Futbol basit oyun
Dettmar Cramer,80 yıldır futbolun içinde.Dünyada sayılır futbol uzmanlarından birisi.
Almanyada yayınlanan 11 Freunde dergisinin onunla yaptığı röportajı eliimden geldiği kadar çevirdim.

Soru: Sayın Cramer Futbolun Tanrısı olduğuna inanır mısınız?
Cramer: Futbolun tanrısı mı? Yersiz bir soru, biraz hokkabazlığa giriyor. Ben şahsen Sepp Herberger gibi cevaplayım "top yuvarlak"
Soru: Siz, konuyu tesadüfe getirdiniz.Tesadüf futbol oynayan herkesin en büyük rakibimidir?
Cramer: Her canlı için geçerlidir, hayat yaşam tehlikeleriyle dolu. Futbol yaşamın aynasıdır. Gece ve Gündüzü, iyi ve kötüyü aynı anda içinde barındırır yansıtır.
Soru: Bir Teknik direktör açısından futbolda Gece ve Gündüzü nasıl tarif edebilirsiniz?
Cramer: Her hafta sonu yaşıyorsunuz. Ben, tesadüfleri olduğu gibi kabul ederim.
Soru: Tesadüfleri kontrol altına alarak şansı zorlayamaz mıyız?
Cramer: Hayır yapamazsınız. Bu, hayatı kontrol etmek anlamına gelir oda imkansız. Futbolu lafla kontrol edebilirsiniz. Biliyor musunuz, ben şahsen lafla yürütülen işlere pek olumlu bakmıyorum, duygusal olarak değil, tecrübemden dolayı.Önümde Richard Girulatis'in yazıları duruyor, Almanya'nın ilk futbol hocasıydı kendisi. Şöyle bir söz demiş "11 Arkadaş olmalısınız". Ama ben buna karşıyım, roman dilinde Arkadaş sevişmek anlamına geliyor.İki kardeş bile farkılı iken nasıl 11 kişiyi aynı kefeye sokabilirsiniz? Şu anlam ortaya çıkıyor, 11 kişi birbirinle sevişmiyor, zaten kimse onlardan öyle bir şey beklemiyor, oynasınlar yeter.
Soru: Ama hepsi aynı hedefte birleşiyor?
Cramer: Evet birlik olarak ama zorlayarak değil. Liderlik demek karşı tarafı ikna edebilmek, bunlar sade lafla olmaz, duruşla, performansla aynı zamanda örnek olarak yapılır. Bu kelimeler medyada sunulan futbol haberlerinde kayboldu.Eskiden Bensemann ve Rudi Michel çok iyi yapıyorlardı.
(Bensemann ve Rudi Michel'i aynı seviyede olmasalarda örnek olarak erman ve şansalla kıyaslatabiliriz.)
Soru: Günümüzde böyle şeyler psikoloji kelimesi altında birleşiyor...
Cramer: Çok gereksiz.Ben savaştan geri döndüğümde herkes mental kondisyon ve motivasyondan bahsediyordu. Biz bu kelimelerin ne anlama geldiğini bilmiyorduk. Her antremana çıktığımızda, hava güneşli, yağmurlu, soğuk yada sıcak olsun hiç fark etmiyordu, ısınmadan boş kaleye şut çekerdik.Ne baldırımız çekerdi nede mental olarak çöküntüye uğrardık, böyle şeyler aklımızın ucundan geçmiyordu.
Soru: Ne zaman anlam almaya başladı?
Cramer: Teknolojik bilimin gelişmesiyle başladı.Prof.Wilde-Hollmann ve Dr. Müller Wohlfahrt.Almanyada bu iki kişiyi malesef ortak bir komisyonda birleştiremedik,çünkü yöneticiler ve bilim adamları arasında olan anlaşmazlık ve kıskançlık büyük engel oluşturuyor.
Soru: Medyada yapılan yalan haberler, kamuoyunu ve futbolun gelişmesinde önemli rol oynayan bilimi olumsuz etkiliyor mu?
Cramer: Leverkusende Teknik Direktörlük yaparken bir gazeteye karşı yalan haber yaptığı için dava açtım. Leverkusen kulüp avukatları davayı takip ettiler. Gazete zor duruma düştü. Bir gün Genel Yayın yönetmeni beni aradı ve davayı durdurmamı istedi. Bende onlara neden yalan haber yaptıklarını sordum. Aldığım cevap çok ilginçti "Sayın Cramer sizde kabul etmelisiniz yazdıklarımız olma ihtimali yüksek".
Röportajın almancasını buradan okuyabilirsiniz:link
"NO AL CALCİO MODERNO" türkçesi Modern Futbola Hayır kelimesinin altında yatan gerçek anlamını Sayın Cramer net bir biçimde açıklamış.
Futbolu laf salatalığıyla, kadifeli kelimelerle istediğiniz gibi yönledirebilirsiniz ama sonuçta her şey sahada başlayıp orada bitiriyor, kısacası Futbol en başta spor sonra basit bir oyun gerisi tefferruat.....
Erdal Güngör