Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Bilimsel Futbol

14. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Son yıllarda sıkça duyuyoruz „Modern Futbol“ sahi Modern Futbol nasıl bir şey,gerçekten futbolun moderni antikası varmı?

 

Esas şuradan başlamalıyız Futbolu ilk kim oynadı? Bunun üzerine bir sürü tartışmalar yapılıyor.İlk olarak MÖ çinlerin Ts’uh-chüh adı verdikleri Türkçesi ayakla sürükleme anlamına gelen topa benzeyen bir nesneyle oynadıkları oyunla başlıyor futbolun hikayesi.Sonra eski yunanlar,romalılarda benzeri türde oynamışlar.Orta çağda İngilterede iki köy arasında oynanan kuralsız ve vahşete dönüşen Shrovetide Football .15.yüz yılda Floransalıların „Calcio in Costume“ adı altında el ayak karışımı oyunuda Futbol ortaya çıkmış.Bizim bildiğimiz Futbolu1848 yılında Cambridge Universitesi öğrencilerinin oluşturduğu kurallar ile Modernleştirilmiştir.

 

Günümüzde Modern Futbolu ikiye ayırmalıyız.Birincisi futbolun bilimsel yönde geliştirilmesi böylece hızlanması daha çekici hale gelmesi.İkincisi Futbolun ticareti ve mal gibi pazarlanması.Biz ULTRA'ların karşı çıktığı ikincisidir Futbolun mal gibi pazarlanması.Oyunun çekiciliğinin artması,gelişmesine hiç bir futbol sever karşı koyamaz ama futbol üzerinden insanları sömürenlere her zaman direniş gösterilecektir.

 

Bizim ele alacağımız konu Futbolun Bilimsel yönde geliştirilmesi daha çekici hale getirlmesi.İngilizler Futbola kurallar koyarak göze hoş gelen oyun olmasını sağlamışlar fakat futbolda bilimsel gelişmeyi başkaları yapmış,burada Boby Robson'ı istisna olarak ayrı tutuyorum.Futbolu bilim olarak ele alıp geliştirenler başta orta avrupa kıtasında olan Almanlar,Hollandalılar,İtalyanlar,İspanyolar,Fransızlar,İsviçreliler eski Sovyetler Birliği sonra Orta ve Güney Amerikalılar olmuş.Futbolun taktiksel gelişmesinin yanı sıra oyuncuların fiziksel ve mental güçleri üzerine araştırmalar yapılıp onlardan daha fazla performans elde etmenin yolları aranmış ve günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle bu yönde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

 

Hiç kuşkusuz futbolun bilimsel yönünde en fazla gelişmeyi sağlayan ALMANLAR ama onlar ile beraber bir zamanlar eski Sovyetler Birliğinde sade futbol üzerine değil sporun tüm dallarında önemli bilimsel araştırmlar yapmışlardır.Malum zamanın rejimi onlara tanıdığı imkanlardan dolayı şimdiye kadar hiç bir ülke o bütçelere ulaşamamış.

 

Benim bu yazımda ele alacağım zamanında Sovyetler Birliğinde yaptığı bilimsel araştırmalarla futbolda önemli gelişmeler ve yeni yöntemler icaad eden Fizik Profosörü Anatoli Selenzow.Esas Selenzow'u futbolda bilimsel araştırmalara yönlendiren kişi 1967 yılında Dnjepr Dnjepropetrowsk'un başında bulunan efsane TD Valeri Lobanowski olmuş.Lobanowski bilime çok meraklı insan olduğunu söyleyen Selenzow,amaçları o yıllarda ikisinin bir araya gelip futbolu bilimsel olarak yeni baştan icaad etmekmiş.Sizlere bu yazdıklarım Simon Kuper'in „Football against the Enemy“ kitapından ve Kuperin Selenzow ile yaptığı röportajdan alıntı,kendi ağzından elimden geldiği kadar çevirdim,dikkatle okumanızı tavsiye ederim önemli bilgiler içeriyor.

 

Eğer Lobanowski bir takımın hata yüzdesi %15-18 üzerine çıkmadığı takdirde o takım mağlup olmaz diyorsa,bu varsayım değil Selenzow ve ekipinin yaptığı bilimsel araştırmlardan ortaya çıkardığı istatistiklerin neticesidir.Selenzow'un verilerine göre oyuncu bir saniye içinde top ayağına geldiği an pas atma kararı vermesi modern futbolda çok geç olduğunu,oyuncu kararını top ayağına gelmden önce saniyesel süre içinde vermesi gerektiğini savunuyor.Oyuncu atacağı pasın yönünü top ayağına gelmeden önceden belirleyip bilmelidir.Tabii antremanlarda bunlar özel çalışılıyor ama bu çalışmalar orantılı olmalı,kondisyon ve teknik çalışmaların dozajı aynı seviyede götürülmeli.Selenzow'un geliştirdiği özel çalışma modeli 1982 yılında italya milli takımı tarafından uygulanıp dünya şampiyonluğunu kazandırmış.

 

Selenzow beni bir odaya götürdü,orada asistanları tv ekranlarında Dynamo Kiev'in son oynadığı maçların bilgisayar analizini yapıyorlardı.Bu analizlerde ortaya çıkan neticeler ile oyuncuların maç içinde sahanın hangi bölümlerini daha çok kullandıklarını,topla ve topsuz oyundaki etkinliklerini, aralarındaki yardımlaşmalarının verileri ölçülüyordu.Prof.Selenzow'a göre Futbolda elde edilen bilimsel teorileri gerçekleştirmenin tek sorunu mevcut oyunculara dayalı olmasıydı.Elinizde olan konsept ve bu konsepti gerçekleştirecek oyuncular.Konsepti en iyi şekilde uygulayabilen oyuncuları tespit etmek için Selenzow bilimsel araştırmalarından ortaya çıkardığı özel bir program oluşturmuş.

Programı tanıtmak için diğer asistanının yanına gittik.Oyuncuların performansı,gücünü ölçmenin bir sürü yöntemi var.Kan tahlilleri,özel koşular ve değişik fiziksel testler bunlardan bazıları.Ama ben vücut temasından yana değilim o yüzden bilgsayar programları oluşturdum,oyuncular bilgsayarlardan daha çok hoşlanıyorlar.Doğrumu bu yöntemle 1988 avrupa şampiyonasına giden sovyetler kadrosunu belirlemişsiniz? Evet doğru,bu programla 40 kişi içinden en iyi 20 oyuncuyu seçtik.Basın ilk başta bizi yerden yere vurdu ama sonra takım finale gelince ağız değiştirdiler.(burada parantez açarak sürekli Fatih Terim hocamıza sallayanlara el sallıyorum)

 

İlk test için Selenzow'un asistanı bilgisayarı çalıştırdı,bu test oyuncuların sinirlerini ve ruh hallerini ölçmeye yönelik tasarlanmış.Ekranın yukarısından bir nokta aşağı doğru inmeye başladı,aynı anda ekranın solundan bir çizgi çıktı.Amaç noktanın çizgiyle birleştiği an düğmeye basmak.Testi bende yapmaya karar verdim,bakalım dynamo takımında oynamaya hazırmıyım.Neticlerim hayal kırıklığıydı.İlk veriler 0,34 ikinci veriler 0,42 çıktı.Selenzowun dediğine göre dynamo oyuncularının verileri 0,5-0,6 arasıymış.Formda oyuncular 0,6-0,8 gibi yüksek verilere ulaşıyormuş,selenzow form olarak söylediği oyuncunun pisikolojik hali oluyor.İkinci test de daha iyi olmayı göze koydum.Bu sefer dayanıklık ve hız ölçülecekti.İlk başta süre belirlenmeden bir kaç saniye içinde en hızlı şekilde tuşa basmalıydım böylece gerçek hızım tespit edildi.Sonra 40 saniye sürede önceki veriyi yaklayıp sabit veride kalmalıydım.Bunu yapmak çok zor isterseniz evde deneyin.bir seferinde çok yavaş diğerinde çok hızlıydım ama hedef ilk sürenin verisini sabit tutmaktı yani istikrarı yakalayıp devam ettirmek.

 

Sıra zeka testine geldi,ekran 9 parçaya bölünmüş,her bölümde bir kaç saniye yüzden aşağı sayılar gözüküyor sonra kayboluyordu.Hedef her çıkan sayıları aklımda tutarak doğru yere yazmaktı.Üç test yaptım neticelerim olumlu çıktı %97.Selenzow'un teorisine göre bu test oyuncuların sahada hem takım arkadaşlarının hemde rakip oyuncların pozisyonlarını kafalarında tutma ve ezber gücünü ölçüyordu.Test de olumlu neticelere ulaşmam UNİ'yi yeni bitirmemin avantajından dolayı sanırım.Fakat bu testin ortaya çıkardığı başka şey Ardiles,Hoddle,Wilkins ve Souness yada bazı American Football da quarterback'lerin diğer oyunculardan zeka kabiliyetleri daha üstün olduğunu gösteriyor.

 

Şimdiki test benim için çok basitdi,ekran beyazlaştı ve en hızlı şekilde düğmeye basmalıydım,reaksyonumu ölçüyordu.Verilerim yine olumlu çıktı ortalama 220 milisaniye.Selenzow başarımdan dolayı mutluydu ve bu neticenin sezon başında her dynamo oyuncusunun ortalama verisi olduğunu söyledi.Selenzowun ağzından bu sözleri duymak beni baya gurulandırdı.

 

Son yapacağımız test imkansız gözküyordu.Ekranda çıkan labirintin içinden geçen noktanın yollarını aklımda tutup,sonra noktanın gittiği yolların aynısını bir joystickle çizmeliydim.Ne kadar zor olduğunu tarif etmem mümkün değil.Hareket içinde değişik yollardan düzgün çizgiler çizmenin ortaya çıkardığı netice,profesyonel futbolcuların saha içinde hangi zorluklarla mücadele etiklerini ortaya koyuyordu.Bu neticeler ile Selenzow TD'lere oyuncuların zayıf noktalarını belirliyor hangi yönde daha çok çalışacaklarını öneriyordu.

 

Yapılan testler futbolcuların bazı özeliklerini öçülüyor ama Hız ve Koşu tekniklerini nasıl ölçüyorsunuz? Onlar için değişik testlerimiz var.Peki mesela Sawarow ve Belanow en iyi oyuncularınız,bunlar testlerde kötü neticeler elde ederlerse ne yapıyorsunuz? Selenzow'un cevapı ilginçti,“Sawarow ve Belanow form düşüklüklerinde bile diğer oyunculardan daha iyi neticelere ulaşıyorlar.“

 

Evet okuduğunuz gibi futbol ap ayrı bir bilim dalı ve bu bilim iyi uygulandığı taktirde ortaya önemli neticeler çıkıyor.Maradona üstün zekalı birisimi? EVET ! Saha içinde ortaya koyduğu performansı onun nasıl üstün zeka kabiliyetine sahip olduğunu ortaya koyuyor ama saha dışında davranışları zeka seviyesinin düşük olduğunu gösteriyor.Peki futbolcular iki farklı karekter ve kişiliğemi sahipler,“Dr. Jekyll ve Mr. Hyde“ gibi?

 

Futbol kafayla oynanır derdi hocalarımız,doğru söz.Wisdom is Power=Bilgi Güçtür,insan oğlu bu gücü kullanma kabiliyetinin ölçüsü hangi boyutlarda onu uzmanlara bırakıyorum.Futbolcuların saha içinde ortaya koydukları zeka kabilyetlerinden ortaya çıkan yeteneklerinin gücünü sosyal hayatlarına yansıtmaları diğer uzman alanına giren konu.

 

Bu vesileyle bir çok yazımda örnkeler verdiğim Simon Kuper'in eseri Football aginst the Enemy(Türkiyede,Futbol asla sadece Futbol değildir adı altında çıkmış) kitapını tanıtmak istiyorum.Mutlaka okuyanlar vardır,henüz okumayanlar,futbola damardan bağlı olanlar için olmazsa olmaz bir kitap.

 

 


 9 ay içinde 22 devlet dolaşmış,Ukrayna,Arjantin,Kamerun,İskoçya.Mafya liderlerinden tutun Afrikanın kabile reislerine,en sert hooliganlar ile konuşmuş.1990 yıllarında başlayan hikaye günümüze dayanan konuları ele alıyor.Football against the Enemy kitapı Simon Kuper'e Uluslararası Bestseller ünvanını getirdi.Times kitap için yaptığı tanımlama da şöyle yazmış „Futbolu seviyorsanız mutlaka okuyun.Futbolu sevmiyorsanız illaki okuyun“

 

Erdal Güngör

 

 

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: