Boş Tribünler !

İtalya'da normal hale gelen "Boş Tribünler" yakında Avrupa'nın futbol büyükleri olarak sayılan ülkelerde görebiliriz.Geçtiğimiz günlerde Almanya'da yaşanan bazı vahim olaylar yüzünden Bundesliga kulüplerinin taraftar temsilcilerini harekete geçirdi.İtalya'da verilen deplasman yasakları,sene başında yürürlüğe koyulan Taraftar kartı,kimlik ve vergi numarası karşılığı bilet satışları yakında Avrupa'nın bir çok statlarında rastlarsak şaşırmayalım.Örneğin Roma stadı önünde bilet satışı yapılmıyor,maçları seyir etmek isteyen Taraftarlar ya sezon başı kombine satın alacak ya da her müsabaka öncesi İnternet üzerinden bir form doldurup biletine ulaşacak.
İki hafta önce Bochum-Nürnberg arasında oynanan Bundesliga müsabakası öncesi deplasmana gelen Nürnberg taraftarlarının yaptığı meşale şovunda 8 kişinin ağır yaralanması kamuoyunda büyük tepkilere yol açtı.Alman Sosyal Demokrat Partisinin milletvekili Rudolph,stat girişlerine insanların çıplak vücudunu gösterme özelliğine sahip X-Ray tarayıcılarının konulması için parlamento da öneri yaptı,abartmıyorum böyle tarayıcılar var !
Bochum'da yaşanan feci olayın akabinde kamuoyu ve siyasi baskının artması,Alman Bundesliga kulüplerinin Taraftar temsilcilerini haklı olarak harekete geçirdi.8 Mart Pazartesi günü VFL Bochum kulübünün katkısıyla bir araya gelen Temsilciler,son olayların ardından Tribün ve Taraftar Kültürünün ciddi tehlike içinde olduğunun altını çizdiler.Toplantı sonrası ortak mutabakata varan temsilciler,bir yazılı bildiri yayınlayıp tüm Alman Taraftarlarına çağrı yaptı.Bildirinin içeriğinden ortaya çıkan sonuçta,yapılan meşale şovları tribünleri renklendirmek yerine daha çok taraftarların kendilerini tehlike içine attıkları herkesin ortak görüşü.Taraftar temsilcileri son yaşanan vahim olayların siyasetçileri harekete geçirdiğini,bunun üzerine daha ağır kanunlar çıkarılacağını,yasakların kapsamı sade meşale gibi yanar maddelerinle sınırlı kalmayıp,pankartlar ve bayraklarında tribünlere sokulmasına müsaade verilmemesine dikkat çekiyorlar.Almanca yazılı orijinal bildiriyi buraya ekliyorum;
Liebe Fußballfans,
Woche für Woche begleiten Tausende von euch ihre Mannschaften zu Heim- und Auswärtsspielen. Ihr unterstützt euer Team lautstark, kreativ und farbenfroh. Wir als Fanbeauftragte wünschen uns diese Form der Fankultur und unterstützen diese nach besten Kräften. Leider werden unsere und auch eure Bemühungen durch verschiedene Zwischenfälle in den vergangenen Monaten mehr und mehr ad absurdum geführt. Pyrotechnik, zunehmende Gewalt, gegenseitiges Berauben und das anschließende Präsentieren der geraubten Fanartikel sind Fehlentwicklungen, die wir nicht wünschen und die uns zunehmend Sorge bereiten. Vor allem Teile der Ultra-Szenen schaden dadurch sich selbst und am Ende allen Fans.
Das Beispiel der Fans des 1. FC Nürnberg beim Auswärtsspiel in Bochum hat vielen die Augen geöffnet: Pyrotechnik ist kein harmloses Stilmittel, um der Kurve Farbe zu geben. Pyrotechnik ist hochgefährlich und fordert seit Jahren Verletzte im Fußball.
Der Druck der Politik steigt mit jeder dieser sinnlosen Aktionen:
- Restriktive Vergabepolitik von Auswärtskarten (z.B. Personalisierung, Fancard)
- Reduzierung des Gästekontingents auf 5 Prozent
- Kompletter Ausschluss der Gästefans
- Geisterspiele (auch Ausschluss der Heimfans)
- Verbot jeglicher Fanutensilien
- Schärfste Einlasskontrollen (Spürhunde, Scanner etc.)
- reglementierte Anreise aller Gästefans (Karten nur inkl. organisierter Anfahrt, Reiseverbote)
- vollständiger Wegfall der Stehplätze und dadurch drastisch steigende Kartenpreise
- Verschärfung der Stadionverbotsrichtlinien
- mehr Meldeauflagen und Stadtverbote an Spieltagen
Das alles sind keine Phantasien, sondern tatsächliche Forderungen an die DFL und den DFB. Weder ihr noch wir wollen die viel zitierten italienischen oder englischen Verhältnisse. Es liegt aber an euch, dass solche Forderungen nicht mehr gestellt oder gar in die Tat umgesetzt werden müssen.
Wir fordern deshalb Verantwortung und Respekt von euch, wie ihr sie auch von allen anderen erwartet. Ihr seid verantwortlich für euch, eure Fanszene und die Fankultur, die ihr am Leben erhalten wollt.
Wir werden nicht tatenlos zusehen, wie sich die Fankultur von Innen heraus selbst zerstört.
Die Fanbeauftragten der Lizenzvereine
Bochum, 8. März 2010
Taraftar temsilcilerinin endişelerini anlıyorum,kendi göbek bağlarını kendileri kesmek istediklerine de lafım yok,fakat ortaya attıkları öneriler diğer Avrupa Ülkelerinde çoktan yasal olarak yürürlüğe koyulmuş ve İnsan Haklarını ihlal eden "Taraftar kartları,kimlik karşılığı şahıslara özel biletler" adı altında kanunlar,bunlar çözümden daha çok diretme! Ortaya çıkan şu; sırtımız duvara dayalı,artık ne çıkış yolumuz kaldı nede alternatiflerimiz.Kontrollü tribün şovları geçmişte Avusturya ve İsviçre'de denendi,kamuoyunda ne kadar çok pozitif yankılar getirmiş olsa da,nitekim taraftarın halinden bir gram anlamayan cahil politikacıların engelleri ve kanun haline getirdikleri yasaklarına takıldı.
Niçin bu noktalara kadar geldiğini biz Taraftarlar da kendimizi sorgulamalıyız.Neyin peşindeyiz,sevgimiz kulübümüze,kutsal renklere,oyuna mı? Yoksa iki çakma yıldız transfer yaptıktan sonra göklere çıkardığımız başkanlara mı? Tribünlerimizde bilinçli taraftarlar istiyoruz ama kendimiz ne kadar bilgi sahibiyiz? Kulüplerimizi kendi çıkarlarına kullanan,taraftarlara boş vaatler vererek,yurt dışından getirdikleri iki topa vuranları yıldız olarak yutturmaya çalışan ve bu yüzden kulübü borçlandıranları,sevdiğimiz kulübün menfaatlerini göz önünde bulundurarak sorgulayamıyoruz(!)
Yaptığımız zaman,çapulcu,ırkçı,faşist,solcu,komünist vb. yakıştırmalara maruz kalmamız ayrı tartışma konusu.Keşke her seçim öncesi hortlayan,kulübün mali bütçesini sorgulayıp ortaya attıkları çarpık rakamlarla insanların kafasını karıştıran,zamanında başarı için her yolu mubah gören,kulübü manevi çöküntüye sürükleyen "Büyük Başkanlarımızda" bizim kadar duyarlı olabilselerdi.Şimdi bu borçlardan arınmak için ne bilet fiyatları tavan yapardı,nede gayri meşru telefon şirketlerine muhtaç kalırdık.Yarım yamalak tarihler uydurup forma renklerimizde değişmezdi,bir kuruşu kırka bölüp akıla,mantığa sığmayan maddi kaynak bulma çözümleri için zorlanmazdık.
Hep Taraftarlar taviz vermek zorunda kaldı,sürekli fatura bizlere kesildi,nereye kadar? Hani şu klasik geyiklerimiz vardır dilimizden düşürmediğimiz "Siyasetin Sporun içinde yeri yok" deriz.İnanıyor muyuz? İnanıyoruz dersek kendimizi kandırmış oluruz,çünkü para nerdeyse mutlaka siyaset oradadır,hatta tam göbeğinde.Hele milyarlarca insanın tutkusu olan,trilyon rakamlarının döndüğü,her iki kelimde ortaya atılan "marka" futbolun her yönde politikaya açık olduğu,açıkça ortada dururken.Diyarbakır'da çıkan olayları sade yöresel sorun olarak bakmayalım,yıllardır kanayan yarayı futbolu alet edip çözmek isteyenler,aslında kendi yöntemleri ve siyasetin iflas ettiğinin göstergesidir.Esas hedef,futbola aktardığı milyonlarca avrolar sayesinde tekeli altına alan yayıncı kuruluşu ve sponsorların menfaatlerini koruyup "TARAFTARLARI YOK ETMEK !" Bir gün gelecek futbolda başarı için yapılan büyük yatırımların önemi olmadığını anlayacaklar....pardon,bir gün demişken çarşamba günü Şampiyonlar liginden ve sezon başında İspanya kupasından saf dışı bırakılan,250 avroluk Real Madrid somut örnek olarak ortada duruyor,hadi hayırlı traşlar.....