Ultralar, Dün Ve Bugün-18
İtalya’da, o yıllarda tüm Dünya’yı çalkalayan “68 Gençlik” direnişi içinde doğan ve tribünlere taşınan ULTRA hareketinin bazı önemli gruplarını tanıdık. Şimdi, yazının bu noktasından sonra ULTRA hareketinin Mantalitesini bir diğer deyimle zihniyeti, temel yapısı ve amacını anlatmaya çalışacağım.
"Mentalita ULTRAS"
Daha bu tarihsel aşamada, esas olarak destekledikleri takımın oyuncularının cesaretlendirilmesinde somutlaşan tezahürat ve Ultras 'mantalitesi', basit bir Pazar eğlencesi statüsünden sıyrılmış ve o dönemi karakterize eden siyasi bağlılığın yanı sıra güçlü değerleri, açık kimlikleri teyit etmenin bir yolu haline gelmiştir. Ultra gruplarının doğuşu, siyasi şiddetin damgasını vurduğu yıllarda, taraftarlar yeni bir 'antagonistik' boyutunu gerçekleştirdi ve tanımladı.
Üstünlük, cesaret ve hatta gösterişli bir maçoluk fikrine atıfta bulunan pankart ve sloganların tribünlerde görülebileceği gibi, belirli bir muhalefet, yüzleşme, güç ve erkeklik kültürü hemen göze çarpmaya başladı. Floransalı taraftarların Lario nehri kıyısında açtığı ünlü 'Voi comaschi, noi con le femmine' pankartı, muhtemelen stadyum tarihinin en ünlü ironik pankartıdır ya da 'Bergamaschi? Hayır, bergatrans' pankartı ya da Bolognesi'nin Atalantini'ye hitabı, stadyumların dilinde cinsiyetçiliğin arttığı iddialarına kolaylıkla kanıt olarak kullanılabilir. Roma Ultra’lanın bir keresinde Milan’lılara gönderme yaptıkları pankartında içerikte fena değil.
Romalı ultras, dazlak, sosyolog, yazar ve gençlik alt kültürlerinin büyük âlimi Valerio Marchi, “La sindrome di Andy Capp” adlı kitabında şöyle yazmıştır;
“ULTRA hareketi, büyük sosyal, kültürel ve ekonomik çalkantıların, artan bir ivmeyle hızlanan teknolojik dönüşümün ve işgücü piyasasının görece kısıtlanmasının damgasını vurduğu bir dönemde doğdu ve gelişti. Büyük belirsizliklerin yaşandığı, özellikle gençler arasında siyasi pratiğin hayal kırıklığına uğradığı, olası her türlü illüzyonun ipliğini pazara çıkaran bir refah, ticari markaların, yaygın ve totalleştirici hale topluma karşı duran ve gençlerin ellerinde kalan son çaredir ULTRA hareketi.”
1970'ler boyunca ultras grupları büyüdü. İlk kök saldıkları bölgelerde, giderek artan sayıda taraftarı örgütleyerek bir araya getirdiler ve yeni taraftarlar toplamaya devam etmişlerdir. Kısa süre içinde daha küçük diğer spor branşlarında bile bir model ve referans kaynağı haline geldiler. Ultra hareketi diğer takım sporlarında da gelişti yavaş yavaş, özellikle basketbol, buz hokeyi ve hatta voleybolda. Balestri ve Viganò çalışmalarında, "1980'lerde bu fenomen fiilen ulusal ve kitlesel bir boyut kazandı, alt kategorilerdeki takımların taraftarlarına da sıçradı ve her Pazar binlerce kişiyi içine alabildiğini gösterdi" diyor.
'Ultras Mantalitesi', ortaya çıktığı yıllar bu dört noktada özetlenebilecek olan işleyiş tarzını tanımlayan belirgin hatlar üzerinden ilerlemeye başlar ve günümüze kadar kısmen devam etmektedir
- Aktif ve radikal bir şekilde takımını desteklemek;
- Takımla, şehirle ve ait oldukları grupla güçlü bir özdeşleşme. Dolayısıyla diğer takımlara ve taraftarlara karşı düşmanlık beslemek.
- Dost/düşman ikilemine ve sosyolojide 'Bedevi sendromu' olarak adlandırılan, 1974 yılında Harrison tarafından formüle edilen bir ilişki vizyonu: dostumun dostu benim de dostum olabilir, dostumun düşmanı benim de düşmanımdır, düşmanımın dostu benim de düşmanımdır, düşmanımın düşmanı benim de dostum olabilir. Dostlukların, ikiliklerin ve rekabetlerin temelini oluşturacak bir felsefe.
- Düzene, futbolun üst kademelerine, endüstriyel futbol gücünün yarattığı sömürüye karşı antagonizma daha sonra, kanun ve düzen güçlerine karşı nefret ve medya dünyasına güvensizlik ön plana çıkmıştır.
Her alt kültür gibi, fakat güçlü antagonisttik karakteri nedeniyle neredeyse bir 'karşı kültür' olarak adlandırabileceğimiz ultraların dünyası, kendi yazılı olmayan kuralları ve kodlarıyla yaşar. Valerio Marchi Ultrà adlı makalesinin son bölümünde "ultrà hareketi en başından beri kendi döneminin ve her şeyden önce gençlik ve maduniyet durumunun çelişkilerini, kaygılarını ve belirsizliklerini, çatışma duygusunu sembolik düzeyde yeniden işleyen özgül bir alt kültür olarak ortaya çıkmaktadır" diye yazmaktadır.
Ultraların dünyasını inceleyen bir başka sosyolog olan Alessandro Dal Lago da futbol taraftarlarının etrafında, grup üyelerinin davranışlarını belirleyebilen bir semboller, ritüeller, diller ve kurallar sistemine sahip bir alt kültürün işaretlerini bulmuştur. “Şu anda 1970'lerin kalbindeyiz ve İtalya'da futbol stadyumlarının zaten kırılgan olan dengesini bozan bir hayalet dolaşıyor. Bu hayalet Ultra öcüsüydü: renkli, tutkulu, huzursuz, bazen de şiddet yanlısı.”…devam edecek
İspanya Futbolunda Revizyon! Ya biz?
Geçen sene Nisan 2022 de İspanya La Liga, futbol akademilerinin İyileştirilmesi ve geliştirilmesi için iddialı bir Ulusal plan sundu. Ulusal altyapı futbolu, halihazırda küresel bir ölçüt olan İspanyol gençlik akademilerini teşvik etmek için ilk kez kolektif bir plan başlattı. Plan, geçtiğimiz 2022 yılının Nisan ayında CA Osasuna'nın ev sahipliğinde Pamplona'da düzenlenen 6. Akademi Toplantısında sunuldu.
Bu proje SoccerX haber sitesinde “ilk kez” olarak duyuruldu ama İspanya bundan 30 yıl önce tüm Spor dallarında böyle bir Ulusal proje başlatmıştı. Son 25 yıla geriye dönüp baktığımızda Basketbol, Atletizm, Futbol, Tenis vb. spor dallarında meyvesini topladı ve İspanya bugün Dünya sporunda ilk beş sırada yer alan ülkeler arasında!
Haberin Kaynağı;
Beni İspanyolların spora verdikleri önemi etkilemiştir hele Bask bölgesinin simgesi ve milli takımı olan Athletic Bilbao kulübü. Athletic, 1912 yılından bugüne kadar sade Bask bölgesinden (güney Fransa Bask bölgesi dahil) oyunculara yer veriyor. Geçen “Power Players” kitabında sloganları tekrar karşıma çıktı “Yerli kaynaklar ve yerli destek ile ithalata ihtiyacımız kalmaz”. 1898 senesinde İngiliz göçmenlerinin kurduğu kulüp, “Athletic” isimlerini de oradan almışlar, bugüne kadar bu muhafazakâr tutumundan büyük başarılara ulaşamasalar da bir adım geri atmadı!
Athletic Bilbao örneği Dünya’da nadir görülen bir fenomen ve bazı otoriteler bu modele “faşizan” olarak adlandırıyor. Türkiye’de Trabzon Spor ’un Şampiyonluklar kazandığı ilk dönemlerde kadrosunda Karadeniz yöresi ağırlıklı oyuncalar vardı ama aralarında Mehmet Ekşi gibi Elazığlı oyuncuda bulunuyordu. Günümüzde Athletic modeli ne Türkiye’de ne de Avrupa’nın hatta Dünya’nın başka ülkelerinde uygulamak mümkün değil. Bizim ülkede yerli futbolculara tahammül edemeyen bir kitle oluştu benzer modelin oluşması abeste iştigal.
Tekrar haberin özetine dönelim;
“LaLiga, ilk kez LaLiga Santander ve LaLiga SmartBank kulüplerinin ortak çabalarından doğan yapılandırılmış bir planla, ulusal taban futbolunu yeni bir seviyeye taşımak için stratejik konuları ve iyileştirme alanlarını özetleyen bir plan olan Gençlik Akademilerinin Optimizasyonu ve İyileştirilmesi için Ulusal Planı kulüplerine sundu. Gençlik Akademilerinin Optimizasyonu ve Geliştirilmesi Ulusal Planı, İspanyol futbolunun büyümesini hızlandırmayı amaçlayan ve aynı zamanda gençlik akademileri için iki temel unsur olan teknoloji ve altyapıya yatırım gibi hususları vurgulayan Boost LaLiga Planı ile bağlantılıdır. Bu bağlamda, birçok kulüp Boost LaLiga sayesinde altyapı takımları için planladıkları bazı girişimleri ve eylemleri hızlandırabilecek, hedeflerine çok daha erken ulaşabilecek ve hatta başka türlü mümkün olmayacak projeleri başlatabilecek.”
İspanyol futbol akademilerinin önemli bir dönüm noktasını oluşturacak 5 noktalı plana bir göz atalım.
- Altyapılar ve kaynaklar “Boost LaLiga” Planının kilit alanlarından biri, özellikle gençlik akademileri ile ilgilidir: Eğitim merkezlerinin iyileştirilmesi gibi yeterli altyapıya ve LaLiga'nın teknolojik yan kuruluşu LaLiga Tech tarafından oluşturulan LaLiga Academy Manager yazılımı gibi LaLiga'nın kulüplere çeşitli kaynaklar sunacağı bir alan olan teknolojik araçlara yatırım yapılması tavsiye edilmektedir. Buna ek olarak, altyapı takımları arasında teknoloji ve büyük veri kullanımı teşvik edilecek.
- Oyuncu için kapsamlı bakım: Oyuncu eğitimine sadece sportif açıdan değil, bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğine işaret eden Plan'ın farklı bir alanı. Özellikle akademik ve kişisel gelişimlerinin yanı sıra psiko-sosyal ve ruh sağlığı bakımlarına da dikkat edilecektir. Bu alanda her kulüple birlikte, örneğin üniversitede veya lisede okuyan genç oyuncular açısından hedefler belirlenecektir. LaLiga böylece, altyapı akademilerinde akademik eğitime olan bağlılığını yineliyor ve 2019'da altyapı akademisi oyuncularına sporla ABD'deki üniversitelerde eğitimi birleştirmeleri için burslar sunan LaLiga ProPlayer programını başlatarak bu taahhüdünü pekiştirdi.
- >>Gelişim ve profesyonel futbola geçiş: Girişimin başarısını yansıtacak ve kulüplerin profesyonel takımlarının gençlik akademileri aracılığıyla daha sürdürülebilir bir şekilde büyümesi, İspanya'daki yeteneklerin belirlenmesi ve elde tutulması ve transfer piyasasında daha fazla mali ihtiyatlılık taahhüdünü temsil eden bir alan.<< Plan, uzun vadeli başarının göstergeleri olarak, A takımın bir parçası olan gençlik akademisi oyuncularını, milli takımlara çağrılan oyuncuları veya Avrupa'nın beş büyük ligindeki kulüplerde oynayan oyuncuları içermektedir.
- Antrenman modeli ve yarışmaya geçiş: Felsefe ve eğitim planına metodolojik bir bakış açısıyla yaklaşılır. Kulüpler, gençlik akademisinin faaliyetlerine ve gelişimine rehberlik edecek kendi yerleşik felsefelerine ve eğitim yaklaşımlarına sahip olmalıdır.
- Yapı ve profesyonel gelişim: Gençlik akademilerinin profesyonelleştirilmesine odaklanılmakta olup, bunun temel bir unsuru vardır: teknik personelin eğitimi, uzmanlaşması ve istikrarı açısından daha da zorlu gereklilikler, daha profesyonel ve yüksek kaliteli bir yapı sağlanması. LaLiga son yıllarda bu doğrultuda, organizasyon tarafından kolektif zekanın kullanılması ve 42 LaLiga Santander ve LaLiga SmartBank kulübü arasında etkileşim için bir alan yaratılması yoluyla teşvik edilen gençlik akademisi profesyonelleri için bir eğitim alanı olan LaLiga Eğitim Merkezi aracılığıyla çalışmaktadır.
La Liga projesinin başında bulunan Juan Florit yaptığı açıklamada planın önemini vurguluyor;
"LaLiga olarak, bu projeyi oluşturarak kulüplerin hedeflerine ulaşmalarında rol oynamaya kararlı ve sorumluyuz. Gençlik akademilerinin çalışmaları üzerinde doğrudan etkisi olan çeşitli stratejik alanlar için bir dizi gösterge belirledik ve farklı koşullarına, güçlü ve zayıf yönlerine göre nihai hedefleri tanımlamak ve her biri için iyileştirme fırsatlarını belirlemek üzere her kulüple birlikte çalışacağız. Planı oluşturan alanlar ve göstergeler, LaLiga tarafından hem bireysel hem de kolektif olarak yürütülen birkaç yıllık çalışma ve analizin sonucudur ve hedeflere ulaşılması, niceliksel unsurlardan ziyade niteliksel unsurlara vurgu yapan uzun vadeli bir tekliftir: İddialı ama gerçekçi bir vizyonla kaliteli ve sürdürülebilir büyümeye kararlıyız."
Benim planda gözüme çarpan 3. Noktanın ilk satırları ve Juan Florit’ in vurguladığı cümle
“Gelişim ve profesyonel futbola geçiş: Girişimin başarısını yansıtacak ve kulüplerin profesyonel takımlarının gençlik akademileri aracılığıyla daha sürdürülebilir bir şekilde büyümesi, İspanya'daki yeteneklerin belirlenmesi ve elde tutulması ve transfer piyasasında daha fazla mali ihtiyatlılık taahhüdünü temsil eden bir alan”
Juan Florit’ in "LaLiga olarak, bu projeyi oluşturarak kulüplerin hedeflerine ulaşmalarında rol oynamaya kararlı ve sorumluyuz” cümlesi İspanyol futbolunu yönetenlerin Dünya sporunda ileri ülkeler arasında olmalarına rağmen hala büyük sorumluk üstlenerek işlerini ciddiye almaları!
İspanyolların amacı sade altyapıdan oyuncu yetiştirip ihraç etmek değil! Önce oyuncuyu yetiştiği kulüpte bir süre oynatmak ve sonra transfer etmek. Bizim ülkede öyle zihniyet oluştu ki meyve, sebze gibi altyapıdan oyuncu yetiştir sonra yurtdışına sat. Bunun çok nadir istisnalar dışında mümkün olamayacağını geçmişte gördük. 25 Mart 2023 tarihinde yapılan GS mali kongresinde Erden Timur bunu dile getirdi. Daha A takımda süre alamayan altyapı oyuncuları hemen yurtdışına transfer etmek uzun vadede kulüplere getirisi olmadığını vurguladı.
Biz de sporun ve lokomotif olan futbolun durumu içler acısı. İspanyollar bilmem kaçıncı kez futbolda yeniden yapılanmaya giderken biz daha yolun başında değiliz! 1992 yılında milli takıma yardımcı antrenör olarak getirilen Fatih Terim ve Rasim Kara hocaların başlattıkları altyapı projelerinden bir süre sonra maalesef vazgeçildi. Kendimiz üretmek yerine yurtdışında yetişen “Gurbetçi oyunculara” yöneldik ve hala bu devam ediyor. Galatasaray’a Haziran 2022 yılında seçilen yeni yönetimin başlattığı altyapı projesi belki bir umut. Ama GS kulübü bu projeyi tek başına başarması biraz zor olacak!
Bu projeyi İspanya, Almanya, Hollanda vb. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği sahiplenerek birlikte yürütmeli! Ben bunun üzerine bir yazı yazmıştım ve yazının sonunda bir öneri attım ortaya, aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz….
Çalınan Hayallerimiz - Blog von Erdal Güngör
"Ütopyalar dünyası öldü," demişti 1978 Dünya Kupası'nı kazanan Arjantin milli takımının teknik direktörü César Luis Menotti bir keresinde. " Çıkarcı bir toplum içinde yaşıyoruz...
https://ultras-istanbul.over-blog.de/2023/01/calinan-hayallerimiz.html
Ultralar, Dün Ve Bugün-17
On yıllar boyunca birçok İtalyan için stadyuma gitmek basit bir Pazar eğlencesi, fabrikada ya da ofiste, okulda ya da üniversitede çalışma haftasının rutinini değiştirecek bir ritüeldi.
1970'lerden bu yana, futbol tutkusu ve Rita Pavone'nin on yıldır söylediği gibi „maça gitme“alışkanlığı, birçokları için çok daha önemli bir şey haline geldi. Antonio Roversi, İtalya'da Futbol ve Şiddet başlıklı bölümünde, "Kroniklerin bahsettiği kalabalıklar aslında çoğunlukla, futbol maçının uyandırdığı heyecanı güçlü bir yerel kimlik duygusuyla ilişkilendirerek yaşayan yetişkin erkeklerden oluşuyor" diyor ve ekliyor "Futbol ve tezahürat, taraftarların her pazar takımlarına verdiği destek giderek kolektif bir ritüel haline geldi."
1975 yılında Vicenza'da da ilk ultralar ortaya çıktı: öncü gruplar Ultralar, Denizciler ve Komandolardı. Ancak en ünlü grup Eylül 1978'de Paolo 'Pancho' ve Luca, Roberto ve Donato tarafından Lazio tribününde bulunan küçük bir gruptan esinlenerek kurulan Vigilantes idi. Sembol, Tex Willer çizgi romanlarından alınan kukuletalı bir cellattı (daha sonra iki çapraz balta eklendi), burada kanunsuzlar yüzsüz haydutlardı. Vigilantes Eylül 2012'de dağıldı.
Önce Fossa Lariana, sonra Panthers. Bunlar, yetmişli yılların ortalarında patlak veren Como'daki ultras hareketinin en önemli iki gerçeğiydi ve o dönemde Serie B ve A arasında istikrarlı bir şekilde seyreden takımın aldığı sonuçlar sayesinde de ortaya çıkmıştı. 1976'da Cremona'daki La Pergola adlı mekânda, 1981'de Kırmızı Gri adını alan ilk örgütlü Cremonalı taraftar grubu olan Boys doğdu; 1983'te hepsi Curva Sud'a (Güney Tribün) taşındı ve burayı kendi bölgeleri haline getirdi. Aynı yıl Commando Ultras Curva Sud doğdu. Daha sonra sıra 1999 yılında dağılan Sanitarium'a geldi. Onların deneyimlerinden Ultras Cremona doğacaktı.
70’li yılların ortasında, 1976’da, Atalanta’nın Brigate Neroazzurre'si ve ilk Ultras del Bari de ortaya çıktı; Maratona tribününden, 'distinti'den tezahürat yapmaya başladıktan sonra, Della Vittoria stadyumunun Kuzey Tribününü tartışmasız hükümdarlıkları haline getireceklerdi. 1985'ten itibaren Alcool ve 1988'den itibaren Incorreggibili de onlara katıldı (diğer gruplar Gioventù Biancorossa, Brigate ve Viking idi). Bari Ultras'ın ilk pankartlarının ortasında bir kafatası ve İngiliz bayrağı yer alıyordu. 1980'lerde Kuzey tribünün üst kısmı çok uzun bir pankartla renklendirilmişti “Come l’alba siamo risorti.” (Şafak gibi doğduk)
1981-82 sezonundan bu yana, Bari Ultras'ın koyu kırmızı kauçuk kanvas üzerine beyaz renkteki Ultras pankartında yer alan kanatlı kafatası, grubun 2012 yazında dağılmasına kadar kullanıldı (bugün gruplar çoğunlukla Seguaci della Nord ve Bulldog'dur). Bu kafatası UCN'nin kurucusu Franco Marvulli'ye daha iyi bilinen adıyla Florio'ya âşık olmuştu; bu lakap o dönemde kırmızı beyazlı taraftarların idolü olan bir futbolcudan ödünç alınmıştı. Marvulli bu resmi okuldaki fen bilgisi kitabında bulmuş ve Ultras biancorossi'nin sembolü olarak seçmişti.
"Dün, bugün ve yarın... Bari ebedi hastalık", "Forza vecchia stella del Sud" ve "Del Bari seguaci" en ünlü pankartlardan bazılarıdır. Eski Della Vittoria stadyumundan Italia '90 için inşa edilen San Nicola'ya geçişte güçlü bir evrim noktası yaşayan kırmızı beyazlı taraftarları davullar, bayraklar ve ünlü bir pankartta da belirtildiği gibi 'İtalyan kalıbına' uygun bir tezahürat şekli karakterize ediyor.
Empoli, Livorno, Parma ve taraftarların memleket aşkı
1976 yılında kurulan, Ağustos 2012'de dağılana kadar Castellani stadyumunda yer alan ve mavi kumaşın ortasında Che Guevara'nın resminin yer aldığı pankartıyla dikkat çeken Empoli Rangers da doğdu. Yine Toskana'da 1976 yılında Ultras Livorno doğarken, Ultras Fossa ertesi yıl ortaya çıktı. Kökenlerin diğer gerçekleri Fedayn, Sbandati ve Gruppo Autonomo'dur. Tüm bu kısaltmalar 1999 yılında, 2006-2007 sezonuna kadar Livorno'nun kale arkasını yöneten bir gerçeklik olan BAL, Brigate Autonome Livornesi'de birleşecekti. Amaranth taraftarlarının politik, solcu çağrışımları çok güçlüydü.
Brigate Autonome Livornesi - Blog von Erdal Güngör
Donnerstag,8.januar 2009 Siyasetin Futbolla ne alakası olabilir? Roberto`ya soru biraz garip geliyor "bunu berlisconi daha iyi cevaplar,nede olsa başkanlık seçimlerini futbolu malzeme yaparak ...
https://ultras-istanbul.over-blog.de/pages/Brigate_Autonome_Livornesi-1035743.html
Frosinone'de ultras hareketi 1970'lerin ilk yarısında Fedayn ile doğdu. Daha sonra 1979'da Kahramanlar ortaya çıktı ve 1982'de Kahramanlar Korpsu adını alan bu grup, Frosinone taraftarlarının ana grubuydu ve bu aşamada Güney virajından Matusa stadyumunun Kuzeyine taşındı.
1977'de Parma'nın Boys grubu kurulduı. Bazı gençlerin ultras hareketine hayat vermek için kulüp koordinasyon merkezinden ayrılmasından şehrin güney eteklerindeki 'Parma Rotta' tavernasında doğdu. Böylece Curva Sud'da, üzerinde iki yan yıldız bulunan sarı mavi Boys pankartı ortaya çıktı. Nisan 1979'dan beri tribünlerde başka bir pankart daha vardı: Crusaders Ultras, daha sonra Crusaders Supporters oldu. Ocak 1980'de gruplar, Tardini stadyumunun yenilenmesinin ardından yeni Kuzey Tribününe taşındı. 2017 yılında Boys grubu faaliyetlerinin kırkıncı yılını kutlayarak İtalyan ultras sahnesindeki en eski ve en uzun ömürlü gruplardan biri haline geldi. 1977'de Panterler grubu Salerno'da ortaya çıkarak ultras hareketini doğurdu. Curva Sud'un tüm gerçekleri daha sonra 1982'de birleşerek Granata Güney Gücü'nü meydana getirecekti….devam edecek
/image%2F1393153%2F20230329%2Fob_afb3d1_settoreo210203laziororma-culo-16785178.jpg)
/https%3A%2F%2Fwww.soccerex.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2022%2F06%2Flaliga-national-plan9a4e.jpg)
/image%2F1393153%2F20230323%2Fob_b5ad82_vigilantes-4.jpg)
/image%2F1393153%2F20230323%2Fob_5137e4_fossa-lariana-tifosi-como.jpg)
/image%2F1393153%2F20230323%2Fob_a8b240_brigate-neroazzurre-atalanta-bc-3.jpg)
/image%2F1393153%2F20230323%2Fob_af3824_scud.jpg)
/image%2F1393153%2F20230323%2Fob_ea4501_brigate-autonome-livornesi-2.jpg)
/image%2F1393153%2F20230323%2Fob_e229e9_maxresdefault.jpg)