Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

İşsiz kalan Futbolcular

13. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

İtalyan profesyonel Futbolcuları ekonomik krizin etkilerini ciddi biçimde hissetmeye başladılar.İtalya Profesyonel Futbolcular sendikası AIC'nin yaptığı açıklamada 3 profesyonel ligde toplam 171 futbolcu bu sezon işsiz kalacak ve önümüzdeki sezon sayının 282'ye ulaşacağı bekleniyor.Sendika Başkanı Sergio Campana italyada yabancı oyuncuların yoğunluğu yerli oyuncuların kıulüpsüz kalmasının en büyük sorunu olduğunu vurguluyor.Artık eskisi gibi sınırların çekilmesini ve yabancı oyuncuların azaltılmasını talep eden Campana,italyaya gelen AB dışı yabancı oyuncuların bir çoğu kendi ülkelerinde hiç bir takımda oynamadıklarını ama italyada onlara tüm kapıların açık olduğuna dikkat çekiyor.

Eylül ayında kulüplerbirliği ve futbol federasyonuyla bir toplantı yapacağını açıklayan Campano,AB dışı yabancılara sınır getirilmesini önereceğini söyledi.Altı büyük kulüp ve diğerleri arasında aslında pek fark olmadığını bu kulüplerin yine büyük paralar vererek oyuncular alacağını ama diğer 4000 futbolcunun geleceği belirsiz olduğunu vurgulayan Campana.Ekonomik kriz yüzünden bir çok kulüp oyuncuların maaşlarını geç hatta bazılarının hiç ödeyemediğini gelecek için büyük tehlike olarak görüyor.

İtalyan futbolu bu sezon krizden dolayı büyük maddi kayıplara uğrayacak.Zira TV yayın hakları 2010 yılına kadar garanti altında ama Merchandising ve kombine satışlarında geçtiğimiz sezon ile karşılaştırıldığında üç misli gerileme var ve bu kulüpler için önemli paralar oluşturuyor.Maddi yükü tek başına kaldıramayan kulüpler bu yükün altından kalmanın tek yolu özel şirketler ile yaptıkları ortaklıklarda arıyorlar.İşte esas tehlike burada oluşuyor.Krizin verdiği olumsuz etki özel şirketleri maddi sıkıntı içine sürüklerken bunlardan ilk nasipini alan ortak kulüpler oluyor.Maddi kaynakları kısarak hatta ortaklıkların bozulma nokatsına geliniyor ve böylece bir çok kulüp haritadan silinme tehlikesiyle karşı karşıya.

Hiç kimse kalkıp son yapılan sponsor anlaşmalarına methiyeler dizmesin,bu konulara uzak olan Türk Futbol severler ilginç şekilde at gözlüklerinden bakmaya devam ediyorlar.Büyük şirketler ile yapılan sponsor anlaşmaları ve ortaklıklarının nasıl şekilendiğini önümüzdeki günlerde göreceğiz,şimdilik her şey toz pempe gözüküyor ama bu anlaşmalar yapılırken hangi ödünler veriliyor orasını Allah biliyor.Bir gün aynı AIG gibi patlak verdimi bakalım yine bugünlerde olduğu gibi pempe gözlüklerle bakacakmısınız.Avrupada ekonomik krizin büyümesi Türkiyeyi kötü etkileyecek.Galatasarayın stat projesinde çıkan sıkıntılar tamamen ekonomik krizin etkileridir,son ihalede tatmin edici rakmın ortaya çıkmamasıda ekonomik krizden kaynaklanıyor,malum kimsede para yok.Ekonomik kriz bizi etkilemez balonu pek yakında kötü patlayacak ama olsun önemli değil.Yaşasın kredi kartları,birnin limiti doldumu ikincisi oda doldumu üçüncüsü
.Bu arada Sarı Çizmeli Mehmet ağa kırmızı bültenle aranıyormuş,kolay gelsin.....

Erdal Güngör
Weiterlesen

Yalnız Futbol

12. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Televizyona Uzman bir Cerrah çıkıp apantist ameliyatının yapılışını detaylı biçimde anlatsa sanırım kimse fazla ilgi göstermez hemen başka kanala zaplar.Ama konu Futbol olunca saatlerce 40 inch ekrana odaklanıyoruz.Pazar Akşamları ve hafta ortasında sözde kendilerini uzman ilan eden şahışların futbol üzerine yaptıkları yorumları görünce Cerrah Doktordan apantist ameliyatının yapılış şeklini detaylı hatta her türlü ayrıntılarınla dinlemek bana daha zevkli geliyor.

Pek fazla futbol üzerine yorum yapan programlara bakmam genelde Blogları okumayı tercih ederim.İstisnalar var elbette,hafta ortası 4 kez NTV-Spor'da yayınlanan Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol'un sunduğu Spor Servisi programı gibi mesela ve şimdiye kadar sade bu programla sınırlıydı sürekli seyretiğim.Dün Akşam bir yenisi eklendi "YALNIZ FUTBOL",GSTV'de yayın hayatına başlayan bu program ilerki haftalarda sürekli izleyeceğim programlar arasına girdi.Maçlar dışında fazla TV seyretme alışkanlığımız yok ama ilgi duyduğumuz bazı programları ailece hiç kaçırmayız,Yalnız Futbol bunlardan biri oldu.

Şimdi soruyorsunuz bu programın diğerlerinden ne farkı var? Yine üç,dört kişi bir masanın etrafına toplanmış futbolun anatomisini yapıyorlar.Görünüş sizi aldatmasın,orada oturan İnsanlar diğerlerinden çok farklı.Onlar içimizden birileri yani o masada oturanların konuştuklarının çoğu ile fikirlerimiz örtüşüyor,onlarla özdeşleşiyoruz.Diğer programlarda olduğu gibi ne argo konuşmalar var nede futbolu çirkinleştiren yorumlar ve insanlara karşı futbolcuları aşalayan şahıslar oturmuyor.Bu insanların reyting kaygısı yok kimseye pempe gözükmek gibi eyamcılıkta yapmıyorlar.Gayet doğal,gerçek hayatlarında nasılsalar ekrana öyle yansıyorlar ve benim için önemli olanda budur.

Başta Melih Şabanoğlu(Gayın-Sin.net) olmak üzere Uğur Karakullukçu(PC LionFC),Eray Sözen(Ali Sami Yen Blog),Atahan Altınordu(Mayıslar Bizim) yayın hayatlarında başarılar diliyorum.Bizlere 90 dakika kesintisiz güzel ve ilginç program sundular.Programın özeliği yorumcuların kameralara doğal olmaları diğerleri gibi şovmenlik yapmadıkları,futbolda olduğu gibi Amatör Ruhla olaya yaklaşdıkları benim hoşuma gitti.

Hep böyle kalın,sakın endüstriyeleşmeyin.....



Erdal Güngör
Weiterlesen

Goal Songs

12. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Stadyumlar'da bir gelenek haline gelen,her atılan golden sonra çalınan müzikler popüler olmaya başladı.Fakat diğer yandan sıkça söylenen Futbolun endüstriyeleşip eğlence sektörünle rekabet içinde olmasın aksine daha çok bu sektörle beraber hareket ettiğini görmekteyiz.Teknolojinin ilerlemesiyle statların "SOUND SİSTEMİ" epey önem kazandı ve bu seslendirme sistemlerini doğru şekilde kullanan iyi zamanlama yapabilen DJ'lerin ekmek kapası oldu.Müzik hep tribünlerin bir parçası olmuştur,popüler melodilerin sözlerini değiştireren Taraftarlar takımılarını çoşturan tezzahüratlara dönüştürmüşler.Bu alanda çok taktir ettiğim Galatasaray Tribünlerinin usta bestecisi Edip Gürman,onun Galatasaray tribünlerine yaptığı besteler rakip tribünlerin taraftarlarının da beğenisini kazanmış ve sonra kendilerine göre uygulamışlardır.Gelelim esas konumuza "Goal Songs" Gol müzikleri,sizin anlıyacağınız her gol atıldıktan sonra çalınan poplüler müzik parçasının bir kısmı.Malum bu parçalar çoşkulu olması tribünleri harekete geçirmesi lazım.Almanyada her sene yeni parçalar Taraftarların seçimine sunuluyor.İnternet üzeri yapılan oylamalarda en fazla oy alan parça atılan gol sonrası çalınıyor.Sizlere bu sezon Bundesliga Arenalarında çalınan en beğenilen parçalarını sunuyorum,bu arada bizde artık yeni bir melodiye yönelsek hiç fena olmaz


Bayer  Leverkusen – Status Quo: Rockin’ All Over the World




VfB Stuttgart – Pennywise: Bro Hymn




Eintracht Frankfurt  – Sirtaki / Amanana




HSV – Coldplay: Viva La Vida




TSG 1899 Hoffenheim – Bots : Sieben Tage lang




Hannover 96 – Toy Dolls: Nellie the Elephant




Schalke 04 – Schalke und Freunde: Ein Leben lang





Borussia Dortmund – Ole, jetzt kommt der BVB



Borussia Mönchengladbach – Scooter: Maria (I like it loud)



Hertha BSC – Berliner Luft




Bayern München – Zillertaler Hochzeitsmarsch




Erdal Güngör


Weiterlesen

Babanız Yaşıyorsa Hala Çocuksunuz

11. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur.

Bu harika.

İnsan babası ölünce büyüyor çünkü.
Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık.

Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor.

Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor.
Uzakta olsa da, bize dokunamasa da...

Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz,
her şeyi bilen babamızın sorularıysa biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlıyor.
Müdahale etmese, soru sormasa ne iyi olur dediğimiz zamanlar çok oluyor artık.
Biz ondan daha iyi biliyoruz ya her şeyi. Zaman artık onun zamanı değil ya...
Teknoloji gelişti ya... Her şey değişti ya...

Oysa ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz,
işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz.
Çünkü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde.
Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.

Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz,
sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor
ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.

Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.
Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız,
takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz,
korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.

Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...

Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen,
sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte.

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur...


Ben hala çocuğum ve uzun zaman böyle kalmak istiyorum.........

Erdal Güngör

Weiterlesen

Üstün zeka + Fizik gücü= 3 Puan

9. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

Öncelikle Galatasarayımızın Teknik ekipini teprik ederek ayakta alkışlıyorum,bu gün G.Antepe karşı aldığımız 3 puanda aslan payı onlara ayit.

Galatasarayımız göze hoş gelen oyun sergilemedi.Başlıkta da belirtiğim gibi önce üstün oyun zekalarını kullandılar.Malum Galatasarayın başında Rijkaard isimli hoca olunca herkesin ilk aklına Barça ve o muhteşem futbolu geliyor.Antep takımı Galatasarayın çok pas yapacağını ve yüksek tempoda maçı götüreceğinden yola çıkarak ilk devre sıkı pres uyguladı.Fakat Rijkaard Hoca bunun bilincindeydi,derslerini çok iyi çalışmışlar.İşte bu yüzden ilk yarı sürekli geniş alanlara uzun pas atarak orta sahayı geçmeye çalıştılar,ilk golümüzün başlangıç noktası böyleydi.

Şimdi herkes soruyordur bu takım daha üç gün önce yine aşırı sıcak havada maça çıktı,nasıl oluyorda Antepin cehenem sıcağında ikinci yarı rakipinden fizik gücü daha üstündü diye? Ve nasıl bu kısa süre içinde oyuncular rejenere olmuşlar?

İnsanı hayretler ve bir o kadar merak içinde bırakan iki soru.

Hayret edilecek bir şey yok hepsi Rijkaard ve ekipi tarafından virgülüne ve noktasına kadar planlanmış hatta 25. dakikada verilen su molası bile lehimize ve planın önemli parçasıydı.Türk hocalarının Rijkaard dan çok şeyler öğrenecek dediğimiz olay budur.Aldığımız önemli üç puan tamamen Futbolun bilimsel faktörlerini ön plana çıkararak akıllaca kulanılmasının başarısıdır.

İkinci golümüzün duran toptan gelmesi bir diğer önemli silahımız olacak bu sezon,buda takımın boş durmadığını sürekli çalıştığını gösteriyor.Ama öyle haybeye kurudan çalışma değil,yine bilinçli planlı projeli.Bu sezon sahaya hangi 11 çıkacak,kim ne zaman hangi dakikada oyuna girecek hepsi önceden planlanmış olacak.Filanca neden oynuyor diğeri neden yedek gibi boş yere kızmanın hiç anlamı yok.

Belki şimdi o göze hoş gelen Futbolu sergilemiyoruz malum takım henüz hazır değil birbirlerine alışması ve sistemi ezberlemeleri biraz süre alabilir ama ileriki haftalarda Galatasarayımız bizleri müthiş çoşturacağına adım gibi eminim.

Bir çift kelime Sabri kardeşime.Onu çok seviyorum ama o klasik hareketi Hakeme aşırı itirazlarından vaz geçmeli.2002 yılından bu yana Galatasarayın A Takımda oynuyor,uluslararası üst seviye tecrübeye sahip,bir profesyonel futbolcunun gelebileceği en doruk noktada.Pozisyon fouldü,hiç itiraz etmeye gerek yok hele 5 yaşındaki çocuklar gibi "valllaha hocam ben yapmadım" yalvarlamalar senin gibi efendi insana hiç yakışmıyor.Bir daha aynı olayda sus içinden lanet olsun de kenara çekil inan Taraftarların gözünde büyürsün.İstediğin kadar itiraz etsen karar değişmeyecek artık bunu bilmen lazım,Usta oyuncusun.


Erdal Güngör
Weiterlesen

BUNDESLİGA #1 vol.2

9. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör


Maç saatlerinin değiştiğini dün yazmıştım,Hoffenheim-Bayern saat 18:00'de başlangıcı yaptı devamı Bochum-Mönchengladbach ile geldi.50 inch. ekran LCD HD bağımlıları için biçilmiş kaftan amatör futbolun yüreğine hançer.Maç saatlerinin değişmesi sade Amatör Futbolu değil insanların sosyal hayatınıda önemli şekilde değiştierecek.Cumartesi akşamı Sinema,Tiyatroya yada baş başa Akşam yemeğine gitmek isteyenler dünyanın tutkusu olan futbola boyun eğebilirler,gitmek isteyen yine kafasına göre takılır.Amatör Futbolun tek geliri olan seyirci hasılatları önemli biçimde düşüşe geçecek sade hasılatla kalmayacak,kulüpler bazen oyuncu bulamadıkları için takım çıkarmakta zorlanacaklar.

Gelelim günün maçlarına.


VFL Bochum-Borussia Mönchengladbach 3:3

Bundesliganın ilk dramatik maçına şahit olduk,iki farklı devre,iki farklı takım gördük.Mönchengladbach 10.000 taraftarıyla Bochuma stadını adeta deplasmana çevirdi ve ilk yarıda öyle oynadılar,sahada Bochum diye bir takım yoktu sürklase olmuşlardı.Arango,Colautti ve Brouwers'in golleriyle devreyi galip kapatan Mönchemgladbach ikinci yarıyada tempolu başladı.48.dakikada Colautti boş kaleye kaçırdığı gol Bochum için dönüm noktası oldu.51 ve 52. dakikada Azaouagh'ın uzak mesaflerden attığı gollerle Bochum maça ağırlığını koydu.Şimdi sahada tek takım oynuyordu oda VFL Bochum,Gladbach gollerin etkisinden kurtulamnadı,kendilerini bir türlü toparalayamadılar 59.dakikada Dante kırmızı kartla oyun dışı kalınca beklenen oldu 63'de Sestak durumu eşitledi.İlk yarı sahada fırtına gibi esen Mönchengladbach ikinci yarı dağıldı.Bochum son saniyeye kadar maçı kazanmak için insan üstü mücadele verdi.Sonuçta netice iki takımında hakkıydı.Mönchengladbach iyi takım kurmuş,ilerki haftalarda bugün ilk yarı oynadıkları performansı 90 dakikaya yayabilirlerse ligde kalıcı olabilirler.

SC Freiburg-Hamburger SV 1:1

Hamburg da bu sezon parola "az emek çok iş",son oynadıkları maçlarda bu tuttu ama geçen sezon ikinci ligden Şampiyon olarak Bundesliga'ya gelen Sc Freiburg Hamburgun taktiğini boşa çıkardı.Hamburg 3. dakikada öne geçti sonrası...eh işte sonrası kocaman bir SIFIR,ilk devre bitene kadar maçı sürüklediler.Freiburg sahanın hakimiydi ama tek eksikleri gol atamadılar.İkinci yarı Hamburg açısından tablo değişmedi 65. dakikada Bechmann Freiburgun hakkediği golu attı,hatta Freiburg maçı kazanabilirdi çok gol pozisyonuna girdiler birde verilmedik penaltıları var.Maç Hamburgun sürekli tempoyu düşürmesinden dolayı vasatın üzerine çıkamadı,Berlin-Hannover müsabakasından sonra en zevksiz maçdı.

Gelecek haftanın programı;

FC Bayern München Werder Bremen
VfB Stuttgart SC Freiburg
Hamburger SV Borussia Dortmund
FC Schalke 04 VfL Bochu
Bayer 04 Leverkusen 1899 Hoffenheim
Hannover 96 1. FSV Mainz 05
1. FC Köln VfL Wolfsburg
Eintracht Frankfurt 1. FC Nürnberg
Borussia Mönchengladbach Hertha BSC Berlin

Erdal Güngör
Weiterlesen

BUNDESLİGA #1

8. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör


Thomas Tuchel isimli birini tanıyormusunuz? Bende tanımıyordum,bu gün tüm Almanya onunla tanıştı.Thomas Tuchel Mainz 05'in yeni Teknik Direktörü ve aynı zamanda Bundesliganın en genç hocası 35 yaşında.Jörn Andersenin aniden Mainz takımını terk etmesi üzerine Tuchel bu ağır görevin başına getirildi.Geçen sezon Mainz U19 takımını şampiyon yapan genç hoca yeni bir Jürgen Klopp olabilirmi?

Kim bu adam diye merak edenler için resmini ekliyorum.



Mainz ile başlangıcı yaptık onlarla devam edelim.

Mainz 05-Bayer Leverkusen 2:2

Mainz iyi başladı erken gole öne geçtiler ama Leverkusen klas farkını konuşturunca aradaki farkı kapatmasını bildi.Derdiyok ve Kieslingin attığı gollerle ilk yarı 1:2 leverkusen üstünlüğünle kapandı.İkinci yarı Bance oyuna girdi ama Mainz bir türlü istediği oyunu ortaya koyamadı.Yinede 82. dakikada Gunkelin frikik golüyle durumu eşitlediler.Sonuçta Mainz bir puanı şans eseri aldı biraz da yan hakemin yardımıyla.Gekasın verilmediği golü kesinlikle ofsayt değildi,üstelik ilk yarı Leverkusen bir penaltı kaçırdı.

Borussia Dortmund-1.FC Köln 1:0

Aslında Dormund vs. Mondragon dersek daha doğru olur.Maçın iki yıldızından birsiydi Mondi diğeri Dortmundlu Nuri Şahin.Borussia Dortmund maç boyu yakaladığı yüzde yüzlük gol pozisyonu tam 8 tane,kaleye isabet eden şut sayısı 24,antreman maçları bu kadar kolay geçmiyordur.Mondragonun ulaşamadığı yerlerede direkler imdadına yetişti ama 75. dakikada takım arkadaşı matip'in ters vurşuna yenik düştü.Köln takımı hakkında yazılacak hiç bir şey yok,önemli eksikleri vardı başta Podolski,sakatlığı yüzünden milli takımdan da affını istemiş.


FC Nürnberg-Schalke 04 1:2

Kuranyinin attığı gollerle öne geçen Schalke maç boyu üstün gözüksede,Nürnbergin golünden sonra uzun süre bocaladı.Maçın son düdüğüyle soyunma odasının yolunu tutan Schalkenin yeni Hocası Magath baya öfkeliydi.SkyTV ile yaptığı röportaj'da sepebini soran yayıncı kuruluşun elemanına verdiği cevap baya ilginç."Ben sizin arka tarafta neler yaptığınızı bilmiyorum,maçımı seyrediyorsunuz yoksa iskambilmi oynuyorsunuz ama oyunun sonlarına doğru rakipi dörde bir yakalayan oyuncularımın acemice topu tekrar rakipe teslim etmelerini Bundesliga gibi üst ligde oyunayan topçulara yakıştıramıyorum.Ne diyelim "Magath Live"

Hertha Berlin-Hannover 96 1:0

Çerezcilerin satış rekoru kırdıkları maç.Her sene olduğu gibi bu senede aynı soru "Berlin bu sezon beklenen mücizeyi gerçekleştirecekmi?" Şu an zor gözüküyor,7 as oyuncusundan eksik Hannoveri son dakikalarda ite kaka attıkları golle yenmeyi başardılar,mucize için bence yetersiz.Hannover bana göre Bundesliga'ya hiç yakışmıyor,öylede oynuyorlar.İleriki günlerde sakat oyuncularının takıma katılmasıyla belki durumu düzeltebilirler ama kümeye kesin gidecek adaylardan birisi.

Werder Bremen-Eintracht Frankfurt 2:3

Bence haftanın süprizi sayılır.Frankfurt Skibbe ile kendini bulmuş,geçtiğimiz sezon Funkelin korkak ekipi bu sene büyük işler yapacağını ilk maçta gösterdi.Maçın yıldızlarından Amanatidis ilk yarı attığı gollerle takımını iki kere öne geçirdi ama sakatlandı.İkinci yarı onun yerine giren Fenin maçın skorunu belirledi.İşte Skibbe ancak böyle takımlarda başarılı olur,Galatasaray onun için bir numara büyüktü.Maçın diğer yıldızı geçen sezon büyük paralarla Transfer edilen ama Funkelin gazabına uğrayan Brezilyalı Caio,Selim Teber Hoffneheim'da gösterdiği performansdan henüz uzak.Türk asıllı olan Avusturya Milli takım oyuncusu Ümit Korkmaz da sakatlığı düzelirse Frankfurt bu sezon ilk beşe girme ihtimali bir hayli yüksek gözüküyor.

VFL Wolfsburg-VFB Stuttgart 2:0

Maça bakamadım,özet görüntülerine de o yüzden ne yazsam yalan olur.Fakat benim için netice süpriz değil Şampiyon kaldığı yerden devam ediyor.

Hoffenheim-Bayern Münih 1:1

Bu sezon Bundesliga maç saatlerinde değişiklikler oldu,cumartesi akşamları 18:00'de ve Pazar günleri öğlen 15:30'da müsabakalar oynanacak.Hoffenheim-Bayern başlangıcı yaptılar,yarın Bochum-Mönchengladbach devam edecek.Gelelim maça,Alman total futbol vs. Hollanda total futbol.Neticeyle her iki takım şimdilik idare etmek zorundalar zira Hoffenheim'ın ilk yarıda buz gibi golü güme gitti ama sonuç yinede adil sayılır.Hoffenheim göz doldurdu,geçen sezonun ilk yarısında yaptıkları çıkışın benzerini bu sezon görebiliriz.Bayern ilk golü atıp öne geçsede Hoffenheim'a karşı üstünlük sağlayamadı.Baum Johan 10 numara pozisyonda oynayacak kişi değil,Van Gaal Ribery'de israr ediyor,henüz sakatlığı geçmedi.Bence Hamit tam o bölgenin adamı,oliçle beraber Bayern takımında göze batan oyunculardılar.Bir başka göze batan oyuncu Bayern takım kaptanı Van Bommel,hayır performansıyla değil,rakiplerine yaptığı sportmenlik dışı foullerle.Bayern yöneticileri acileten duruma el atmaları lazım,yoksa takım kaptanlarından bu sezon fazla verim alamayacaklar.Son olarak Oliçe değinmek istiyorum.Onu Hamburgta ve Hırvatistan milli takımından nasıl biliyorsak kaldığı yerden devam ediyor.Attığı golün hazırlanışı okullarda ders olarak gösterilmeli.Hamitin sol tarafa açtığı pas esnasında markajdan rakipi bloke ederek Oliçe gol pozisyonu yaratılması defalarca görmeye değer


Bu tabloyu ölçü olarak almamak lazım,önümüzdeki hafta bambaşka görüntü ortaya çıkabilir.Bundesliga maç skorları açısından istikrasız lig ne olacağını tahmin etmek mümkün değil.

Erdal Güngör
Weiterlesen

Anne sende gel

8. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Eskiden maçlara sade Babalar giderdi,bazen tansyonu düşük olan maçlara oğullarınıda götürürlerdi.Günümüzde Modern Arenalar Aile Gazinosuna döndü.İyimi kötümü buna herkes kendi karar vermeli.Ben şahsen Ailelerin maçlara gelmesine karşı değilim ama tüm statdın çay bahçesine bürünmesinden rahatsızlık duyuyorum.Futbolun zevkini herkes eşit şekilde tatmalı,nasıl ailelere önem veriliyorsa aynı mesafede tüm sezon boyu maç seçmeden,yağmur çamur demeden,dünyanın öbür ucu olsa bile armasının peşinden koşan vefakar Taraftarlara da yaklaşılmalı.

Futbol bizim zamanımızda basit oyundu,taş tribünler vardı,üzerinde saatlerce maçın başlamasını bekler bir yandan köfte ekmeğimizi yerdik.Çimler şimdiki gibi özel seralarda suni yetiştirilmiyordu,senede bir kere ekilir üç maç sonra saha tarlaya dönerdi.Maç başlar sahada futbolcular boğuşur bizlerde tribünlerde çılgıncasına destek verirdik arada çılgınlığın bir üst boyutuna geçerek küfürü sallardık,hiç çekinmeden şimdi sigarayıda yasakladılar.

Artık Futbol tamamen endüstriyelleşti,eğlence sektörünün önemli parçası haline geldi,başta televizyonların.Yaz boşluğunu doldurmak için trışkadan uydurulan kupa maçları,bu turnuvalardan kazananılacak üç kuruşa muhtaç kalan kulüpler 24 saat içinde kıta değiştirmeyi bile göze aldılar.Nihayet dün ligler başladı,suni futboldan gerçek hayata döndük.Uzak deplasmanlar gibi bol reklamlı maç yayınları bizi bekliyor,yorumlarda cabası.Almanyada yapılan son araştırmalarda bu sezon Ailelerin ve Kadınların Futbol maçlarına yoğun ilgisi olduğu ortaya çıktı,erkeklerin kadın hamamlarına olan yoğun ilgisine henüz çare yok,şimdilik bayan plaj voleyboluyla idare ediyoruz.Sahi Semih Saygıner markalaştı,bayan plaj voleybolundan bu noktaya nasıl geldim bende bilmiyorum.Sporu pazarlamak için her türlü saçmalığı yapanlara nasıl katlanıyorsanız benide bağışlayın.Yalnız dün önemli bir şey söyledi Semih Saygıner,"Bana göre spor bu değil o yüzden kariyerime son verdim."

Benim bu kelimelerden sonra gözlerim doldu ama fikrim hala değişmedi,

endüstriyel SPORA HAYIR !!!


Erdal Güngör
Weiterlesen

AYDIN & DANGEROUS

7. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör



Size başlık tanıdıkmı geliyor?.PC oynu var Armed & Dangerous isimli Türkçe anlamı Silahlı ve Tehlikeli,yıllar önce bizim T-Shirtlerimizin üzerinde yazardı bu sloganl ama çok eskidendi,Tony Montana zamanlarında

Uzun maç yorumu yazmayacağım,gerek görnüyorum çevredeki Üstadlarımız daha güzellerini yazıyorlar,onların yazılarını okumak bana ayrı zevk veriyor.Fakat dün rakip ne kadar ölçü olarak gözükmesede Galatasaray iki oyuncu daha kazandı.Birisi Hatrick yapan Nonda diğeri AYDIN YILMAZ,bu iki oyuncu  dün adeta gitmemek için haykırdılar ve sanırım Frank seslerini duydu.

Galatasaray rakiplerinin korkulu rüyası olacağını Netanya maçında tekrar ortaya koydu.Sade kaliteli yerli ve yabancı Futbolcularınla değil,hayır. O MUHTEŞEM TARAFTARLARI rakiplerin ayrı katagoride değerlendirecekleri özel kabusları olacak.,mükemmeldiniz Kardeşlerim hep böyle kalın


Erdal Güngör
Weiterlesen

Son nefesimize kadar !!!

6. August 2009 , Geschrieben von Erdal Güngör

BİR TEK SENİ SEVDİM GERİSİ YALAN !

                                                                               
                                                                            Hücremdeyim hasretinle yanarım
                                                                            Senin için her gün her gün ağlarım
                                                                            Kanım hep içime akar kanarım
                                                                            Bizi anlamadın ona yanırım
                                                                            Senin hasretindir hücreme dolan
                                                                            Bir tek seni sevdim gerisi yalan




NO AL CALCİO MODERNO !
Weiterlesen
<< < 1 2 3 4 5 > >>