Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Melancolie in Settembre...

26. September 2014 , Geschrieben von Erdal Güngör

Birkaç sararmış resim, sonbaharda dökülen yapraklara benzeyen

Sade bulanık bir hatıra senden geriye kalan.....

alpaslandikmen.jpg

geçmişte kalan bulanık bir hatıra

 

Ve şimdi....!

Bp3T_pjCAAAFRbB.jpg

 

Bazen resimler her şeyi anlatıyor fazla söze gerek kalmıyor......!

solo un ricordo forse un po' sfocato
e tutto quello che mi resta di te

melancolie in settembre......

Weiterlesen

Futbolcu Romatizmi

20. September 2014 , Geschrieben von Erdal Güngör

Şöyle bir laf var “Yeteneği olan her insan futbolcu olabilir ama yeteneği olan her futbolcu insan olamaz”. Küresel kapitalizmin sömürüsü haline getirilen günümüzün futbol camiasında “ADAM!” gibi futbolcu bulmak samanlıkta toplu iğne aramaya benzer. YOK! Dini imanı para olmuş çakma pop yıldızlarına benzer günümüzün profesyonel Futbolcusu. Geçtiğimiz 13 Eylül günü rahmetli Metin Oktay’ı andık ne güzel demiş; “Fenerbahçe 20, Adalet 10 bin lira teklif ederken, ben Galatasaray ile yıllığına 8 bin liraya anlaşma yaptığım gün mutluluktan uçuyordum.” Boşuna uğraşmayın kimse Metin Oktay olamaz hele sağ eli kalbinize koymakla hiç!

 

Fenerbahçe tribünlerinden Metin Oktay’a en ağır küfürler edilirken o tribünlerin önüne gelmiş elini göğsüne koyup Fenerbahçe taraftarından özür dileyerek bir anda stadı susturmuştur. Dönüp yine yazının ilk satırlarına geliyoruz Yeteneği olan her insan futbolcu olabilir ama yeteneği olan her futbolcu insan olamaz”.

 

Şu ortamda profesyonel futbolcu romantizmi yapanları anlamakta güçlük çekiyorum. Kendi taraftarının kızmasına tahammül edemeyen Burak Yılmaz, geçtiğimiz sezon FB derbisinde formaya hakaret eden Selçuk İnan gibi elemanları baş tacı yapmak abeste iştigal. İkisi son zamanlarda, onları yere göğe sığdıramayan, Galatasaray taraftarının gözünden düştü. Sebebi ise kötü performanslarından daha çok karaktersiz tavırlar vurdumduymazlıkları!

 

Küfür etmek iyi değil tabi ki ama şu ortamda taraftarlar bizzat küfür etmeye zorlanıyorlar. Türkiye’de futbolu yönetenler, medyasıyla birlikte ısrarla futbolu insanlara pavyon eğlencesi olduğunu kurnazca uyguladıkları algı yönetimiyle beyinlerine kazıyorlar, sonuç öğretilmiş çaresizlik! Bir örnek; geçtiğimiz hafta bir spor kanalında “Spor Servisi” adlı programı seyrediyorum. Assolistler M. Demirkol ve F. Akdağ. Konu tribünlerin boş kalması. Öyle saçma şeyler anlatıyorlar ki inanılacak gibi değil. Biri Tarkan konseri biletlerinin kapış, kapış gittiğini ama futbola pek o kadar ilgi olmadığını derken diğer eleman maçların gündüz oynanmasını ileri sürüyor, neymiş efendim insanların eğlence alternatifi kalmıyormuş. Bir türlü tribünlerin pasolig kartı yüzünden boş kaldığını diyemiyorlar. Diyemezler de çünkü onlar Neoliberal faşist, kapitalist düzenin kuklaları!

 

Şu saçma, boş konuşmalar Türkiye’de spor kültürünün olmadığının kanıtıdır! Amaç tamamen profesyonel sporları diğer eğlenceler ile aynı tefe koyarak paralı kitleleri tribünlere çekip Halkı sömürmek! İşin diğer boyutu ise bilet fiyatları. Birader sen asgari ücretin 890 TL olduğu ülkede son Şampiyonlar ligi maçında 110 TL tut 2000 TL bilet fiyatı çekersen çoluğun çocuğun ailesinin rızkından kesip stada gelen insanların tepkisini hoşgörüyle karşılayacaksın. Kızamazsın, oraya gelen kitlenin büyük çoğunluğu futbol bilgisi SIFIR! Sahadaki sporcuyla empati kurması mümkün değil. Çünkü onlar yılda milyonlarca Euroları cebine indiren futbolculara sporcu olarak görmüyorlar. Bu insanlar hayatında bir takımda futbol oynamamış. Amaçları medyada lanse edildiği gibi futbol maçı seyredip eğlenmek hoş saatler geçirmek!

 

Taraftar suçsuz mu? HAYIR! Taraftarında kabahati büyük. Bazen öyle boş laflar duyuyorum ki “Ben Futbolu, Basketbolu sevmiyorum tek aşkım GS, FB” gibi laflar sarf edenler, yahu arkadaşlar siz bırakın bu işleri paranıza yazık. Yok böyle bir şey, insan gönül verdiği kulüp kadar sporu da sevmeli hatta icra etmeli. Gerçekten tribününü kovaladığı sporu anlaması, idrak etmesi için futbol, basketbol vb. oynamalı. Saha içinde ve soyunma odasında o havayı teneffüs etmeli. Rakibiyle ikili mücadeleye girip ayağına tekme yemeli. Üst baldırı çekmeli, dizi kanamalı. Ertesi gün vücudunun her yeri ağrımalı ki tribünde seyir ettiği futbolcu ile empati kurabilsin. “Yok efendim benim işim gücüm kariyerim daha önemli” gibi bahaneler uyduracaksanız hiç boşuna tribün kovalamayın, hoş vakit geçirmek istiyorsanız sinemaya, tiyatroya yada konsere gidin. Çünkü kuru tribün kovalayarak siyasi partilerin bindirilmiş kıtalarından farkınız yok.

 

Sevgili Arkadaşlar dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyoruz. Futbol, kitaplardan, televizyondan, video oyunlarından öğrenilecek spor değil! TRİBÜN KÜLTÜRÜ = SPOR KÜLTÜRÜ! İkisi etle tırnak gibidir, olmazsa olmazdır......

Weiterlesen

Ne Tesadüf, Nede Son!

11. September 2014 , Geschrieben von Erdal Güngör

İzlanda maçı biteli iki gün oldu ve bazıları hala mağlubiyete şaşkın. Sakinleşin bu ilk değildi sonda olmayacak! Bir keresinde İzlanda’yı yenmek için maç Antalya’ya alındı. Sıcak hava, kötü zemin üzerinde İzlanda dize getirilecekti. Sonuç yine hüsran Antalya’nın sıcak havası aksine Türk oyuncularını olumsuz etkiledi, İzlandalılar ise sanki Antalya yerlileri gibi havadan etkilenmedi bir 90 dakika daha oynayabilirlerdi.

 

Türk futbolunu yönetenler hala ısrarla futbolun spor olduğunu inkar etmeye devam ediyorlar! Halkta bu şekil yönlendiriliyor. Futbolu sade prof. Futboldan ibaret sananlar var yani tamamen paraya dayalı, müşterek bahis üzerinden kendisine rant sağladığı bir ticaret müessesi olarak görüyorlar.

 

Maçtan sonra yapılan boş yorumlara bakarsak müsabakanın sportif yönü tartışılmıyor iki takım futbolcularının mali değerleri kıyaslanıyor, yapılan en büyük hatalardan biriside bu! Üç yüz bin nüfuslu İzlanda da durum farklı, onlar fazla konuşmuyorlar. Onlar için futbol bir spor ve sade futbol oynamakla kalmıyorlar, bakınız Annie Thorisdottir iki kere üst üste CrossFit dünya şampiyonu oldu;

 


 

Bunu defalarca yazdım yazmaktan da bıkmayacağım. Türkiye’de futbolu Avrupa seviyesine getirmek istiyorsanız önce Amatör futbolu yeniden düzene sokup geliştirmelisiniz. Halkı daha çok spor yapmaya, Futbol Basketbol vb. sporlara teşvik etmelisiniz. Maalesef Türkiye’de yanlış işler yapılıyor, Halkı spora teşvik etmek yerine yetkililer zengin seyirci kitlesi yaratma peşindeler.

 

Yabancı statüsü, pasolig(e-bilet) vs. bunlar bir kenara koyun, siz önce şunun üzerine biraz kafa patlatın “Avrupa’da Türk futbolcuları” yetişmeseydi Türk futbolunun hali şimdi ne olurdu???

Weiterlesen

BARIŞ VE SEVGİ ADINA!

9. September 2014 , Geschrieben von Erdal Güngör

Darbeye teşebbüs iddiası ile karşı karşıya kalan Beşiktaş çArşı grubunun, zerre kadar sevmesemde, bir Galatasaray'lı olarak sonuna kadar yanındayım. Bugün ona yarın sana Tribüncüler faşizme karşı omuz omuza!

10646741_10152670517359660_3817208137704257044_n.jpg

                            LIBERTA PER GLI ULTRAS...!

Weiterlesen

BU KARAR YOK HÜKMÜNDEDİR!

4. September 2014 , Geschrieben von Erdal Güngör

13 Eylül 2014 günü İstanbul ve çevresinde oturan, kendine GALATASARAYLIYIM diyen herkes....herkes dediysem, uA’sı, münferitti, Kadın, Erkek, yaşlısı genci, HERKES!!! O gün Aslantepe stadına gidecek kapıları kırıp içeri girecek. Maçı oynatmasınlar görelim bakalım. El mi yaman biz mi yaman HODRİ MEYDAN!!!

 

Ben Veysel, meysel tanımam. Ben Sebo Reisi tanırım, Yılmaz Başkanı, Fil Ali’yi, Kasap Gökhan’ı, Süleyman’ı tanırım SİZSİNİZ BU GENÇLERİN LİDERLERİ LİDER GİBİ DAVRANIN!!!.....SOKARIM ULTRASINI ULAN TRİBÜNCÜ OLUN TARAFTAR OLUN AMA HEPSİNDEN ÖNCE GALATASARAYLI OLUN...yeter artık sürtüşmeleriniz gün birlik günü.

 

Bugün GALATASARAYIMIZIN KÖTÜ GÜNÜ, BİZ İYİ GÜN DEĞİL KÖTÜ GÜN DOSTUYUZ!!!

 

EY GALATASARAYLI tüpçünün passoligini götünde patlatman tam zamanı. Kahpe eylülün inadına, ALPLASLAN OLSAYDI AYNISINI YAPARDI!!!!

galatasaray-resimleri.jpg

  ULAN GALATASARAY SENİ YALNIZ BIRAKAN fenerli OLSUN!!!

Weiterlesen