Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Duran Toplar

1. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör


Son günlerde yine tartışma konusu oldu duran toplarda adam markajımı yapılsın yoksa alan markajımı.Bence ikiside uygulanmalı,ceza sahası içi sade defans oyuncuları tarafından savunulur diye bir kayide yok,savunma tüm takımla beraber yapılır.Antremanlarda çalışılan bir örneği,5 kişiden oluşan 2 takım 7 tane kale kurulur.Takımın biri 5 kaleyi korur diğer beşi 2 kaleyi korumakla görevlidir,amaç konsatrasyonu yükseltip bir yandan savunma yapmak diğer taraftan rakipi hata yapmasına zorlayıp boşluğundan yararlanmak.Büyük Futbol ustalarına soruyorum,şu durumda hangi takım daha avantajlı,5 kaleyi koruyanmı yoksa 2 kaleyi koruyanmı

Duran topların önemini ilk keşfedenler Almanlar olmuş.Sepp Herberger 1930 yılında diploma sınav yazısında konu olarak duran topların önemine dikkat çekmiş "Freisperren" adını verdiği bu taktikte oyuncuların bir kısmı rakipi adam markajına alarak kendi forvet oyuncularına boş alan yaratmasını sağlıyor.Benzerini American Football'da görebiliriz,quarterback ileriye koşan hücüm oyuncusuna rahat top atması için göbekte adam adam müthiş savunma savaşı yaşanır aynı anda hücamda olan oyuncunun topu kolayca alıp hedefe götürmesi içinde diğer savunma oyuncuları ona yol açma gayretiyle rakiple boğuşurlar.Futbolda bunu birebir uygulamak kurallar açısından imkansız ama yinede bazı uygulamaları görmek mümkün Sepp Herberger örneğinde olduğu gibi.Kornerler ve kenardan kullanılan serbest vuruşlarda yapılan savunma çok önemli,bir anlık dikkatsizlik gol tehlikesi yaratabilir.Bu hataları azaltmak için Herbergin örneğini sade hücumda değil savunma yaparkende uygulamak mümkün.Örnek olarak Anderlecht-Sivasspor maçını ele alalım,ilk golde 4 belçikalı oyuncu sivas ceza sahasındaydı 8 sivassporlu savunmada.Petkoviçin zamanlama hatası gole sepeb oldu.Eğer 8 sivassporlu 4 belçikalıyı adam markajına alarak ve sade onlarla ilgilenp diğer dördü topa konstantre olsaydı kalecinin hatasına rağmen gol yemeyeceklerdi.Bu pozisyonda American Football'da uygulan oyuna dikkat edelim,ne demiştik quarterback rahat top kullanması için göbekte adam adama verilen savaş.Defansda dört oyuncuyu adam markajına alanlar tamamen topla bağlnatılarını kesip sırf bu dört kişiyle ilgilenecek onlara rahat hareket alanı vermeyecekler,böylece diğer topla meşgul olan dörtlüye ve kaleciye rahat savunma alanı yaratacaklar.

Diğelim rakip 8-10 oyuncuyla kale önüne geldiğinde ne yapılmalı? Bu sefer Jose Mourinho'nun Porto'yu çalıştırdığı dönem başarıyla uyguladığı 3 oyuncuyu ileriye çıkartığı taktik devreye giriyor,benzerini Ersun Yanal Gençlerbirliğinde uygulatıyordu.Buna uzmanlar "Flucht nach vorne" diyorlar Türkçe ön kapıdan firar etme anlamına geliyor.Farz edelim 8-10 kişi duran topta kale önüne geldi,üç kişi ilerde boşa çıkınca hangi hoca buna müsade eder? Hocadan önce tribünlerde isyan kopar,inatla israr edildiğinde oyun rus ruletine döner.Başka bir yöntemi SC Freiburg Kulüpünün efsane Hocası Volker Finke uygulatırdı.Rakipin kullandığı kornerlerde savunmayı kale çizgisine yığar ne zaman top oyuna sokulduğu vakit ileri koşarak savunma yaptırtıdı.Hangi yöntem dahi iyi tartışılır önemli olan oyuncuların benimsemesi,ezberlemesi ve uygulaması.Duran toplarda yapılan savunma kadar pozisyondan doğacak fırsatları kendi lehine çevirmekte önem taşıyor.Oyuncu saha içinde sade bir değil bir çok şeye konstantre olmalı,bir sonra oluşacak pozisyonu o anda kafasında kurmalı,oyuna iyi konstantre olmak ortaya doğru reaksyonu çıkarır.

Günümüzde duran topların önemi bir hayli arttı oyunun parçası haline geldi.Atılan gollerin üçte biri duran toplardan oluyor.Biz futbol severlere uzaktan baktığımızda bu tür gollere tesadüf veya şans eseri diyoruz,gerçek öyle değil.Nasıl bir dans gösterisi öncesi koreografi provaları yapılıyorsa aynısı duran toplarda çalışılıyor.Örneğin korner kullanmanın çok variyasyonları var,1924 yılında FİFA'nın yürülüğe koyduğu yeni kuralda kornerleri direk kaleye kullanmayı müsade etmşti.İlerki zamanda bu kuralı avantaja çeviren oyuncular oldu örneğin Rivelino,Mustafa Denizli,Maradona ve Mario Basler gibi.Ön direk,arka direk,kale içine,kaleden uzak,kısa etc..Heynckes bu konuda doğru bir şey söylemiş "Atılan her korner kaleciyi çıkıp çıkmama arasında bırakıp terdütte sokmalı".Günümüzde her takımın duran top uzmanları var,bir zamanlar Bayern Münihte oynayan Deisler,onun korner atışlarını uzmanlar Ziconun serbest vuruşlarına benzetirlerdi.


Kornerlerde yapılan savunmalarda dikkate alınan diğer nokta "kale direkleri".Ön ve arka direklere adam koymak yada koymamak tartışmasının iki boyutunu değerlendirmek lazım.İlki yukarıda da verdiğim Mourinho örneğinin içinde.Mourinho kornerlerde direkleri boş bıraktırır "Antizipation'a" önem verirdi yani oyuncularından ön tahmin yapmalarını isterdi.Şimdi bu durum işi şansa bırkmak gibi gözüksede aslında öyle değil,samimi söyleyim bunların hepsi çalışılıyor.Şöyle örnek vereyim,takım savunmasında malum forvet ve orta saha oyuncuları kale içinde bulunuyorlar.Savunma yapan forvet yada orta saha oyuncu kendisi aynı pozisyonda neler yapardı,nereye koşardı tezinden yola çıkarak bir ön tahminde bulunmaları ve rakipi engellemelerini istiyor hocaları.Bu teoriye karşı Hoffenheim Teknik Direktörü Ralf Rangnick başka bir tezle karşımıza çıkıyor.Rangnick kornerlerde direkleri tutup rakipin defansta boş bırkmayı avantaj olarak görüyor.Bunun neresinde avantaj var diye soracak olursanız,Rangnick bahsi geçen boş oyuncuların duran toplarda pozisyonun getirdiği rahatlıktan dolayı zihinsel bir boşluğun içine düştüğünü vurguluyor,sizin anlıyacağınız o an bu oyuncular maçı seyrediyor ve aynı zamanda dinleniyorlar tabi bu süre içinde beyinleride dinlenme moduna giriyor.Bu esnada duran topu iyi savunup kendi lehine kontra atağa çeviren takım boşta kalan bu oyuncuların zaaflarından faydalanabiliyor.

Bu teoride doğru,çünkü oyuncu kendini toparlayana kadar geçen zaman içerisinde hata yapmaması mümkün değil en basiti telaşa kapılıyorlar.Şu tarif etmeye çalıştıklarımın hepsi saniyeler içinde olup biten olay ama saniyelerin ne kadar uzun olduğunu Euro2008'de Hırvatlara karşı yaptığımız çeyrek final maçında ortaya çıktı,119.dakikada hırvatlar öne geçti işte o an maç onlar için bitmişti çünkü süre çok az kalmıştı,bizim gol atacağımıza inanmıyordular,işte futbolcunun boşluğa düştü an budur.Semih bu boşluğu iyi değerlendirdi beraberlik golünü attı ve hırvatlar o vakit maçı kaybettiler,sonra penaltı atışlarında gördüğümüz gibi bir dahada kendilerini toparlayamadılar.

Futbol acayip oyun,ne kadar Futbol Severler kolay desede,oyuncu için bir o kadar zor gözüküyor.Sahada canlı yaşananları kağıt üzerinde çarpım tablosuna benzer taktikler çizerek anlatmak yada sanal ortamda gerçeği gibi yansıtılması mümkün değil.Zaten şimdiye kadar ne bunu yapacak yapay zeka oluşturuldu,nede böyle bir yapay zekayı hesaplayacak süper bilgisayarlar icaad edildi.Şayet bir gün gerçekleşirse,işte o zaman John Connor'i çağırma vakti gelmiştir......

Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: