Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Eskiden....

6. Juli 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

.......Kimse etrafta dolaşıp "ben tribüncüyüm" diyerek hava basamazdı,çekinirdi,"hadi leeen" derlerdi büyüklerimiz.Sinema,Tiyatro Sanatçılarına,Müzisyenlere hatta UNİ Talebelerine ters bakan Ülkede yaşıyorduk birde kalkıp tribüncüyüz diyecektik? abooo.Hele mevzuya karışıp filancalarla kavgaya girilmiş?...peeh,imkansız.Ancak tenha yerlerde kendi akranlarımızla konuşulurdu aman kimse duymasın,foyamız ortaya çıkmasın.

Yaptıklarımızdan utandığımız için değil,öyleydi işte tribünde yaşanan,tribünde kalırdı.Şimdi farklı,artık tribünlerde endüstiriden nasipini alıyor.Fırsatı iyi değerlendiren film endüstrisi,"Football Factorys,Green Street Hooligans,Cass".Herkesin anlatacak bir hikayesi var,peki kime ne?

Eskiden maçlara bilerek gidilirdi yani herkes Stadyuma gittiğinde neler ile karşılacağını çok iyi biliyordu.Arma kadar oyunda çok sevilirdi,tutkuydu her pazar gününü iple çekmek,gidilecek deplasmanın mesafesi önem taşımıyordu,önemli olan gitmek için para varmıydı.Tribünler tek renk,tek yumruktu.Kimse filanca grup içindeyim diye kendi başkasından farklı görmüyordu.Çok bağırmak isteyenler göbekte yerlerini alır diğerleri kenarları doldururdu zaten takımın kötü gittiği an farkına varırdık,sanki tribünde bizde oyunu oynuyorduk.İster istemez bir anda gelişiyordu,gök gürlercesine gırtlaklarımızı patlatıyorduk.Televizyondakiler sesimizi duyacakmış kimsenin aklının ucundan geçmiyordu zaten Televizyon diye bir şey yoktu o yıllarda,merchandising gibi ama bol köfte ekmek ve sucuklu tost vardı,marka "Nallı Fadime".

Şimdi iki deplasman yapan kendini Kral sanıyor"bağırıııın uleeenn",herkesin elinde kamera,Youtube jönleri.Üzerinde reklamlı formasıyla "Kahrolsun endüstriyel futbol" sloganını duvarlara kazıyan "fanlar".Sanmayın Sivil gezenler,tribünler sivil toplum örgütü olduğu için öyle geziyor,onlarında geçerli bahaneleri var ama pek önemli değil.

Önemli olan Tribün Kültürünün devam etmesi,gerçekten hepimiz buna inanıyorsak,canı gönülden istiyorsak  bir şeyler yapılmalı,mesela şu iğrenç "dijtal baskı" pankartlardan vaz geçip,elle boyanmış pankartlar yazılmalı.O boyanın kokusu ciğerlere işlemeli,boyalar günlerce tırnaklarından çıkmamalı ancak o zaman Tribünün kıymeti anlaşılır.1990'lı yılların sonunda Türkiye yeni bir alt Kültürle tanıştı "ULTRAS".Gerçi yeni değildi çok eskiydi ama güzeldi.İlk başta buna sahip çıkıldı,ismi kulağa hoş geliyordu "ULTRAS".Sonra nedeni bilinmiyor,birden vaz geçildi.Oysa Türk Taraftarlar ULTRAS'la tanışmadan önce bu hareketin içinde ne varsa uyguluyordu,hala kismen öyle ama ne hikmetse son yıllarda mesafeli yaklaşılıyor,belki ejnebi olduğu için?

Oysa ULTRAS hareketi Tribün Kültürünü sofistik hale getirmiş,insanların özgürce yaratıcılığını ortaya çıkaran,takımlarına en güzel desteği vermek için rekabet oluşturan mükemmel bir hareket.Buna sahip çıkılmalı,tribünlerde yeniliklere açık olunmalı,kimseye engel getirilmemeli.ULTRAS sade 90 dakika Tribünde takıma destek vermek değildir,ULTRAS bir felsefe,mentalite,yaşam tarzıdır.ULTRAS Tribünlere Sosyal Kimlik getirmiştir,insanların her türlü becerilerini sergilemesine fırsat tanımıştır.Kültürel değerlere sahip çıkmak kadar gönül verilen kulüpün tarihinede sahip çıkma duygusu,o kültürle özdeşmeyi sağlayan ULTRAS hareketiyle ortaya çıkmıştır.En önemlisi Tribünlerin BAĞIMSIZLIĞININ SİMGESİDİR ULTRAS !!!

Evet Bağımsızlık,Tribün Kültürünün vaz geçilmez maddesi.Eğer menfaatler için birilerinin buyruğuna giriliyorsa o tribünden hayır gelmez,bitmiştir.Çünkü biz TÜRKLER beşbin yıl Özgür ve Bağımsız toplumuz,tribünlerimizde hep böyle olmalı !!!


ULTRAS ARE SUPPORTERS !

NO FANS !!!


Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: