Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Cazibeli Ürün Futbol

16. Juni 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Joseph S.Blatter'in dediği gibi,futbol pazarlanmak için en cazibeli ürün.Katılmasamda son yaşananlara göz attığımda doğru söylüyor.Futbolun her şeyi para yapıyor,posasını çıkarana kadar topu tüfeği neyi varsa pazara sürüyorlar,alıcısı çok nede olsa İnsanlar Yıldız istiyor.Yıldızları pazarlamak kadar kolayı yok,yeterki biraz parıldasınlar gerisi kendiliğinden geliyor.C.Ronaldonun transfer polemiklerinden tutun Hakan Şükürün lüzumsuz açıklamalarına kadar hepsi para yapıyor.

Evet belki anlamışınızdır esas konu Hakan Şükür.Neden Hakan Şükür? çünkü o hala biz Galatasaray Taraftarlarının 10'dan sonra gelen 9'zu ve Kral Hakan Şükürü bu büyük çoğunluk için hep böyle kalacak,benim içinde.Hakan Şükür mükemmel insan,dört,dörtlük Aile Babası,Yardım sever,Temiz Kalpli ama bir huyu var ondan bir türlü vaz geçemedi.Hakan çok duygusal ama bu duygusallığını dışa vurarak çevreyle paylaşmaktan hoşlanıyor bunu yaparken aşırı derecede abartıyor.Olabilir gayet normal karşılıyorum,Hakan Galatasaraya gelmeden önce yakın çevresi tarafından da bu tutumu normal karşılanıyordu elbette ama ne zaman Galatasaraya geldi Hakan firene basmalıydı.Yapamadı,saf ve temiz kalpli Hakan karşındakileride aynı kendisi gibi görüyordu.Geldiği günden beri büyük çıkış gösteren Hakan Şükür sade Galatasarayın değil Milli takımında vaz geçilmez oyuncusu oldu.Şöhret basamaklarını birer birer tırmanan Kral bir anda o zamanın yeni yapılanma içinde olan Özel Televizyonların ilgi odağına girdi.Hakanın popularitesinden faydalanmak isteyen televole tayfası için tam biçilmiş kaftandı.Hakanı sade sahalarda değil artık tv'lerde de görmeye başladık,anlattığı fıkraları zevkle dinleyip gülüyorduk.Sonra Torino Transferi ve Özel Hayatıyla gündeme oturdu,öyle bir hal aldı Ki Hakan'la yatıp,Hakan'la kalkıyorduk.İtalya'ya gittiğinden sonra da bir süre bu durum devam etti.Ne yazıkki oraya uyum sağlayamayan Hakanın performansı düşmesiyle beraber artık tv'lerinde ilgi odağından düştü.Tekrar Türkiyeye geldiğinde yuvası olan Galatasaray ona kucak açtı.Fatih Terim döneminde Hakan ikinci baharını yaşadı,kırmadık rekor burakmadı UEFA Kupasını kazandı,milli takımla dünya üçüncüsü oldu.Yeniden italyaya dönen Hakanın bu sefer adresi İnter'di.Ülkemizin dünya çapında yetiştirdiği en büyük sporcusudur Hakan Şükür.Almanyanın Beckenbauer'i varsa Türkiyenin Hakan Şükürü var hatta iki sene önce UEFA onun ufak autobiyografisini yapıp ana sayfasından yayınlandı.Hatırlıyorum rahmetli Alplaslan'la beraber Metin Oktay için benzer bir şey hazırlayıp UEFA'ya yolladığımızda bize tenezzül edip cevap bile vermemişlerdi,sizin anlıyacağınız Hakan Şükür sade Türkiyede değil Dünya çapında bir efsane ve hep böyle kalacak taki birisi çıkıp aynı başarıyı gösterene kadar.

Hakan ikinci italya ve kısa dönem ingiltere macerasından sonra üçüncü kez yuvası Galatasaraya döndü.Galatasaray için pek başarılı geçmeyen Canaydın döneminden hiç kuşkusuz oda nasipini aldı ama yinede 14 mayıs 2006 ve 2008 Şampiyonluklarında en büyük paya sahip oyuncudur.Ortaya koyduğu istikrarlı performansının yanı sıra,kulübün maddi sıkıntılar geçirdiği 2006 yılında büyük fedakarlık göstererek sporcuların kendi cebinden maaşlarınıda ödemişdir.Adnan Polatın Başkan seçilmesiyle Galatasaray yep yeni yapılanma süresine girdi,gelecek 10-20 yılın Galatasarayı inşaa etme projesi için düğmeye basıldı.Göreve getirilen TD Hakan Şükürün kariyerinde önemli rol alan eski hocası K.H.Feldkamp'dı ama ne Felkamp eski Felkamp'dı nede Hakan eski Hakan Şükür.Bir gece kampa kızını getiren Hakan,eski Hocasının gazabanına uğradı.O güne kadar tesisler içinde serbest dolaşan Hakana sınırları çizilmişti,üstelik elin Alman dedesi bunu yapıyordu.Kim olursan ol,futbol takımının içinde hiraşi yapı vardır ve o hiraşinin başını Hoca çeker dünyanın her yerinde böyledir,o ne derse harfiyen yerine getirmek zorundasın,hem  takım kaptanısın,efsanesin aynı anda genç oyuncuların örnek aldığı kişisin eğer sen yan çizersen onlara kötü örnek olursun.Hakan mutlaka bunların bilincinde,çok akıllı insan ama yukarıda da yazdığım gibi en büyük handikapı saf ve temiz kalpliliği.Ve onun bu durumundan faydalanmak için aportta bekleyen çakallar hemen devreye girdiler.Hakan kanal,kanal dolaşıp hakkını aramaya başladı,şahsen onu haklı bulanlardanım ama deminde yazmıştım,yatptığı futbol takımlarının içinde olan hiraşik yapıya ters ve ne kadar haklı olsada Hakan yanlış yaptı.İşte o zaman Hakan ile Galatasarayın ipleri koptu,bir sene daha oynamak istiyordu kibarca geri çevrildi,Fatih Terim'de avrupa şampiyonasına gidecek kadroya çağırmayınca Hakanın yaklaşık 20 yıllık profesyonel futbol kariyeri sona erdi,TRT'de yorumculuğa başladı.


Galatasaraydan ayrıldıktan sonra Hakan sade TRT'de yaptığı maç yorumları dışında çıkp hiç bir yerde kulüpten ayrılışından dolayı konuşmamıştı,peki ne oldu da bir sene sonra çıkıp konuşma isteği doğdu? Buna sonra geleceğim.Önce vefa konusuna değinmek istiyorum.

Evet doğru Galatasaray uzun yıllar emek vermiş sprocularına pek vefalı davranmıyor,inşallah ileride düzelir,ama Türkiyede hangi Futbol Kulübü vefalı davrandı şimdiye kadar? Ne hikmetse vefa denince medyanın aklına hep Galatasaray geliyor.Maalesef türk futbolunun çarpık düzeni emektar oyuncularından futbolu bıraktıktan sonra faydalanmaya müsait değil,ancak Teknik Direktör olmakla yetiniyorlar.Bu meslekte de beceri kadar şans lazım,her ikisi yaver giderse ortaya Mustafa Denizli ve Fatih Terim gibi Uluslararası kapasitide Teknik adamlar çıkıyor,aksi takdirde kayıplara karışıyorlar.Hep sorarım kendime,neden bizde birer Hoeness,Alofs,Völler ya da şimdi Milan'da Leonardo gibi eski oyunculara Sportif direktörlük görevleri verilmez diye? cevapı basit,Türkiye de Başkanlık Sistemi var,Başkanlar tüpten,inşaatdan,seramiklerden çok iyi anlayabilirler ama futbol için aynısını söylmek zor.Türkiyede çok geç kalınmış modeli Fenerbahçe bu sene Aykut Kocaman ile tekrar hayata geçirdi.Tekrar diyorum çünkü geçmişte benzer örnekleri var,Derwall-Denizli yada Cüneyt Tanmanın Lucescu döneminde yapmışlardı yalnız avrupada uygulanan sistem gibi değildi.Ben Aykut Kocamanın başarılı olmasını bekliyorum ama endişeliyim,şimdilik kesin konuşmak erken zaman gösterecek,inşallah oturur diğer kulüpler için güzel örnek olur ve Türk Futbolu bundan faydalanır çünkü şu lanet olası endüstriyel futbol düzeninde kulüplerin sağlıklı adımlar atması için başka yöntem yok.

Gelelim Hakan Şükür ve pazar akşamı televizyonda yaptığı açıklamalara.Programdan haberim vardı ama bilerek bakmadım ve evde kimseyede müsade etmedim.Ben çocuklarımın Hakan Şükürü eski haliyle tanımamalarını istiyorum,onlar hep Hakanı,Kral Hakan Şükür olarak bilsinler.Ne gibi konulara değinileceğini bildiğim için umursamadım,ama yinede çeşitli forumlardan takip ettim.Hakan beni yanıltmadı,hep aynı teranelerden bahsetmiş.Televole servüvenli yıllarından eski kankası ulueren fırsatı değerlendirip şu an futbolun ölü sezonunda reytinglerini Hakan ile artırmışdır.Blatterin söylediğinden yola çıkarsak Hakan Şükür'e endüstriyel futbol açısından bir ürün olarak bakmalıyız.Yanlış anlaşılmasın,kimseyi rencide etmiyorum gerçeği bu,başka değil."Futbol" ismini kullanarak her şeyi pazarlamak dünya ticaretinin en önemli gelir kaynağı haline geldi boşa demiyoruz "Cazibeli Ürün Futbol" diye.Hakan yaptığı söyleşide genelde Galatasaray için olumlu konuşsada bence çok lüzsumsuz bir röportaj.Eğer zamanında dişini sıkıp Feldkamp'a dayı deseydi,sonra bir yıl daha oynamada israr etmeseydi belki geçen sene Sportif Direktörlüğe getirilirdi diye düşünüyorum ama Hakan başka yolu seçti ve Galatasaray'da noktayı koydu.

Diğer yandan Hakanın şu zamanda orataya çıkıp konuşması tesadüf değil,medyanın Galatasaray'a karşı ufak intikamıdır.2007 yılından sonra mesafe koyan Galatasaray Kulübü eskisi gibi medyada ucuz malzeme haline getirilmesine açıkca karşı koyuyor ve bunu yapmaklada çok haklı.Transferlerde ser verip sır vermeyen usta yöneticiler her defasında medyanın ortaya attığı fantezi isimleri yanıltarak ters köşe yapıyor,Rijkaard Transferinde olduğu gibi.Başarısız geçen sezon sonrası yeni yapılanmanın ikinci basamağında kimsenin aklının ucundan geçirmediği,avrupanın en kariyerli Teknik ekipini göreve getiren Galatasaray,camiasını yeni heyecan içine saldı.Hem Beşiktaşın Şampiyonluğunu hem de Fenerbahçenin topuz transferini gölgede bırakan bu hamle Hakan Şükürü Televizyona çıkarıp konuşturulmasıyla baltalanmak istendi.Burada amaç Galatasaray camiasını karıştırp ortamı germek ama her şeye rağmen bir kaç genç kardeşimizi boş yere telaşlandırmaktan öteye gitmedi ve sinsi planları tutmadı.

Bu olayda kaybeden tek kişi var o da Hakan Şükür.Ne olursa olsun böyle bir zamanda çıkıp konuşmayacaktı.Hakan medyanın tutumunu önceden sezmeliydi,20 yıldır bu camianın içinde defalarca kendisi benzer sinsi planların kurbanı oldu,onu Galatasaraya karşı kullanıldıklarını bilmeliydi !!!

Şimdi diyeceksiniz Hakan Şükür profesyonel gündemde kalmak istiyor.Eğer endüstriyel futbol,profesyonelik buysa,bende diyorum Ki "endüstriyel futbol ve profesyonelliğe karşı METİN OKTAY".


Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: