Sihirli değnek
Türkiyede Teknik Direktör olmak gerçekten çok zor,sade yerli değil yabancılar içinde zor,iki örnek verebilirim,biri Samet Aybaba diğeri Aragones.Genelde baktığımızda dünyanın neresinde olursa olsun Teknik Direktörlük mesleği ateşten gömlek giymek gibi,kimi mutlu edeceğinizi şaşırıyorsunuz,takım içinde uyumu sağlamaktan tutun çalştığınız müesseye ve onun taraftarlarına olan sorumliyetiniz ayrı bir yük.Türkiyede büyük camialarda görev alan hocalar her ihtimale karşı yan ceplerinde bir sihirli değnek bulundurmaları şart orta sınıf takımlarda çalışan TD'ler içinde aynısı geçerli,yukarıda Samet Aybaba örneğini verdim,son maçında takımının sergilediği kötü Futbola dayanamayan Aybaba sağlık sorunları yaşayarak neredeyse ölümün eşiğine geldi Alllah göstermesin.Bu İnsanlardan Kısa süre içinde yoktan var etmeleri isteniliyor hatta emir veriyor bazı başkanlar.Son örneği tekrar Fenerbahçeye Başkan seçilen Aziz Yıldırım,3 yıllık şampiyonluk sözü verdi,bu işin garantisi varmı? Elbette yok ve mantık tamamen yanlış,polemiğe açık her sene olduğu gibi milyonlarca avrolar,dollarlar harcanarak oyuncular alınacak sonra başlarına avrupada ün yapmış bir TD getirlirek buyur yap denilecek,başarılı olunmadığında faturaTeknik Direktöre kesilecek veya Futbol Federasyonu ile MHK hedef gösterilecek,her sene gördüğümüz klasik HÜSRAN TABLOSU !
Hataların en büyüğünü Başkanlar yapıyor,göreve geldikleri ilk gün gereksiz yere Taraftarlarını yanlış yönlendiriyorlar.Üç senelik şampiyonluk sözü veren,ikinciliği başarısızlık olarak gösterenler Futbola karşı çok büyük saygısızlık yapıyorlar,bazıları için bu açıklalamlar ile Başkanlar büyük düşünüyor olabilir ama bana göre tamamen Sportmelik dışı konuşmalar.Bu tür yanlış yönlendirmeler Türkiyede tuhaf bir kitle ortaya çıkardı,ben bu kitleye "SKOR SEMPATİZANLARI" diyorum.Öyle bir kitle Ki,türkiyede oynanan maçları tamamen tabelaya göre değenlenndiriyor sahada oynanan futbol kalitesi pek önem taşımıyor onlar için ama ne zaman Avrupadan bir maç seyretiğinde vay be adamlar ne güzel oynuyorlar diyerek ağzıları sulanıyor.Biz Avrupada olan Futbol kalitesini yaklamamız için şimdiki düzeni ele alıp yeniden oluşturmalıyız,şunu çok iyi bilmeliyiz başarıya giden yol her şeyden önce sahada sergilenen oyunun güzeliğiden geçer.Alt yapıdan gelen yeteneklere bu yönde eğitim verilmeli sade bununla kalmayıp Profesyonel takım oyuncularını kişisel Teknik Antremanlar yaptırılmalı kısacası eğitim devam etirilmeli,futbolculara güncel bilgiler sunarak yeteneklerini geliştirmelerinde yardımcı olunmalı.
Üst düzey takım kurmak kolay her şey paraya bakıyor ama o takımdan üst seviyede verim almak en az 3 sene süre alır bu süre bile yetmeyebilir.Barçayı örnek alalım,muhteşem cruyff döneminden sonra uzun süre düşüş yaşadılar ,tekrar yeni yapılanmaya girdikleri yıllarda ilk başta alt yapıdaki eğitimi ele aldılar ve bir oyun tarzı ortaya çıkardılar,kısacası ekol yarattılar.Şimdi sergiledikleri oyun tarzı tamamen Barcelona alt yapısının planlı eğitiminden ortaya çıkmıştır.Alt yapıdan gelen yeteneklere büyük destek vererek A takıma monte ettiler.Takıma gelen gençlere verilen futbol eğitiminin konzeptini A takıma oturtdular,dışardan gelen yerli ve yabancı oyuncuları bu konzepte uyum göstermelerini sağladılar ortaya çıka neticeyi hepimiz memnuniyetle seyrediyoruz,benzer model Arsenalda uygulanıyor,peki bizde aynısını yapamazmıyız? Tabiki yaparız,hatta Galatasaray bu konzepti yıllardır uyguluyor veriminide 9 sene önce aldı ama ne hikmetse son yıllarda ezeli rekabetin getirdiği aşırı dercede başarılı olma hırsı bizi doğru yoldan saptırdı,eğer uzun seneler başarılı almak istiyorsak tekrar kendi modelimize dönmeliyiz aksi taktirde her sene milyonlarca dollar avro harcayip büyük felaketin eşiğine geliriz.
Galatasarayımız gelecek sezon için yeni Teknik Direktör arayışına girdi,bir kaç isim ortada dolaşıyor şahsen gönlümde yatan Fatih Terim ama bu isim kim olursa olsun Houllier'de olabilir veya başkası.Getirilecek Hocalar ile Yönetimin alacağı risk şimdi hala Görev başında bulunan Büyük Kaptanın devam etmesinin arasında hiç bir farkı olmayacak hatta Bülent Hocamız bence biraz daha avantajlı,4 aydır takımın başında.Gelecek Teknik Direktörlerin elinde sihirli değneyi olmayacağına göre uzun vadede istikrarı oluşturmak isteniliyorsa bunların hepsi göz önünde bulundurulmalı...
Erdal Güngör
Hataların en büyüğünü Başkanlar yapıyor,göreve geldikleri ilk gün gereksiz yere Taraftarlarını yanlış yönlendiriyorlar.Üç senelik şampiyonluk sözü veren,ikinciliği başarısızlık olarak gösterenler Futbola karşı çok büyük saygısızlık yapıyorlar,bazıları için bu açıklalamlar ile Başkanlar büyük düşünüyor olabilir ama bana göre tamamen Sportmelik dışı konuşmalar.Bu tür yanlış yönlendirmeler Türkiyede tuhaf bir kitle ortaya çıkardı,ben bu kitleye "SKOR SEMPATİZANLARI" diyorum.Öyle bir kitle Ki,türkiyede oynanan maçları tamamen tabelaya göre değenlenndiriyor sahada oynanan futbol kalitesi pek önem taşımıyor onlar için ama ne zaman Avrupadan bir maç seyretiğinde vay be adamlar ne güzel oynuyorlar diyerek ağzıları sulanıyor.Biz Avrupada olan Futbol kalitesini yaklamamız için şimdiki düzeni ele alıp yeniden oluşturmalıyız,şunu çok iyi bilmeliyiz başarıya giden yol her şeyden önce sahada sergilenen oyunun güzeliğiden geçer.Alt yapıdan gelen yeteneklere bu yönde eğitim verilmeli sade bununla kalmayıp Profesyonel takım oyuncularını kişisel Teknik Antremanlar yaptırılmalı kısacası eğitim devam etirilmeli,futbolculara güncel bilgiler sunarak yeteneklerini geliştirmelerinde yardımcı olunmalı.
Üst düzey takım kurmak kolay her şey paraya bakıyor ama o takımdan üst seviyede verim almak en az 3 sene süre alır bu süre bile yetmeyebilir.Barçayı örnek alalım,muhteşem cruyff döneminden sonra uzun süre düşüş yaşadılar ,tekrar yeni yapılanmaya girdikleri yıllarda ilk başta alt yapıdaki eğitimi ele aldılar ve bir oyun tarzı ortaya çıkardılar,kısacası ekol yarattılar.Şimdi sergiledikleri oyun tarzı tamamen Barcelona alt yapısının planlı eğitiminden ortaya çıkmıştır.Alt yapıdan gelen yeteneklere büyük destek vererek A takıma monte ettiler.Takıma gelen gençlere verilen futbol eğitiminin konzeptini A takıma oturtdular,dışardan gelen yerli ve yabancı oyuncuları bu konzepte uyum göstermelerini sağladılar ortaya çıka neticeyi hepimiz memnuniyetle seyrediyoruz,benzer model Arsenalda uygulanıyor,peki bizde aynısını yapamazmıyız? Tabiki yaparız,hatta Galatasaray bu konzepti yıllardır uyguluyor veriminide 9 sene önce aldı ama ne hikmetse son yıllarda ezeli rekabetin getirdiği aşırı dercede başarılı olma hırsı bizi doğru yoldan saptırdı,eğer uzun seneler başarılı almak istiyorsak tekrar kendi modelimize dönmeliyiz aksi taktirde her sene milyonlarca dollar avro harcayip büyük felaketin eşiğine geliriz.
Galatasarayımız gelecek sezon için yeni Teknik Direktör arayışına girdi,bir kaç isim ortada dolaşıyor şahsen gönlümde yatan Fatih Terim ama bu isim kim olursa olsun Houllier'de olabilir veya başkası.Getirilecek Hocalar ile Yönetimin alacağı risk şimdi hala Görev başında bulunan Büyük Kaptanın devam etmesinin arasında hiç bir farkı olmayacak hatta Bülent Hocamız bence biraz daha avantajlı,4 aydır takımın başında.Gelecek Teknik Direktörlerin elinde sihirli değneyi olmayacağına göre uzun vadede istikrarı oluşturmak isteniliyorsa bunların hepsi göz önünde bulundurulmalı...
Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: