya da böyle çıkacak ama yapılan ön araştırmalar yetersiz, eski profesyonel futbolcular, medya gibi tribüncülükle uzaktan yakından alakası olmayan kişilerin komisyona çözüm yolları üretme açısından zerre kadar katkısı olamaz. Komisyon sade iki kitle üzerinde duracaktı, biri Tribüncüler diğeri de Emniyet güçleri. Bu arada hep eğitimsizlikten bahsediliyor hâlbuki herkes orta halde eğitim almış belirli yerlere gelmişler. Sorun alınan eğitimde değil verilen eğitimin kalitesizliği yüzünden son yıllarda Türkiye’de birçok okumuş cahil türedi. İşte bu çok vahim bir durum çünkü insanlar yanlış bilgilerle kasıtlı manipule ediliyor. Beşiktaş-Bursa maçı öncesi çıkan olaylar inanın tesadüf değil bunun provasını geçen sezon Ali Sami Yen stadı önünde yapmışlardı. Bursalı taraftarları taşıyan otobüs göya polis tarafından yanlışlıkla Galatasaray taraftarlarının yoğun olduğu mekanın içinden geçirildi! Gelin tekrar hatırlayalım belki ne demek istediğim daha iyi anlarsınız;