BUNDESLİGA #12 Cumartesi

Haftanın en önemli müsabakasına günün polemiği damgasını vurdu "Felsefemiz yok",bakalım kim söylemiş.
Bayern Münih - Schalke 04 1:1
Fazla uzatmayalım hemen haftanın önemli müsabakasıyla başlayalım.Günün konusu Bayern Münih'in milli oyuncusu Phlipp Lahm'ın Süddeutscher Zeitung gazetesine verdiği röportajda kulübüne yönelik yaptığı ağır eleştiriler polemiklere yol açtı,hayret geçmişte bu tür eleştiriler sonrası FC Holywood(Bayernin takma adı) çalkalanırdı şimdi herkesin ağzını bıçak kesmiş."Bir Felsefemiz yok" diyor Lahm ve Bayern yönetiminin Avrupa'nın diğer büyük kulüpleri Barcelona ve ManU gibi doğru düzgün transfer politikası olmadığını ağır dille eleştiriyor.Devre arasında Beckenbauer Lahm'ın demecini geri çevirdi,"yaklaşık 40 yıllık düzgün işleyen transfer politikamız var ve şimdiye kadar çok başarılıydık",Franz haklı.Gelelim maça,Münihliler Magath'dan çok çekiniyorlar çünkü geçmişte büyük sürprizler yaparak Münih'den puanlar alıp götürmüştü.Bugün de farklı olmadı ve Magath kimsenin beklemediği an 18 yaşında alt yapıdan bir genci sahaya sürdü bu gencin adı Joel Matip,abisi Marvin Matip Köln için ter döküyor.Dün son antrenmanda yanına gelip "evlat yarın oynamak istiyor musun? tabii hocam hazırım,tamam yarın oynuyorsun istersen golde atabilirsin".Şaşırmadım,bir Magath klasiği oldu artık,Stuttgart'a aynısını Kuranyi ile yapmıştı,geçen sezon kimsenin tanımadığı genç Dzeko'yu sahaya sürdü.Bayern için final maçıydı,eğer üst sıralara yaklaşmak istiyorlarsa bu maçı mutlaka kazanmalıydılar.Maça Schalke daha iyi başladı,5.dakikada Kuranyi Bayern kalesini ilk kez yokladı,Lahm'ın dediği doğru,gerçekten Bayern takımının felsefesinin olmaması yönetim kuruluyla sınırlı değil.Oyunun içinde ne felsefe var nede oyuncularda ruh,buna Lahm'da dahil,belki 5 yıldır oynadığı sağ bek mevkisini Van Gaal geldikten sonra onu sola kaydırmasının kötü oynamasının sebebi olabilir.Orta sahada Riberynin yokluğunu feci şekilde hisseden Münihliler gerçi topa sahip olmakta dünya rekoru kırabilirler ama bu oyundan hiç bir netice çıkmaması Philipp Lahm'ın sözlerinde yatıyor.Oyunun adı futbol,top yuvarlak ve zıplıyor sanmayın içinde kurbağa var,duran toplarda tehlikeli.31.dakikada Badstuber'in kullandığı frikik Toninin kafasından kendi ceza sahasına yardıma gelen Kuranyinin kafasına çarpıp Van Buytenin ayağının üstüne düştü,kısmetmiş Van Buyten dilek tutmuştur maç öncesi,Bayern beklenmedik anda öne geçti,Total Futbol'dan Total Toteme geçiş diye ben buna derim.Golden sonra Bayern biraz kıpırdadı katı defans anlayışından vaz geçen Schalke kalesi önünde pozisyonlar bulmaya başladılar.Ama oda ne Schalke devre bitmeden frikik kazandı,Matip için bir rüya gerçekleşti.43. dakikada Schmitz'in uzun gönderdiği topa en yüksek Matip çıkarak takımına beraberliği sağladı.Bu çocuk sabahları okula gidiyor sade öğleden sonra takımla çalışma imkanı var,helal olsun Magathın gözüne girmeyi başarmış.
İkinci yarı Bayern de beklenen ruhu ortaya çıkaracak oyuncu nihayet sahadaydı,Robben.Schalke'de Höwedes yerine Zambrano oyuna dahil oldu ama onlar daha çok hesaplarını bir puanın üzerine yapmışlar ve bunda çok başarılıydılar.Bayernin ruhu Robben neredeyse geldiği gibi gidiyordu,Schmitz'le girdiği ikili mücadele sonrası yaptığı harekete sadece sarı kart görmesi hakemin ruhlara inandığına şükür etsin.Bayern bir türlü istediği oyunu sahaya yansıtamadı sürekli Schalkenin kapalı defansına takıldılar.75.dakikada Klose çıkıp yerine Gomezin girmesi de hiç bir şeyi değiştirmedi,son dakikaları sade direnç gösteren Schalke Münih'den bir puan koparıp puan cetvelinde 4.sırada.Haftaya milli maçlardan dolayı Bundesliga tatil,Van Gaal için Leverkusen maçına iyi stratejiyi bulması için fırsat.Schalke yeni yapılanma dönemini çok iyi geçiriyor eğer bu takımla üst sıralarda kalıp Avrupa kupalarına katılabilirlerse onlar için büyük başarı.Bayern Münih yönetimi meşgul,şimdi Lahm'ın verdiği demecin hesabını ondan soracaklardır mutlaka ama kurnaz Lahm hocasını eleştirilerin içine katmadığından onun desteğini arkasına almışa benziyor,aksi taktirde bu maçı evden Televizyondan seyredebilirdi.
Diğer maçlara gelince "Batıda değişiklilik yok".Mainz 05 kendi sahasında kazanmaya devam ediyor,bugün ilk yarı Nürnberg takımını yenmeye yetti.Hafta ortası benim ufaklığı aldım antrenmanlarını seyretmeye gittik,merak ettim bu Tuchel neyin nesi.Gerçeği söylemek gerekirse,sıradan bir Teknik Direktör ve şanslı,neden şanslı? Çünkü mesleğini seven Profesyonel oyuncular ile çalışıyor,birde aile ortamı var.Kimseye karşı yabancı tavırları takınmıyorlar,isteyen istediği zaman antrenmanlara gelip seyredebilir,basına kapalı çalışmaymış filan yok zaten o kadar ahım şahım taktik stratejik çalışmaları yapmıyorlar.Tuchel ile biraz sohbet ettik çok sempatik birisi,bizim yöreden olduğu için öyle resmiyet'e yok pfalz şivesinde biraz lak lak yaptık.Sizlere tavsiye ederim Mainz çevresinde oturanlar mutlaka bir gün zaman ayırıp gidin görün.
Bochum istikrarını sürdürdü ve geleneği bozmadı,SC Freiburga kendi sahasında yenildi.Bizim burada bir geyik dönüyor,güya Bochumlular St.Pauli ye ligleri değişelim teklifi götürmüşler."Biz sizin için Bundesliga'ya çıkarız,siz bizim için kümede kalmayı başarın".Şaka bir yana Bochum bu milli maçlar arasında mutlaka toparlanmalı yoksa işleri çok zor.Herrlich bu maçta takımı 6 pozisyonunda değişiklik yaptı ama Ono ve Dabrowskinin yokluğunu kapatamadılar.
Gladbach bugün kaçırdığı gol pozisyonlarını değerlendirse maç rahat 7-8 olurdu,Stuttgart Lehmana dua etsin şans eseri ve Lehmanın üstün becerisi ile bir puan aldılar buna da şükür.Gladbach'da genç Reus sahanın yıldızıydı ama kale önünde oda diğer arkadaşları gibi yetersiz kaldı.74.dakikada oyuna giren ihtiyar delikanlı Neuville'de skoru değiştiremedi.Gladbach önemli puan kaybetti mutlaka kazanmaları gereken müsabakaydı,inşallah ileride bu kaybı kapatırlar.
Hoffenheim beklenmedik mağlubiyet aldı,oysa maç öncesi her şey toz pembe,Carlos Eduardo Brezilya Milli takımına çağırılmış çok motiveliydi.Her şey Hoffenheim'ın istediği gibi başladı 23.dakikada İbiseviç ile öne geçip ilk yarıyı galip bitirdiler.İkinci yarı Wolfsburg oyuna ağırlığını koydu.Seyircinin çok beklentisi vardı bu maçtan zira iki üstün tekniğe sahip oyuncularla donatılmış takımların ortaya koyduğu futbolda görmeye değerdi.Her iki takımın Boşnak oyuncuları formlarının zirvesindeler,İbiseviç ve Salihhoviç(Hoffenheim),Misimoviç ve Dzeko Wolfsburg,önümüzde ki hafta Portekiz'e karşı yapacakları DK eleme müsabakalarında Bosna benim favorim.Maçın adamı Misimoviç 52.dakikada eşitliği sağladı,57.dakikada üç günlük Brezilya tatilinden geri dönen Grafite Wolfsburgun galibiyet golünü attı.Hoffenheim bu sezon ilk kez kendi sahasında mağlup oldu eğer kazansaydılar tabelada 2.sıraya oturacaklardı.
Cumartesi maçlarının toplu sonuçları:
Bayern Münih - Schalke 04 1:1
Hoffenheim - VFL Wolfsburg 1:2
Borussia M'gladbach - VFB Stuttgart 0:0
Mainz 05 - 1.FC Nürnberg 1:0
VFL Bochum - SC Freiburg 1:2
Üç eksik maç Pazar günü oynanıyor; Hannover 96 - Hamburger SV saat 16:30,Hertha Berlin - 1.FC Köln ve Werder Bremen - Borussia Dortmund saat 18:30
Bella Italia
Almanya'nın yöresel devlet TV kanalı WDR(West Deutscher Rundfunk) 2 kasım pazartesi günü "bella İtalya" adlı bir haber yayımladı.Youtube'dan ne kadar video varsa toplamışlar,iki büyük İtalyan gazetesinin yazarlarını ve birde İtalya Milli takımının efsane oyuncusu Bergumi'yi konuşturup koftiden haber yapmışlar.Alıştık artık ne yazsak çizsek boşuna,uluslararası futbolu yakından takip edenler için yukarıda ki görüntüler yabancı değil ve yakından takip edenler bu olayların çoğunun bir patlama noktası olduğunu biliyorlar.Dört sene önce Roma derbisinin yarıda kalması,maç başladıktan kısa süre sonra bir küçük çocuğun polisler tarafından öldürüldüğü söylentisi stada yayınlınca ortalık gerildi ve taraftarlar maçın yarıda kalması için olaylar çıkardı,söylentilerin yalan olduğu sonra ortaya çıkınca iş işten geçmişti.İki sene önce 5.000 bin Napoli taraftarının Roma'ya gidişi medyada öyle yansıtıldı ki,yok efendim Taraftarlar tren basmış,turistler dışarı atılmış.Allahtan ballesterer dergisine haber yapmak için İtalya'da bulunan iki Avusturyalı gazeteci tüm olayları aydınlığa çıkardılar. Burası napoli değil !
Yinede bu görüntüler her fırsatta Tribüncüleri karalamak için ısrarla kullanılıyor.Yapılan haberde Ultra oluşumlarını çoğunun ırkçı ve sağcı oldukları genellemesi yapılması çok büyük yanlış.Doğru olan,evet bazı Ultra oluşumları siyasi kimliklerini öne çıkarıyorlar I.R.R. aşırı sağcı faşist oluşum ama bunların yanın Livornolu B.A.L. aşırı solcu oluşum.Genelde Ultra oluşumlarının büyük çoğunluğu siyasetle uğraşmazlar ama bu haberi yapanları pek ilgilendirmiyor çünkü onlar hedeflerini belirlemişler.Kalkıp şimdi Ultra oluşumlarının İlkbahar ayında orta İtalya'da olan deprem için yardım kampanyaları düzenlediklerini anlatsalar seyircilerde şüphe doğacak,onların amaçları karşı tarafı kötüleyip hedef göstermek.
Dün Türkiye'de "Şiddet Zirvesi" yapıldı,toplantıya katılanlar tff başkanı,Spor Bakanı,İçişleri Bakanı ve emniyet müdürleri,peki Taraftarlar? Hemen 14 tanesini karakola çektiler,alem alışverişte görsün.İstanbul emniyet müdürü Beşiktaş Başkanına hakaret edilmesini kınıyor,onun sonuna kadar arkasında olduklarını söylüyor,koruma altına aldıkları kişi kendi taraftarlarını bundan 3 hafta önce adam kiralatıp dövdürtmüştü.TFF Başkanı bedava bilet uygulaması ve kulüplerin seyirci organizasyonlarına son vereceklerini açıkladı.Ermenistan maçında bedava bilet dağıtan kendileri,yurtdışında oynanan milli maçlara akrabalarını kafileyle taşıyan yine kendileri içinde bu yasa geçerli olacak mı? Sahi bu yasa kimin için çıkıyor ? Taraftarlar tribünlerde olay çıkartınca suçlu,tff yöneticileri polisin gözü önünde gazeteci dövmesi serbest mi?
Bizim suçumuz yok mu? Elbette var,en büyük kabahatimiz bu şahısların eline koz veriyoruz.Devletin resmi töreninde olay çıkarmanın hiç bir yönü savunulamaz şimdi kalkıp karşı tezler sunsak her defasında bu tür olaylar karşımıza çıkacak,kendimizi yok ediyoruz.Tribünde sade takım desteklenir,illa dövüşmek istiyorsan çağırırsın karşı tarafı,bir yer ayarlanır,sayılar belirlenir,delikanlılar gibi adam adama kurtlar dökülür kimsenin haberi olmaz,gerçek holiganlık budur.Ana avrat düz gitmek,kapı pencere kırmak adam bıçaklamak çapulculuktur.TARAFTAR DELİKANLIDIR !
Erdal Güngör
BUNDESLİGA #12 Cuma

Bayer Leverkusen - Eintracht Frankfurt 4:0
Leverkusen için Frankfurt'u devirmeye 11 dakika yetti.İki takımında eksikleri vardı bunların başını kaleciler çekiyordu.Frankfurt Nikolov'un yokluğunu 14 ay sonra sahalara geri dönen Faehrmann ile kapatmaya çalıştı,Leverkusen'de Adler'in yokluğunu kendi alt yapısından yetiştirdiği genç Giefer aratmadı.Maçtan önce uzmanlar Adler'in yokluğundan daha çok defansta Hyypiae'nin oynaması önemli olduğunu vurguladılar.Leverkusen takımı Hyypiae ve Friedrich dışında genç bir ekip ve bu karışım iyi tuttu,bugün sahaya çıkan takımın yaş ortalaması 24.Heynckes stratejisini iyi ezberleterek takımını iyi organize etmiş,bu kadar önemli oyuncuların eksiğini kapatmak kolay değil.Leverkusen ileriye dönük çok umut veriyor ve ben onların Bundesliga'da bu sezon üst sıralarda tamamlayacağına inanıyorum,şu an liderliklerini korudular şampiyon demek için çok erken.
Geçen sezon Klinsmannın boşluğunu dolduran Heynckes Bayern Münih ile başarılı olmuştu,neden Bayern onunla devam etmedi anlamış değilim.Van Gaal ile Total Futbol modasına katıldılar ama şimdiye kadar Total Kaos'dan öteye gidemediler.Bugün Leverkusen Total Futbolun örneklerini sahada çok güzel sergiledi,dördüncü gol hazırlanışı muhteşem,bir tek pasla 5 kişilik defans bloğunu ekarte ettiler.Sade bu dördüncü gol değil,oyunun tümünü ele aldığımızda Leverkusen oyuncuları iştahlarının yanı sıra zekalarını da sahada konuşturdular daha bir buçuk dakika oynanmadı öne geçtiler.Golü atan Kiessling adeta kendi pozisyonunu hazırladı,gözleri kapalı kimin nerde durduğunu,topun nereye geleceğini iyi biliyorlar.Yaşlı kurt Heynckes'in bu olumlu gelişmede önemli rolü var,genç oyuncuları sahaya sürmesi takımına ne kadar güvendiğini ve cesaretini ortaya koyuyor.Leverkusen güzel oynayarak kazanıyor,ısrarla zafer peşinde değiller önce sergiledikleri oyuna konsantreler,güzel oynarsan her ihtimalde netice lehine olur.
Frankfurt kapalı kutu,nerede olduklarını henüz kendileri de çözememişler,devre arasında Başkan Bruchagen Sky kanalına verdiği röportaj camianın ruh halini açıkça ortaya koyuyor.Hafta ortası geleneksel toplantılarında taraftarlar ile bir araya gelen Başkan orada bir soruya verdiği cevap kolay hazmedilecek gibi değil.Bir taraftar soruyor "başkan alt yapıdan önemli yeteneklerimizi A takımına çıkaramadığımız için hepsini kaçırdık neden buna el atmıyorsunuz?",Bruchagenin verdiği cevap,"Başkalarının karısı kaçıyor,şimdi önce üç puana ihtiyacımız var gerisi kendiliğinden rayına oturur" enteresan.Frankfurt takımının durum değerlendirmesini maçtan sonra Maik Franz verdiği demeçte güzel açıkladı."Alt sıralarda olan takımları kolay yeniyoruz ama üst sıralarda ki takımlara karşı hezimete uğruyoruz",ortada kalan bubi mayınları gibi ne zaman ve kimin elinde patlayacakları belli değil.Skibbe kontrollü başlamak istedi,oyuncuları kontrolü ilk dakikada Leverkusen'e bıraktılar.Bir hafta önce oynadıkları Bayern Münih kupa maçının kopyasıydı sanki,sahaya çıkmadan havlu atmışlar.Savunmada yaptıkları hatalar,defans disiplinine önem veren Alman Futbol kültürüne hiç yakışmıyor.Skibbe ilk 10 dakika'da 3:0 mağlup düşmenin faturasını 22.dakikada Caio'ya kesti,Ki bence çok gereksiz değişiklikti.Oyuna giren Türk asıllı Avusturya Milli takım oyuncusu Ümit Korkmaz,bu sezon çıktığı ikinci maçında fazla etkili olamadı.İkinci yarı biraz canlanmalarını bekliyordum,fakat bu sefer Frankfurt ilk yarı kontrollü futbolunu ikinci yarı uygulamaya başladı,biraz geç kaldılar.Daha çok fazla gol yememek için direnen Skibbe'nin talebeleri dördüncü gol'de sanırım maçı kafalarında bitirmişlerdi.Frankfurt sezon öncesi koyduğu hedeflerine bu kapasitesiz oyuncular ile ulaşamaz.Amanatidisin eksikliği açıkça ortada ama bir tek onunla olmuyor takım içinde daha çok sorumlu yet alması gerekenler ortada yok.Bunların başını çekenler Selim Teber,büyük umutlarla transfer edildi bu gidişle Bundesliga'da sarı kart rekoru kıracak.Geçen sezon takımın yükünü çeken Köhler'de bir var bir yok,Caio,Fenin,Liberopoulus,Bayramoviç hepsi kulağa hoş gelen isimler,lafla peynir gemisi yürümüyor demiş büyüklerimiz.Bugün Frankfurt'a olumlu göze batan sade Taraftarlarıydı,90 dakika susmadılar.
Leverkusen haklı galibiyet aldı,gerçi bu kötü Frankfurt takımını yenmek zor değil yinede önemli eksiklerle çıktıkları maçtan altın değerinde üç puan alıp liderliklerini kordular.Goller;2.Kiessling,6.Reinartz,11.Kroos,86.Bender Bayer Leverkusen
Detmar Cramer:"Bir Eşekten Yarış Atı Olamaz"

Bir kaç ay önce Alman Spor Dergisi 11 Freunde Detmar Cramer ile yaptığı röportajın ilk bölümünü yayınlamıştım. Futbol basit oyun Elimden geldiği kadar büyük futbol filozofu Cramer röportajının ikinci bölümünü çevirdim ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
soru: Sayın Cramer geçen zaman içinde futbol oyununda gelişmeler görüyor musunuz?
Detmar Cramer: Gelişmeler derken?
soru: Mesela şimdiler de daha güzel oynanmıyor mu?
Detmar Cramer: Her insan için güzelliğin değişik anlamı vardır farklı bakış açıları olur. Örneğin 1930'lu yıllarda Schalke mükemmel teknik futbol oynuyordu, herkes takım içinde olan cambazları seyretmek için statları doldururlardı. Schalke rakiplerini nakavt ederdi ama efektif olamıyorlardı.
soru: Günümüzde futbol daha mı efektif oldu?
Detmar Cramer: Evet doğru, efektif oynanıyor. Bill Shankly döneminde Liverpool efektif oynuyordu, 5 pasla ve daha azıyla gol atıyorlardı.Tüm eksikler ortadan kaldırıldı mı mükemmelliğe ulaşılmıştır.
soru: En mükemmel oyunu görebilecek miyiz?
Detmar Cramer: Öyle bir şey yok, mükemmel oyuncuda yok, Pele bile mükemmel değildi.Defans da zayıftı onun yerine hücumda mükemmeldi, topu durduruşu sonra hızlanışı, bunu çok az kişi yapabiliyordu.
soru: Bu öğrenilir bir şey mi?
Detmar Cramer: Futbolcunun üstün yetenekleri varsa neden olmasın. Fakat bir eşeği yarış atına çeviremezsiniz.
soru: Pele günümüzün modern futboluna ayak uydurabilir mi?
Detmar Cramer: O zaman ki haliyle kesinlikle hayır. Şimdi modern yöntemler ile çalıştırılırsa bu mümkün. Aklıma bir hikaye geldi, Schalke'nin efsane oyuncusu Fritz Szepan okul yıllarında spor derslerinde 100 metreyi 13,4 saniyede koşamadığı için derce alamıyormuş şimdi bunun karşı tezini size anlatıyım.Fritz, Schalke takımının oyununu hızlandıran tek oyuncuydu, bunu topa bir kez dokunarak yapıyordu, günümüzde "One Touch" diyorlar.
soru: Sokak Futbolcusu muydu?
Detmar Cramer: Çok övülen sokak futbolunun da eksik yönleri var. Biz de çok oynardık, ikili mücadelelerde güçlüydük ama zayıf yönlerimizi gizliyorduk. Mesela sol ayamızı kullanmıyor kafa toplarında zayıftık.O yüzden geniş kapsamlı antrenmanlar yapılmasından yanayım, oyuncular ne gerekiyorsa o eğitimi almalı.İki dizi sakat olan Toni Schumacher gibi kalecilerin orman koşusu yapmasına ne gerek var? Ona lazım olan fizik güç ve dayanıklılık.
soru: Alman Futbolu 1980 ve 1990 yıllarında derin bir krize düştüğü söyleniyor sizce doğru mu?
Detmar Cramer: (kızgın şekilde) Kim demiş bunu? Siz sade başkalarının söylediklerini tekrarlıyorsunuz.
soru: Jürgen Klinsmann 2004 yılında Alman Milli takımının başına geçtiğinde uyarmıştı ve reformların yapılmasını önerdi, onun bu sözünün altını çizebilir misiniz?
Detmar Cramer: Hayır, doğru değil.Doğru olan şu; İspanyolların spor merkezleri bizimkilerinden daha iyi.Diğer doğru olanı; Klinsmann görev aldığında bir çok şeyi harekete geçirdi fakat "Artık Uyanmalıyız" kelimesi beni rahatsız ediyor. Kimi uyandırmaya çalışıyorlar? Hitzfeld ve Rehagel mi uyanacak? Çok iyi hocalarımız vardı, bu söylentilerin hepsi boş ve klişe. İnsanlar yurt dışında yeni bir şey gördüğü zaman bu neden bizde yok diye hayıflanıyorlar. Biz Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde 1950 yıllarının başında Futbol-Toto oyununu başlattık ve oradan yüzde %6 gelir alıyorduk. Bu paralarla alt yapıya yatırım yaptık yeni spor merkezleri kurduk, örneğin Duisburg, Kaiserau ve Hennef. O yıllarda her eyalete bir temsilci yerleştirdik, onlar 9-12 yaş arasında gençlerden takımlar oluşturdular ve bunların arasından Netzer, Overath ve Aki Schmidt gibi yetenekli futbolcuları Alman Futboluna kazandırdık.
soru: Neden erken oyuncu keşfetmeye sonra ki yıllarda önem verilmedi ?
Detmar Cramer: Artık günümüzde Bundesliga takımları alt yapıdan oyuncu yetiştiriyor. DFB(Alman Futbol Federasyonu) bu işler ile uğraşmıyor, günde 2 saat çalışan hocaları var onların çıkardığı yetenekler de ancak amatör takımlara faydası oluyor.
soru: Geçmişe bakarsak DFB Bundesliga'nın yürürlüğe sokulmasına uzun süre karşı çıkıp engelledi.
Detmar Cramer: Bu doğru.Oyuncuların Amatör kalmasını istediler, kocaman yalandı. Schalke stadında çalışan gişe elemanı bir gün kasayı alıp kaçarak sonra köprüden kanala atlamıştı, 1932/1933 sezonunda olmuştu bu olay. Herkes Schalke'yi seyretmek istiyordu o yıllarda, tanrım ne şahane futbol oynuyorlardı.
soru: Güzel ama yavaş futbol.
Detmar Cramer: Topu durdur, bak, oyna, o zaman ki futbolun prensipleriydi. Schalke bunu çok iyi beceriyordu.Yalnız onlar haftada sade iki kez antrenman yapıyorlardı, geri kalan zamanı çalışmak zorundaydılar. Ben Münih'de Teknik Direktör olduğum yıllarda günde iki kere antrenman yapılıyordu.Bir kişi hariç, Rummenige, o üç kez çalışmak zorunda kalıyordu çünkü sol ayağı zayıftı.Ona günün birinde şunu söyledim,"Sen milli oyuncu olana kadar kıçını tekmeleyeceğim".Rummenige ilk golünü sol ayağınla attı, Berlin'de İtalya'ya karşı oynadığımız maçta.
Avusturya'da Meşale Yasağı !

Şimdiye kadar tüm Avrupa'da örnek olarak gösterilirdi artık onlarda yavaşça sona yaklaşıyorlar.Aylardır Avusturyalı tribüncüler yeni yıldan itibaren uygulamaya konulacak meşale yasağına büyük tepki veriyor.Öte yandan meşale yasağının sade futbol maçlarına geçerli olduğunu ve diğer spor müsabakalarına serbest bırakılması biraz tuhaf.Mutlaka Avusturya'nın koca kafalı politikacıları bir bildiği vardır.Avusturya tribünlerinde şimdiye kadar kontrol altında belirli müsabakalarda pyro tozu ve meşale serbest bırakılıyordu.Yaklaşık bir yıldır siyasetçiler ve yayıncı kuruluşu ortamı suni şekilde gererek abartılı haberler çıkarmaya başladılar.Sözde her hafta sonu onlarca futbol sever statlarda meşale ve pyro tozundan yaralanıyormuş.Yapılan haberlerin kesinlikle yalan olduğunu defalarca dile getiren ve kanıtlayan Taraftarlar maalesef kimseye seslerini duyuramadılar.
Bu kanun yürürlüğe girerse Avusturya futbolu büyük darbe alır.Geçtiğimiz günlerde Avusturya futbolu üzerine bir yazım vardı Kaiserschmarrn ,eğer Avusturya futbolu bir sıçrama yaptıysa bunda Taraftarlarının çok büyük katkısı var.Tribünlerde yaptıkları şovları ile futbola soğuyan ve küsen seyircileri tekrar geri kazanmayı başardılar.Şimdi siyasetçilerin aldığı kararlara göre Tribün şenliklerinin en önemli parçası meşale şovları ve pyro tozları önümüzde ki sene tamamen statlardan kaldırılacak.
Neden insanların sevinmesi yasaklanıyor? İlla Tribünleri zenginler mi doldursun,hep cici kızlar,süslü püslü bayanlar,küçük oğlan çocukları,çekirdek işleyen babalar sırf bunların mı statlarda yeri var başkalarının yaşamaya hakkı yok mu? Her türlü önlemi alınmış,müsaade edilmiş,kontrol altında yakılan bir kaç meşale hiç şiddet içerebilir mi? Ve dikkati çeken en önemli soru,niçin Futbol müsabakalarında meşale yasaklanıyor diğer Spor müsabakaların da serbest bırakılıyor? Çünkü yayıncı kuruluşlarına göre meşale görüntü kirliliği oluşturuyor,futbol televizyonları malı oldu ya.....
İNADINA MEŞALE !
KAHROLSUN endüstriyel FUTBOL !
Erdal Güngör
Michael Shields:"My Story"

Liverpool Taraftarları mayıs 2005 yılında İstanbul'da oynanan Şampiyonlar Ligi finalini hiç unutmayacaklar.İlk devre Milan'a karşı 3:0 mağlup kapatan Reds'ler ikinci yarı eşitliği sağlayıp maçı penaltılara taşıyarak kupayı kaldırdılar.Bir Liverpool taraftarı için o geceden sonra yaşadığı kabus gençliğinin 4 senesine mal oldu.Takımlarının kazandığı zaferi Bulgaristan'da arkadaşları ile beraber bir kaç gün tatil yaparak kutlamak isteyen 18 yaşında Michael Shields,Varna kentinde kaldıkları Otelde çıkan olaylar sonrası tutuklandı.Otelde konaklayan Liverpool taraftarlar ile bir garson arasında kavga çıkınca garson ölümden döndü.Olay yerine gelen Bulgar polisi yaptığı kısa araştırmadan sonra Michael Shields'i tutukladı.Michael çıkarıldığı mahkemede cinayete teşebbüsten 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Fakat olaya karışmayan Michael bir başka Liverpool taraftarı ve gerçek suçlu Graham Shanky ile soyadı benzerliği olduğu için tam 4 yıl Bulgar hapislerinde yatmak zorunda kaldı.Michael'ın suçsuz olduğuna inan ailesi ve arkadaşları bir kampanya başlattılar,bu kampanyaya Liverpool halkı,kulübü ve oyuncuları katılarak İngiliz adalet Bakanlığını harekete geçirdiler ve Shields'i Bulgar mahpushanelerin den kurtardılar. Gazeteci Greg O'Keeffe,Michael Shields'in yaşadıklarını kaleme alıp bir kitap yazmış ismi "Michael Shields:My Story".
Kitap piyasaya çıktı ilgisi çeken arkadaşlar buradan sipariş verebilirler.>>> link
İngiliz Polisinden Zorunlu Özür

İngiltere polis teşkilatı Scotland Yard dün zorunlu bir Özür bildirisi yayınladı.Carlington-Cup müsabakasında karşılaşan West Ham United ve Millwall'un taraftarları eskiden gelen düşmanlıkları yüzünden maç öncesi ve sonrasında olay çıkarmışlardı.Bunun üzerine İngiliz polisi o gün elinden kaçırdığı kişileri kameralar ile tespit etmiş,şahısların resimlerini yazılı ve görsel medya'da yayımlatarak geniş arama operasyonu başlatmıştı.Aranan kişilerin resimleri içinde "The Firm" filminde Bex karakterini canlandıran Paul Anderson'da bulunuyor.Haftalarca televizyon ve gazetelerde yayımlanan resimler sonrası bir akşam üstü iki üniformalı polis gelip Anderson'u evinden alarak karakola götürüyorlar,işte ancak o zaman yapılan büyük hata ortaya çıkıyor.Resimlerin arasında Anderson'un dışında olaylarla alakası olmayan çok kişi daha var.Scotland Yard büyük hatasını itiraf etti ve dün Daily Telegraph gazetesinde zorunlu açıklama yaparak tüm suçsuz kişilerden özür diledi.The Firm filminin şirketi Vertigo Films yetkilileri The Sun gazetesine verdikleri demeçte polise alaylı gönderme yapmışlar,"Öyle bir film çevirmişiz ki polis bile gerçek ve hikaye arasında farkı ayırt edememiş".
Güler misin ağlar mısın,ben haberi duyunca 15 dakika gülme krizine tutuldum.Koskoca Scotland Yard,sözde dünyanın en iyi polis teşkilatlarından birisi sayılıyorlar fakat gerçek ve film arasında farkı çıkaramamışlar.Aklıma bir anda BOFH (Bastard Operator from Hell) geldi,yoksa iş başında mıydı? Teknoloji dünyasının yaramaz elemanı,bir zamanlar müptelasıydım,tavsiye ederim okuyun. >>> link
Konuya yabancı olanlara kısaca anlatayım.BOFH bir şirketin Bilgisayar uzmanı ve aynı zamanda Network hatları ondan soruluyor,elemanı birisi kızdırdığında gıcıklık olsun diye resmini Scotland Yard'ın aranan suçluların listesine koyardı,mutlaka okumalısınız şahane teknoloji mizah içeren hikayeler,maalesef Türkçesini bulamadım.Yeni bölümlerini The Register ana sitesinden takip edebilirsiniz.
Erdal Güngör
Kimin Umurunda ?

Oyuncak haline getirdi,turkcell süperligde yeni moda yarattı her mağlup oldukları maçtan sonra "çekiliyoruz" açıklamaları.Bu sefer hedef gösteriyor,neymiş efendim pazar günü oynanacak Galatasaray maçında çıkacak olaylardan sorumliyeti üzerine almıyormuş.Hedefmi gösteriyorsun çetin? Maksatları hafta içi ortamı gerip Galatasarayı baskı altına almak istiyorlar,kimin uşağısın çetin?
Hani tff ortamı geren açıklamalar yapan kulüp Başkanlarına ağır cezalar kesecekti ?
Hayatınızda bir kere olsun kendinize iyilik yapın,delikanlı olun.Alın yanınıza şu beş para etmez tff ve mhk'yi bu gezegeni terk edin !
GALATASARAY ULAAAN !!!
BUNDESLİGA #11 Pazar

Bundesliga'nın geri kalan iki maçı dün oynandı ve beklenen neticeler çıktı.
SC Freiburg - Hoffenheim 0:1
Aynı eyalette olan iki kulüp tarihlerinde ilk defa Bundesliga'da karşı karşıya geldiler.Hoffenheim ilk yarı daha düzenli oyunu ve teknik kapasitesi üstün futbolcularınla önce çıkarak maçı koparmasını bildi.Freiburg hocası Robin Dutt geçen hafta cumartesi Mainz 05'e mağlup olan kadroyu değiştirmemiş,zaten fazla alternatifi yok.İlk devre Hoffenheim daha üstün takımdı,tempoyu yüksek tutular,yaptıkları pres Freiburg oyuncularını sürekli hatalı pas yapmaya zorladı.Bazen teknik kapasitesi üstün futbolcuların olduğu takımlar biraz dezavantajlı,çünkü oyuncular çocuk gibi maça kendilerine kaptırıp gol atmayı unutuyorlar.Dün Hoffenheim'de bu yine öne çıktı,seyirci açısından muhteşem görüntüler.İnanın öyle güzel kombinasyonlar yapıyorlar ki insan zevkten dört köşe oluyor,kendilerini iyi ezberlemişler sanırım gözlerini bağlasalar yine birbirlerini bulurlar.Sade onları seyredenleri değil sahada rakiplerini de büyülüyorlar,bana göre Freiburglu oyuncuların o vakit'e kadar sahada çaresiz kalmalarının tek nedeni buydu.Hoffenheim güzel futbolunun karşılığını anca Maicosuel ile 39.dakikada alabildi ve ilk devreyi galip bitirdi.
Ben ikinci yarı Hoffenheim'den fark bekliyordum ama tersi oldu,farklı Freiburg vardı şimdi sahada.İlk yarı sahada şov yapan Hoffenheim neredeyse bu aşırı şovun bedelini ödeyebilirdi.Freiburg hocası Dutt devre arası sağlam fırça atmış olacak sahada bam başka Freiburg vardı.Dutt ,Reisinger ve Makiadi'yi oyuna alarak takımını maça ortak etti.Yalnız bu ortaklıkta şansları onları yalnız bıraktı,Hoffenheim ikinci yarı biraz maça defans ağırlıklı başladı,rakip kale önünde kontrataklar ile tehlikeli oluyorlardı ve bu ataklardan bile farkı arttırabilirlerdi.Freiburg daha cesaretli ve açık oynamaya başladı,maça ortak oldular pozisyonlar buldular ama demin yazdığım gibi şanslarını soyunma odasında bırakmışlar.Sonuçta Hoffenheim haklı galibiyet aldı,Freiburg'un işi zor alt sıralardan kurtulmanın tek yolu maç kazanmak,geçtiğimiz yılların Freiburg takımından epey uzaktalar.Goller; 39. Maicosuel(Hoffenheim)
Eintracht Frankfurt - VFL Bochum 2:1
Maçın kader adamı Maik Franz,bir gol kendi kalesine diğeri de rakip kaleye atarak vasatın üzerine çıkamayan müsabakaya biraz olsun renk kattı,aldığı sarı kart buna dahil.Franz dün yine Frankfurt takımında sahanın en iyilerindendi.Ben Franz'ı severim,sert ama yürekle oynar,Van Bommel gibi sinsi değildir yaptığı fauller hep rakip ve top arasıdır,ısırır,acıtır bu gayet normaldir bana biraz Berti Vogts'un gençliğini hatırlatıyor."Gesunde Härte" der almanlar,Türkçesi "Sağlıklı sertlik",hedef hep toptur ama adamda geçmez,bizim Servet'e aynıdır,bunlar futbol oyunun içinde olan şeyler beğenmeyenlere senkron yüzme seyretmelerini tavsiye ederim. ;)
Gelelim maça,iki kez üst üstte Bayern'e karşı aldıkları mağlubiyet Frankfurt Taraftarlarını kızdırmış olsa da takımlarını yine yalnız bırakmadılar,dün yaklaşık 38.000 bin kişi tribünlerde yerini almış bu maçtan mutlak galibiyet bekliyorlardı.Skibbe'yi Amanatidisin yokluğu baya yıpratıyor çünkü Frankfurt'un oyunu tamamen onun üzerine kurulu ve takımın tek yıldız futbolcusu.Onun yerini Liberopulus ve Caio ile dolduruyor fakat orta saha beklenen performansı gösteremeyince oyun tıkanıyor.Geçen sezon Hoffenheim'de harikalar yaratan Selim Teber bu sene henüz beklentilerin çok gerisinde.Bochum'un yeni hocası Heiko Herrlich Bundesliga'da Teknik Direktör olarak çıktığı ilk maçına mağlubiyetle başladı.Zaten kimse farklı bir şey beklemiyordu,aldıkları kötü neticeler,oynadıkları ruhsuz ve kötü futbol onların bu konuda baya istikrarlı olduklarını ortaya koyuyor.Frankfurt'a karşı takımını katı defans dizilişinle sahaya süren Herrlich yedikleri erken golden sonra bile bu taktiğinden vaz geçmedi.Nasıl geçsin ileride gol atacak adam yok,Franz'da kendi kalesine atmasa gol'de bulamayacaklar.Haftaya kart cezalı Dabrowski ve Ono'da yok sanırım Herrlich tekrar kramponları dolabından çıkarmak zorunda kalacak çünkü forvette iki oyuncu kaldı "Nothing ve Nobody".Şaka bir yana VFL Bochum için burada çok güzel şeyler yazmak isterdim ama bence takımda ki oyuncular Bundesliga'yı kafalarında bitirmişler.Maik Franz'ın attığı ikinci gol bunun kanıtı,kornerden gelen topa öyle rahat kafa vurdu ki,antrenmanda bu kadar kolay gol atamıyordur.Bochum gelecek için hiç bir şey vaat etmiyor,gelecek demişken buna 2.Bundesliga dahil.Eğer bu sezon düşerlerse,Ki benim için düşmüş sayılır,bu sefer ikinci ligde de tutunamazlar.Goller; 14.Caio,54.Franz(Frankfurt.25.Franz K.K.(VFL Bochum).
Toplu neticeler;
Borrusia Dortmund - Hertha Berlin 2:0
Schalke 04 - Bayer Leverkusen 2:2
VFL Wolfsburg - Mainz 05 3:3
Eintracht Frankfurt - VFL Bochum 2:1
VFB Stuttgart - Bayern Münih 0:0
SC Freiburg - Hoffenheim 0:1
Hamburger SV - Borrusia M'gladbach 2:3
1.FC Köln - Hannover 96 0:1
1.FC Nürnberg - Werder Bremen 2:2
Gelecek Haftanın programı;
06.Kasım Cuma 21:30
Bayer Leverkusen - Eintracht Frankfurt
07.Kasım Cumartesi 16:30
Bayern Münih - Schalke 04
VFL Bochum - SC Freiburg
Mainz 05 - 1.FC Nürnberg
Hoffenheim - VFL Wolfsburg
Borussia M'gladbach - VFB Stuttgart
07.Kasım Pazar 16:30
Hannover 96 - Hamburg SV
07.Kasım 18:30 Pazar
Hertha Berlin - 1.FC Köln
Werder Bremen - Borussia Dortmund