Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Aftermath

19. Mai 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bursaspor Şampiyon olarak Türk futbolunda ikinci devrimi gerçekleşti. Tabii ki Trabzonspor Anadolu’dan çıkan ilk şampiyon, fakat o yıllarda futbol şimdi olduğu gibi sanayileşmemişti. İstanbullun üç büyük kulübü Avrupa transfer piyasasında pek söz sahibi değildi ve henüz Zagreb’den öteye geçememiştiler. Onlar şimdiki kadar olmasa da yine bugün olduğu gibi paralarını savuruyor, Türkiye’nin en yetenekli oyuncularını kendi bünyelerinde topluyorlardı. Yalnız Türkiye birinci ligi Trabzonsporun şampiyon olduğu sezon 18.yılana girmişti ve Anadolu’dan ilk şampiyonu çıkardı.

Bursaspor 26 yıl sonra Anadolu’dan şampiyon çıkan ikinci kulüp. Bu süre esnasında dünya’da ve Türkiye’de futbol muazzam gelişti ve büyük ekonomik güç haline geldi, işte böyle bir ortamda Bursasporun şampiyonluğu daha önem kazanıyor. Minimal bir bütçeyle Bursaspor imkânsız sayılan, başarıya giden yolun sade maddi güçte gören üç büyük İstanbul kulüplerine ne kadar çok yanıldıklarını kanıtladılar. Bursasporun şampiyonluğu diğer anlamda “endüstriyel futbolun” suratında patlayan şamar oldu(!)


Türk Futbolunda ilk devrimi kuşkusuz 17 Mayıs 2000 tarihinde UEFA kupasını kazanarak Galatasaray yapmıştır. Uluslararası alınan başarı Tük futbolunu çağ atlattı, ne yazık ki Türk futbolunun başında olanlar bunu iyi değerlendiremediler. Aynı Bursaspor’da olduğu gibi, Galatasaray’ın aldığı bu büyük başarı Avrupa’da büyük yankı yarattı ve o güne kadar Avrupa kulüplerinin futbolda artık başarıların büyük paralar harcayarak oluşmadığını gösterdi. 17 Mayıs UEFA kupa finalinin Arsenal kadrosu dünya yıldızlarıyla doluydu, büyük paralarla alınmıştılar. Aralarında Henry, Vieira gibi Dünya kupasını kazanmış oyuncular vardı, diğer yandan üst düzey Uluslar arası tecrübeye sahip Kanu, Sukar, Overmars vb. futbolcularda bulunuyordu. Galatasaray’ın mütevazı kurulmuş kadrosunda sade Hagi, Popescu ve Tafferel gibi yaşları ilerlemiş dünya yıldızları vardı. Ama esas dikkat çeken bu yaşlı yıldızların etrafı çoğu Galatasaray’ın alt yapısında yetişmiş, yerli genç oyuncularla donatılmış olmasıydı. Uzun zamandır planlı ve bilinçli şekilde yürütülen bu proje mutlaka bir gün meyve vereceği biliniyordu.


Galatasaray’ın UEFA kupasını ve ardından Süper Kupayı kazanarak istikrarını sürdürmesi, Avrupalıları şapkalarını önüne koyup düşünmeye zorladı. Belki bu başarı Avrupa’da Türkiye’de olduğu gibi devrim etkisi yaratmadı, çünkü geçmişte bir Ajax örneği vardı. Fakat Ajax nede olsa Avrupa’nın ileri gelmiş ülkesi Hollanda kulübüydü ve kendi aralarında normal karşılanıyordu. Galatasaray üçüncü dünya ülkesi olarak görülen Türk kulübüydü, işte bu gerçek Avrupalıların kafalarının dank ettiği an oldu. O tarihten sonra Arsenal ve birçok Avrupa’nın büyük kulüpleri Galatasaray’ın elde ettiği bu başarıdan ders çıkardılar. Meğerse futbolda illa büyük paralar harcayıp, büyük başarılar kazanılacağın garantisi olmadığını anladılar ve kavramlarını değiştirdiler. Akıllıca planlanmış, biraz sabır isteyen ama uzun süre istikrarı getiren iyi organize olmuş takımlar oluşturdular. Onlar şunu da hiç göz ardı etmediler, Galatasaray’ın mütevazı kadrosu tesadüfen UEFA kupasını kazanmamıştı. Mükemmelle yakın futbol oynuyorlardı, coşku ve hırs vardı ve Avrupalı futbolseverlerde büyük beğeni toplamıştı.


2000 yılından sonra Avrupa’da “endüstriyel futbolda” önemli değişim yaşandı, ne hikmetse hala Türkiye Spor kamuoyu bunun farkına varamadı. Futbolun ticaretini yapanlar, oyunun futbolla alakası olmayan ticari markaları ön plana çıkartıp yeni formata dönüştürülmesi gelecek için pek ümit verici olmadığını anladılar. İki top yapabilen becerikli oyuncuların piyasa değerlerini astronomik rakamlara getirip pazarlamaları. Ve onların üzerinden elde edilen Merchandising gelirleriyle, taraftarlar arasında yaratılan suni heyecanın kısa sürmesi bazı futbol kulüplerini büyük maddi krizlerin içine sürüklediği ortaya çıktı. Yaratılan suni heyecan gerçek futbolseverleri futboldan uzaklaştırmış yeni müşteri profili oluşturdu. Dolayısıyla bu yeni kitle bir süre sonra vaat edilen başarıların gelmemesiyle hayal kırıklığına uğramış ve büyük sıkıntılara sebep vermiştir.16 Mayıs akşamı Fenerbahçe stadında yaşananlar, bu suni ortamı yaratanların mağdurlarıdır. İşte bu yüzden Fenerbahçe kulübüne zamanında Galatasaray’a olduğu gibi aynı ceza kesilmelidir. Ki, insanları boş yere kandıranların aklı başına gelsin.


Galatasaray’ın UEFA kupa zaferinden Avrupalılar önemli dersler çıkardılar ve başarıyla uyguluyorlar, daha yeni meyvelerini vermeye başladı. Gerçi hala Real Madrid eski alışkanlığından vazgeçmedi, ama bu sezon harcadığı 250 milyon Avronun karşılığını alamadığı ortada. Türkiye Galatasaray’ın Avrupa başarısından maalesef ders çıkaramadı, lakin biz bile farkına varamadık. Başka şeyler oldu, Galatasaray’ın başarısı bazılarını o kadar çok rahatsız etti ki, o günden itibaren bu başarıdan önemli ders çıkaracakları yerine aşağıladılar, kendi taraftarlarını avutmak için kitleler arası düşmanlık yarattılar. Hoş, son yaşanan hezimetleri ortada dururken hala alışkanlıklarından vazgeçmemiş minareye kılıf uydurmanın yollarını arıyorlar.


Biz Galatasaraylılar da Avrupa zaferimizden ders çıkaramadık, gün geçtikçe rakiplerimize benziyoruz. Şimdi gülüp eğleniyoruz düştükleri durumlara, Allah göstermesin bu gidişle onlardan kötü olabiliriz(!) Bir Galatasaraylı olarak önümüzdeki sezon tekrar özümüze dönüp iyi organize olmuş, camianın büyüklüğünün farkında, taraftarların beklentisinin bilincinde olan. Formanın ağırlığını üzerinde hisseden, işini ciddiye alan, sorumluluktan kaçmayan oyuncularla kurulu bir takım ümit ediyorum. Son icraatlar bu yönde oluşacağının sinyalini veriyor, tabii biz taraftarlara çok iş düşüyor. Yıldız transfer hayallerini bir kenara bırakarak, Bursasporun başarısından önemli dersler çıkarmalıyız. Unutmayalım 2001/2002 ve 2005/2006 sezonlarında şampiyon olduğumuz kadrolarda büyük yıldızlar yoktu şimdi olduğu gibi. Onlar Galatasaray’ın büyüklüğünün farkındaydılar ve büyük fedakarlıklar yaparak bizi mutlu ettiler(!)

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: