Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Dear Mama!

12. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

 


Weiterlesen

WE ARE THE CHAMPIONS!

12. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

engin_baytar.jpg

Du warst der beste alder, mach weiter so.....

Weiterlesen

Bugün Günlerden GALATASARAY!

12. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

metinoktay canbartu

 HIGH NOON - Final Showdown ! >>> link

Weiterlesen

Münferit#23

10. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

Romanı baştan takip için buradan >>> Münferit, Bir Ultras Romanı

 

Gaza Şeridi Vol.4


Sessice evden dışarıya çıkıp meydanın ortasına doğru yürüdü. Daha birkaç dakika önce durduğu yerde büyük çapta bir çatışma oluyordu. Yerde hala izleri vardı. Kopmuş kemerler, kırık bayrak sopaları, kurumuş kan izleri, kaçarken bırakılan bıçaklar, ayakkabılar. Etraf polisin sıktığı göz yaşartıcı bombalarından kalan sisle kaplıydı, yağmur ise hiç dinmeden yağıyordu.


Sisten önünü görmekte zorlanıyordu, tek isteği şu lanet olası cehennemden kurtulup ilk trenle evine gitmekti. Fazla oylanamadan yola koyuldu, dikkatli olmalıydı, polis saklanan Ultraların peşindeydi yakalanmadan bir an önce istasyona ulaşmalıydı.


Sokak lambalarını yakmışlardı oysa henüz öğlen üstü saat üçtü, loş bir karanlık çökmüştü şehre. Kimsenin şüphesini çekmeden dikkatlice dar caddenin kaldırımında yürüyordu. Bu arada yoldan geçen yayaların radyolarına kulak kabartıyordu, Fl….nsa erken golle öne geçmişti, şu lanet olası Pazar günü aldığı tek sevindirici haberdi. Karşıdan gelen polis arabası onu tekrar gerçek dünya’ya geri döndürdü. Arabayı çevik kuvvet eskort ediyordu, yavaşça ilerleyerek kenar mahallere saklanan Ultraları arıyorlardı.


Saklanmak için bir apartman boşluğuna sığındı, polisler coplarıyla duvarlara vurarak onun tarafına doğru geliyorlardı, lacivert üniformalarıyla aynı kontrgerilla militanlarına benziyorlardı, devletin maaşlı kabadayıları. Yanından geçerken nefesini tutu, yapacağı ufak bir hata onu ele verebilirdi.


Bugün şanslı günüydü, polisler onu fark etmeden yanından geçip gittiler. Ortalığın yatışması için bir süre daha bekledi, sonra avludan çıkıp hızlı adımlarla otobüs durağına gitti.


Durağın kulübesinin arka kısmına gizlendi, burada yaklaşık yarım saat otobüsü bekledi hayret ülkenin her yerinde Pazar günleri geciken otobüs vaktinde gelmişti.  Bilet aldı sonra boş bir kanepeye attı kendini, fena halde yorgundu ve acıkmıştı. İstasyona geldiğinde ilk büfeye koşup ne kadar çörek varsa satın alıp koca fincan kahveyle yeme hayalleri kuruyordu.


İstasyon kalabalıktı, büfeden çöreklerini alıp bilet kuyruğuna girdi, gişede ön sırada bekleyen yolcu maçı dinliyordu, Fl…nsa ikinci golü atmıştı ama hala arkadaşlarından bir haber yoktu. Telefonlarına kimse cevap vermiyordu, tutukluydular ama yinede her mahkûm bir kere telefon etme hakkına sahipti.


Trenin gelmesine zaman vardı, vakit geçirmek için istasyonun alt kısmına indi. Duvarlar müthiş çizilmiş grafitilerle doluydu, bazı yerlere kâğıt ilan yapıştırılmıştı, diğer tarafta birileri kız arkadaşını aşkı ilan ediyordu, bir köşede şehre gelen Ultraların yazıları vardı. Manifestolar, deklarasyonlar, tehditler;


“CUMARTESİ MAÇLARINA HAYIR, FUTBOL KATİLİ PARALI KANALLAR, KATİL POLİS, A.C.A.B., LACİVERT UNİFORMALILARDAN NEFRET EDİYORUZ, MENTALITA ULTRAS”


Bu alt geçit aynı sanat galerisiydi, duvarda her bir yazı dışarıdan bakan halkı Ultra hareketine katılmasına çağırıyordu. Sade Pazar günleri hergelelik yapmaya gelenlerin isyanı değildi bu yazılar. Birisinde demokrasiden ve sivil haklardan bahsediliyordu, toplu yürüyüş, fikir özgürlüğü gibi konular sade Ultraları değil tüm halkı ilgilendiriyord.


Duvarın bir köşesinde yeni inşa edilecek stadın spor tesisinden daha çok alışveriş merkezi olacağını vurguluyordu. Bir başka köşede ezeli rakiplerin tribün liderine özgürlük çağrısı yapılmıştı, “BOCIA SERBEST BIRAKIN.” Hiçbir suç işlemediği halde bir terör örgütü mensubu gibi yaka paça tutup içeri atılmıştı. Her çatışmada delikanlıca dik durmuş, kurallara uygun şekilde dövüşmüş dürüst bir liderdi. Farklı renklere gönül verilse de herkesin davası aynıydı, bunlar sonuna kadar dayanışma içinde olan gerçek Ultralardı.


Alt geçitin duvarlarındaki sloganlara katılıyordu, zaten şimdiye kadar fikri değişmemişti fakat uzun zaman Münferit takılması farklı düşünmesinde de önemli rolü vardı. Grup oluşumuna sonuna kadar inanıyordu, nasıl olsa her şey grubun içinde başlamıştı eylemler, birlikte girilen çatışmalar. Dostluk, birlik ve beraberlik, dayanışma, sadakatlik bir zamanlar grupların özelliğiydi. Şimdi daha çok bir organize suç örgütü gibi ya da aşirete benzer hale bürünmüşlerdi ve bu durum onu rahatsız ediyordu.


Artık günümüzde süper tribün grupları tamamen medyatik ve marjinalleşmiş kapitalist sistemin kuklaları olmuşlar. Şimdi çoğu marka ve ürünleri, direniş ve davayı savunmaktan daha üstün tutuyor. Geçmişte böyle değildi, sınırlı grup ürünü üretiliyordu ve maliyet fiyatına grup üyelerine satılıyordu. Bazen biraz pahalıya veriyorlardı ama oradan gelen parayı uzak deplasmanlara ayırıyorlardı ya da dost Ultralar şehre geldiğinde onları ağırlamak için kullanıyorlardı.


Eskiden büyük Hayalleri vardı, bir sürü formüller bulup sunmuştu. Tüm Ultralar birleşerek bir tribün birliği kurma fikrini ortaya atmıştı. Böyle bir oluşumla ortak sorunlarını çözmeyi düşünmüştü. Devlet baskısı üzerine gidilecekti, polisin gereksiz yere uyguladığı şiddete karşı yasal yollardan savaşacaklardı. Kulüplere baskı uygulayarak bilet fiyatlarını ucuzlatmalarını sağlayacaklardı. Buda futbola kara para akıtan şifreli kanallar tribünleri kendi istedikleri şekle sokamayacaklardı. Böylece bazı büyük kulüplere kimse kolaylıkla kıyak yapamayacaktı.


Ve en önemlisi, bu birlikle gruptan ayrı takılan, rakip grup üyelerine sinsice tuzak kurarak “Mentalita Ultra” kurallarına zarar veren, gereksiz yere olay çıkaran sahipsiz köpekleri ortadan yok edeceklerdi, ama hiçbiri geçekleşmedi…..devam edecek.

Weiterlesen

Bugün Günlerden GALATASARAY!

5. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

....ve bugün günlerden 6 Mayıs!

 

Delikanlım!.
İyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin....
Belki bir daha yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..

Delikanlım!.
Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar kadar güzel,
korkunç,
kudretli
ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.

Delikanlım!.
Sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
onları göremezsin bir daha
Delikanlım!.
Belki beni anladın,
belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.

Sevmek mükemmel iş delikanlım.
Sev bakalım...
Mademki kafanda ışıklı bir gece var,
benden izin sana,
sev
sevebildiğin kadar..


(Nazım Hikmet)

Weiterlesen

EURO 2012, Endless Summer

5. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

 


 
Weiterlesen

The Industry

3. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

 

 

Şu anda Türk futbolunun hali rapçi DMX den farklı değil, hatta daha beter.


Türk futbolu da endüstrinin mağduru oldu.


Tabiî ki olur!


Doğru düzgün futbol eğitimi ve kültürü olmayan ülkede futbol endüstrisi kurmak, ticaretini yapmak abeste iştigal.


Türk futbolunun şu anki hali kötü ama yinede reyting getiren bir medya eğlencesi, fazlası değil çünkü futbolun spor olduğunu halk çoktan unuttu.


Acı yanı ne biliyor musunuz?

 

Şimdi ekranlarda cacık şovları yapanlar yıllarca uğraşıp Türk futbolunu bu hale gelmesinden sorumlu kişilerdir. Şimdi ise kötülükten besleniyorlar.


Peki, o dünyaca meşhur ateşli taraftarlar bu konunun neresinde?


Türk taraftarları sırf biat etmesini bilir, hep yöneticilerin ağzından çıkacak iki kelimeye bakar. Masalara yumruklarını vurmasını, yanına birde Avrupa’dan yıldız topçu almasını ister. Sonra ekranın karşına geçip cacık yapanları seyrederler.


Gönülden sevenleri tenzih ediyorum ama Türk futbol taraftarlarının, yürekten futbolu sevdiklerine inanmıyorum!

Eğer gerçekten sevmiş olsalardı yıllardır onların saf ve temiz duygularını sömürenlere, hele şu son 10 ay sürede yaşananlara çoktan baş kaldırmalıydılar!


Aksine, tam tersini yaptılar!


Bir taraf başkanları ve yöneticilerinin yaptığı pislikleri bildiği halde kayıtsız şartsız, üstelik arsızca sahip çıkarak adeta bir Stockholm sendromu oluşturdu!


Diğerleri, şikeye karışmayanlar, yani temiz takımlar şimdi esas onlar mağdur. Peki, zamanında neden seslerini yükseltmediler, oysa bugün olacakları herkes biliyordu?


Yükseltemezler, çünkü yöneticiler izin vermez. Sürekli biat etmekten sürünün içinde gerçek kimliklerini kaybetmişler. Bir insan olduklarını, toplum içinde önemli birey olduklarını unutmuşlar. Bu yüzden bağımızca inisiyatif kullanıp tepkilerini dile getiremiyorlar.


Hani bir Matrix romanı var ya hatta filmini de çevirdiler, orada olanların hepsini şu anda yaşıyorsunuz sevgili Türkiyeli dostlarım. Vaktiniz varsa tekrar okuyun ya da seyredin ne dediğimi anlayacaksınız.


Size Morpheus gibi kırmızı/mavi hap sunma imkânım yok maalesef, gerçi sunsam da almazsınız ki.


Şimdilik dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden, Allah kurtarsın!

 

 

Weiterlesen

BÜYÜK YÜRÜYÜŞ!

2. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

                                                                 ISTANBUL

522511_10150778796168400_582398399_9604229_1461026898_n.jpg

 

                                                             ISVİÇRE(Nyon)

569km.jpg

 

                                                          ALMANYA(Köln)

IMG_0141.JPG

 

                                     NO AL CALCIO MODERNO !

                                       paytv KILLS FOOTBALL !

Weiterlesen

Bugün Günlerden GALATASARAY!

2. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

bugungunlerdengalatasaray.jpg

 


 
Weiterlesen

1 MAYIS

1. Mai 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör

1_Mayis.jpg

İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz !

İbn Mâce, Ruhûn, 4.

 

 


                                                           LIBERTA PER GLI ULTRAS ! 

Weiterlesen
<< < 1 2