Bir şeyler eksik !
Geçtiğimiz hafta sonu Canlı yayınlanan 20 Maçtan 6 tanesini seçtim ve seyretim.
Bir tanesi Almanya Bundesliga,bir tane İtalya Serie A ve diğer dördü Turkcell Süperlig.
Şimdi kalkıp Avrupa ligiyle bizim ligi kıyaslaması yapıp,bir tarafı yücelterek diğer tarafı aşalamak gibi niyetim yok.Ülkemiz artık Avrupa ile hemen hemen başa baş gidiyor,hatta yakın zamanda bazı eksikler giderildimi onlardan bir farkımız kalmayacak.
Ama yinede bir şeyler eksik !
Cuma akşamı Bundesliga açılış maçını yılın süpriz takımı Hoffenheim ile eski Darmstadt'lı Labadia'nın ekibi Leverkusen arasında oynandı.Hoffenheim yeni arenasında ikinci maçına çıktı ve mağlup oldu.Bir futbol sever gözüyle baktığımda muhteşem maçtı diyebilirim.Her iki takımın oynadıkları pozitif futbol, şu an tabelade bulundukları yerlerinin tesadüf olmadığını ortaya koyuyordu.Maçta hakem hatalarıda vardı,leverkusenin attığı ikinci golde kaleciye açık foul yapıldı,birde penlatıları verilmedi,fakat kimse ortalığı yaygaraya vermedi.Hoffenheim ilk yarı bir gol bulup umutlarını ikinci yarıya taşıdı ama maçın başlamasıyla yedikleri üçüncü gol bellerini büktü ardından gelen dördüncü gol maçın skorun belirledi.Hoffenheim skordan hiç etkilenmemiş olacak,sanki maçı çeviririm gibisine oyun sergiliyordu.Hiç oyundan düşmediler son dakikaya kadar futbol oynadılar ve oraya gelen taraftarlarına bir mesaj veriyorlardı "biz yenildik ama ezilmedik".Taraftarlarıda bunu onore ettiler,takımları bekledikleri neticeyi almasada ileriye umut saçıyordu,dakikalarca alkışlayarak oyuncularını teselli ettiler.Haftanın son maçı İtalya derbisi İnter - Ac Milan,bu müsabakada üst seviyede oynandı.Adrianonun elinle attığı gole tek itiraz eden milanın kalecisi Abiati.Stankovicin inter adına attığı ikinci golde görülmeye değerdi.İkinci yarı inter skoru korur kuşkusuna kapılanlar yanıldılar.italyada alışa gelmedik açık oyun vardı ortada,Beckham dışında kimse oyundan düşmedi,keşke inzaghi daha erken oyuna alınsaydı.İnzaghi demişken,ilerlemiş yaşına rağmen onu sahada seyretmek ayrı bir zevk.Öyle üst seviye tekniği olan birisi değil ama kendine ayit olan tarzı maça ap ayrı renk katıyor,hele ofsayttan attığı golden sonra yan hakeme koşuşu,inzaghi işte.Kimse kalkıp "hoop sana ne oluyor,yan hakeme nasıl itiraz edersin,al sana kırmızı kart" demiyor,herkes inzaghiyi biliyor onu tanıyor buda hakemler ve oyuncular arasında olan sportmence yaklaşımdan geliyor,oyuna hakim olmanın yolları illaki birilerini asıp kesmekten geçmiyor,ama gelde anlat.
Şimdi bu iki maçın arasında Turkcell Süperligimizden dört maç var.Antalyaspor-Galatasaray 1:0,Fenerbahçe-Hacettepe 7:0,Bursaspor-Sivasspor 1:1,Beşiktaş-Trabzonspor 1:1.Toplam 12 gol atılan dört maçta bir futbol severi tatmin edecek oyun yoktu ortada.Antalya kendi sahasında Galatasaraya aldığı ilk galibiyeti ne kadar hak ettiysede maça damgasını vuran hakemin anlamsız kararları oldu.Fenerbahçe attığı 7 gollük maçta antremanda bu kadar kolay oyun sergileyemezdi.Beni meraka salan ,Galatasaray maçında lincolne top sektirdiği için saldıran Erdoğan Arıca 58.dakikada yedinci golü atan Alexi kafalarmı diye bekledim ama öyle olmadı.Maçtan sonra yayıncı kuruluşun mikrofonlarına gülümsüyordu,galiba çok hoşuna gitmiş ! Bursaspor-Sivasspor dostluk maçı havasında geçti belki radyodan dinleseydik daha heyecanlı olurdu.Günün son müsabakası derbi sifatını taşıyan Beşiktaş-Trabzonspor maçı diğerlerine nazaran üst seviyede sayılsada vasatın üzerine çıkamadı ama bol reklam seyrettik.
Evet karşılaştırdığımızda eksikler olduğunu görüyoruz.Şimdi bunlar ne olabilir diye soruyorsunuz,onu bende soruyorum kendime.Para deseniz var,her türlü teknik imkanlar mevcut,tesislerde var,statlar kötü bunu kimse inkar edemez ama yinede önemli eksik sayılamaz,çünkü şartlar sade tek takım için geçerli değil.
Peki nedir?
Taktik,Fizik,Kondisyon,Motivasyon,hakemler,medya. bunların hepsi bir kenara,esas eksik olan Oyuncularımızda görmek istediğimiz arzu,çoşku,hırs,istek,oyuna olan sevgi ve meslek aşkı.Malesef bu unsurları avrupalı oyuncularla karılaştırdıkmı türk oyuncularında göremiyoruz.Küçük takımlarda oynayanlar kaderlerine razı hedefleri küçük,nasıl olsa maaşlarıda işliyor.Büyük takımlarda,biz bu maçı öyle böyle alırız havasında görüntü veriyorlar.Onları seyreden milyonlarca gençlerin hayalini süsleyen oyuncularımız,allah tarafından verilen nadir yeteneklerini sahada sergilemekten neden çekiniyorlar anlamıyorum.Sanki sabah erkenden şantiyeye gelen inşaat işçileri gibi "şu mesayi bitsede eve gitsek" görüntüsü veriyorlar.Ki şantiye işçileri mesleklerine daha sadık ve sevgiyle sarılıyor.Malesef bizim profesyonel futbolcularımızda,her şeyden önce mesleklerine olan tutkuyu,sevgiyi uzun zamandır göremiyoruz,ilerki haftalarda inşallah !!!
Erdal Güngör
Bir tanesi Almanya Bundesliga,bir tane İtalya Serie A ve diğer dördü Turkcell Süperlig.
Şimdi kalkıp Avrupa ligiyle bizim ligi kıyaslaması yapıp,bir tarafı yücelterek diğer tarafı aşalamak gibi niyetim yok.Ülkemiz artık Avrupa ile hemen hemen başa baş gidiyor,hatta yakın zamanda bazı eksikler giderildimi onlardan bir farkımız kalmayacak.
Ama yinede bir şeyler eksik !
Cuma akşamı Bundesliga açılış maçını yılın süpriz takımı Hoffenheim ile eski Darmstadt'lı Labadia'nın ekibi Leverkusen arasında oynandı.Hoffenheim yeni arenasında ikinci maçına çıktı ve mağlup oldu.Bir futbol sever gözüyle baktığımda muhteşem maçtı diyebilirim.Her iki takımın oynadıkları pozitif futbol, şu an tabelade bulundukları yerlerinin tesadüf olmadığını ortaya koyuyordu.Maçta hakem hatalarıda vardı,leverkusenin attığı ikinci golde kaleciye açık foul yapıldı,birde penlatıları verilmedi,fakat kimse ortalığı yaygaraya vermedi.Hoffenheim ilk yarı bir gol bulup umutlarını ikinci yarıya taşıdı ama maçın başlamasıyla yedikleri üçüncü gol bellerini büktü ardından gelen dördüncü gol maçın skorun belirledi.Hoffenheim skordan hiç etkilenmemiş olacak,sanki maçı çeviririm gibisine oyun sergiliyordu.Hiç oyundan düşmediler son dakikaya kadar futbol oynadılar ve oraya gelen taraftarlarına bir mesaj veriyorlardı "biz yenildik ama ezilmedik".Taraftarlarıda bunu onore ettiler,takımları bekledikleri neticeyi almasada ileriye umut saçıyordu,dakikalarca alkışlayarak oyuncularını teselli ettiler.Haftanın son maçı İtalya derbisi İnter - Ac Milan,bu müsabakada üst seviyede oynandı.Adrianonun elinle attığı gole tek itiraz eden milanın kalecisi Abiati.Stankovicin inter adına attığı ikinci golde görülmeye değerdi.İkinci yarı inter skoru korur kuşkusuna kapılanlar yanıldılar.italyada alışa gelmedik açık oyun vardı ortada,Beckham dışında kimse oyundan düşmedi,keşke inzaghi daha erken oyuna alınsaydı.İnzaghi demişken,ilerlemiş yaşına rağmen onu sahada seyretmek ayrı bir zevk.Öyle üst seviye tekniği olan birisi değil ama kendine ayit olan tarzı maça ap ayrı renk katıyor,hele ofsayttan attığı golden sonra yan hakeme koşuşu,inzaghi işte.Kimse kalkıp "hoop sana ne oluyor,yan hakeme nasıl itiraz edersin,al sana kırmızı kart" demiyor,herkes inzaghiyi biliyor onu tanıyor buda hakemler ve oyuncular arasında olan sportmence yaklaşımdan geliyor,oyuna hakim olmanın yolları illaki birilerini asıp kesmekten geçmiyor,ama gelde anlat.
Şimdi bu iki maçın arasında Turkcell Süperligimizden dört maç var.Antalyaspor-Galatasaray 1:0,Fenerbahçe-Hacettepe 7:0,Bursaspor-Sivasspor 1:1,Beşiktaş-Trabzonspor 1:1.Toplam 12 gol atılan dört maçta bir futbol severi tatmin edecek oyun yoktu ortada.Antalya kendi sahasında Galatasaraya aldığı ilk galibiyeti ne kadar hak ettiysede maça damgasını vuran hakemin anlamsız kararları oldu.Fenerbahçe attığı 7 gollük maçta antremanda bu kadar kolay oyun sergileyemezdi.Beni meraka salan ,Galatasaray maçında lincolne top sektirdiği için saldıran Erdoğan Arıca 58.dakikada yedinci golü atan Alexi kafalarmı diye bekledim ama öyle olmadı.Maçtan sonra yayıncı kuruluşun mikrofonlarına gülümsüyordu,galiba çok hoşuna gitmiş ! Bursaspor-Sivasspor dostluk maçı havasında geçti belki radyodan dinleseydik daha heyecanlı olurdu.Günün son müsabakası derbi sifatını taşıyan Beşiktaş-Trabzonspor maçı diğerlerine nazaran üst seviyede sayılsada vasatın üzerine çıkamadı ama bol reklam seyrettik.
Evet karşılaştırdığımızda eksikler olduğunu görüyoruz.Şimdi bunlar ne olabilir diye soruyorsunuz,onu bende soruyorum kendime.Para deseniz var,her türlü teknik imkanlar mevcut,tesislerde var,statlar kötü bunu kimse inkar edemez ama yinede önemli eksik sayılamaz,çünkü şartlar sade tek takım için geçerli değil.
Peki nedir?
Taktik,Fizik,Kondisyon,Motivasyon,hakemler,medya. bunların hepsi bir kenara,esas eksik olan Oyuncularımızda görmek istediğimiz arzu,çoşku,hırs,istek,oyuna olan sevgi ve meslek aşkı.Malesef bu unsurları avrupalı oyuncularla karılaştırdıkmı türk oyuncularında göremiyoruz.Küçük takımlarda oynayanlar kaderlerine razı hedefleri küçük,nasıl olsa maaşlarıda işliyor.Büyük takımlarda,biz bu maçı öyle böyle alırız havasında görüntü veriyorlar.Onları seyreden milyonlarca gençlerin hayalini süsleyen oyuncularımız,allah tarafından verilen nadir yeteneklerini sahada sergilemekten neden çekiniyorlar anlamıyorum.Sanki sabah erkenden şantiyeye gelen inşaat işçileri gibi "şu mesayi bitsede eve gitsek" görüntüsü veriyorlar.Ki şantiye işçileri mesleklerine daha sadık ve sevgiyle sarılıyor.Malesef bizim profesyonel futbolcularımızda,her şeyden önce mesleklerine olan tutkuyu,sevgiyi uzun zamandır göremiyoruz,ilerki haftalarda inşallah !!!
Erdal Güngör
Werbung
Diesen Post teilen
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: