Norveçli Tribüncülerin Büyük Başarısı!
Futbolun endüstriyelleşmesi en çok kulüplere yaradı ve maddi gelirlerini büyük ölçüde arttırdılar. Kuşkusuz gelişmelerden en çok taraftar olumsuz yönde etkilendi birde buna TV kuruluşları yayın haklarını satın alıp futbolu kendi tekellerine geçirmeleri tribüncüleri derinden vurdu. Artık eskisi gibi futbol müsabakaları sade hafta sonları oynanmıyor. Allahın her günü maç var hem de alışagelmemiş vakitlerde. Artan tepkiler üzerine geçen sene Avrupa Taraftarlar Birliği(FSE) bir kampanya başlatmıştı,”Hafta sonu maçlarımızı geri istiyoruz”. Ve kampanya ilk meyvesini verdi.

Aslında bu tamamen Norveçli tribüncülerin zaferi dersek daha doğru olur. İlkbahar aylarında başlayan yeni sezonda harekete geçtiler. Rekabetlerini husumetlerini bir kenara bırakıp pazartesi günü oynatılan maçlara karşı tüm ülkede eylem başlattılar. "Fotball Skal Spilles i Helgene” Türkçe, “Futbol hafta sonları oynanmalı” Norveçli taraftarlar web siteleri kurdular, sosyal medya platformlarında kampanyalar başlattılar, t-shirt sattılar maçlarda 10 dakika susma eylemleri yaptılar. Ve en önemli icraatları 2013 yılında yeni yayın ihalesi için yapılan toplantılarda bulunup isteklerini futbolu yöneten patronlara birebir ilettiler. Sizin anlayacağınız, sade eylem yapmakla yetinmedi Norveçli tribüncüler cephede kora kor mücadele ettiler. Yoğun tepkilere kulak veren Norveç Futbol Federasyonu bunun üzerine 2013 senesinde başlayacak yeni yayın döneminde bundan böyle pazartesi günleri müsabaka oynatmama kararı aldı.
Norveç dünya futbolunda önemli rol oynamıyor malum. Ama Norveçli Tribüncülerin bu büyük başarısı dünyada büyük yankı bulacağı kesin!
Biz ise daha doğru dürüst derbilerde deplasman yasaklarına henüz tepki veremedik. “BİZ” derken genelde tüm Türk tribünlerini kast ediyorum. Evet, Fenerbahçeli Arkadaşlar Eskişehir maçında tepkilerini koydular ama saman alevi gibi geldi geçti, bu hafta ise unutuldu. Benim yaşımdakiler Devekuşu Kabaresini bilirler, onlar kadar tepki veremedik şimdiye kadar biliyor musunuz? Devekuşu Kabaresi diyip geçmeyin, oyunları ile zamanın 12 Eylül cuntasını arkasına alan anap hükümetine karşı korkmadan ana muhalefetten fazla muhalefet yapıyorlardı. Türkiye’nin Demokratikleşmesinde önemli rol oynadılar.

Biliyorum, Türkiye’de tribüncülük zor zanaat. Hak hukuk adalet olmayan ülkede haksızlıklara karşı direniş göstermek her baba yiğidin harcı değil. Benim gibi klavyeden sallayanlara davulun sesi uzaktan hoş geliyor da fakat bu kadarda tırsmayın be Arkadaşlar! Mutlaka bir “TARAFTARLAR BİRLİĞİNE” ihtiyacınız var!!! Bakın, kulüpler birliği istedikleri gibi at oynatıyor, yaptıkları pisliklerini örtmek için mecliste gitmedikleri parti kalmadı ve sonunda mevcut yasada değişiklik yapılmasını sağladılar. Siz ise her şeye boyun eğiyorsunuz, samimi söylüyorum çok üzülüyorum hele uzaktan çaresiz eli kolu bağlı olayları takip etmek bana daha ağır koyuyor. Her şeye rağmen siz bunları hak etmiyorsunuz. Hepiniz aklı başında delikanlı insanlarsınız, KENDİNİZİ EZDİRMEYİN, HAREKETE GEÇİN ŞİMDİ!!!
Haberin kaynağına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz;
http://www.fanseurope.org/en/component/content/article/86.html
http://www.fotballihelgen.no/
https://www.facebook.com/pages/Fotball-skal-spilles-i-helgen/171566986218599
One More Chance
All the ways you wish you could be, that's me.
I look like you wanna look.
I fuck like you wanna fuck.
I am smart, capable, and most importantly, I am free in all the ways that you are not....! >> link
Şeytani Yorumlar
Geçen gün yazmıştım ”Futbol fazla konuşulmaz, OYNANIR!” Her müsabaka sonrası elbette her yönetici TD ve Taraftarı için takımı en iyi oyunu ortaya koymuştur. Birine göre faul yapılmıştır diğerine göre buz gibi goldür. Türkiye’de yıllardır futbol sahası dışında yaşananlar hep ön planda oldu, spor kültürü yozlaşmış bir toplum olduğundan bu uzun yıllar böyle devem edecek maalesef!
Gerçek damardan taraftarsanız, kulübünüzü futbolu, sporu gönülden seviyorsanız size tavsiyem fazla yorumculara takılmayın seyretmeyin, dinlemeyin ve mümkün olduğu kadar bu güruhtan uzak durun. Siz stat da ya da ekran başında ne görüyorsanız odur arkadaşlar. İnanın illa bir ikinci yoruma gerek yok kim böyle şeylere ihtiyaç duyuyorsa bilin ki bu insanlar futbolu spor olarak değil bir panayır eğlencesi olarak görenlerdir. Fakat Türkiye’de yıllardır profesyonel futbol oynamış bazı mahlûklar şeytani yorumlarıyla taraftarlar arasında düşmanlığı kasıtlı şekilde pekiştiriyorlar.
Bunların başını çeken dilmen adlı bozuntu dün Eboue’ye getirdiği yorumları bu sabah internet sitelerinde seyrettim. Baştan söyleyeyim bende dün tribünde olsaydım maç bizim sahada oynansaydı sinirden bir BJK futbolcusuna elime geçeni fırlatırdım. Ve o futbolcuda, aynı Eboue gibi artistik hareketler yaparak hakemi etkilemeye çalışırdı. Ki, dün Hakan Balta’nın cesaret edip atamadığı gole sinirden masa üstünde duran fıstık dolu kabı yere fırlattım, hanımın hiç hoşuna gitmedi.
Şaka bir yana futbol taraftarlarının hepsi fanatiktir, böyle şeyler hesaba katılmalı. Yıllardır futbol oynayanların kalkıp dün Eboue’nin hareketlerini kınamaları açıkça kendilerini inkâr etmeleridir. Hele o dilmen denilen sahtekâra inanmayın. O gerektiğinde para için dinini bile değiştirir, yapmadığı bir şeyde değil bakınız;

Benim Hala Umudum Var !
Yarın günlerden GALATASARAY ve kimsenin umurunda değil....
Deplasman Yasakları
Kendi pisliklerini taraftar üzerinden örtmeye çalışan yönetici bozuntuları derbilere deplasman yasağı getirip işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Hani iddianame açıklanacaktı bu hafta? Tabi bazılarının işine gelmiyor. Onlar işlerine gelmedi mi istedikleri gibi yasa değiştiriyorlar bizde bunları göz göre göre yiyoruz!
DAHA NE KADAR KATLANACAĞIZ!
ŞİMDİ EYLEM ZAMANI!
Ultras Manifesto derki;
Yapılan tüm sınırlamalara karşı gelmeli. Eğer deplasmana gitmesi yasaklanıyorsa, oraya gidip rakip takım tarafından bilet alıp oturulmalı.
GALATASARAY TARAFTARI!
Kulübünü canından çok seviyorsan Pazar günü tüm engellere karşı koyarak Dolmabahçe stadında takımının yanında olmalısın! Gerekirse kapıları kırıp içeri girmelisin!
NON OF US ARE FREE, ONE OF US ARE CHAINED !
Fuck The Media
and rıdvan dilmen...
Farkındasınız!
Tribünlere kızmayın, futbol kültürü yozlaşmış, futbolu Televizyon eğlencesi ya da bir video oyunu sanan toplumun sahadaki oyuncularla empati kurması abeste iştigal. İnsanların kulüpçülük yapmaları Volkan-Emre-Sabri tartışmaları ve tüm bunları marifet sanıp savunmaları gayet normal. Kalkıp bu güruhla tartışmaya değmez, cahil insanlara laf anlatmak zor. Öyle ki, milli takım formasını giyen oyuncuların hepsi bir takımda oynadıklarının ayırt edemez hale gelmişler.
Siz bunun farkındasınız!
Almanya’da her on(yazıyla 10) kişiden biri futbol kulübünde aktif üye, futbol oynuyor, futbol ile meşgul! Okullarda spor dersinin yanı sıra haftada iki kere ikişer saat futbol özel ders olarak veriliyor. Bu ülkenin halkının hayatında “SPOR” önemli parça olmuş, bir kültür yaşam tarzı.
Siz bunun farkındasınız!
Türk futbolu 11 yıldır bir komanın içindeydi makinelere bağlı çalışıyordu, dün gece fişi çekildi kurtuldu! Türk futbolunu bu hale getirenler şükür içeride yatıyorlar ama bu mahlûkları kurtarmak için belli bir kısım seferberlik ilan etmiş.
Siz bunun farkındasınız!
Yayın haklarına milyonlarca dolar ödeyip sonra buna marka değeri demekle. Yurtdışından yıldız diye transfer edilen, çoğu ahlaksız, gençlere kötü örnek olan oyuncularla. Para için din değiştiren üstüne de sizinle alay eden Teknik Direktörlerle Türk Futbolunu kurtaramazsınız.
Siz bunun farkındasınız!
Dünya kupası, Avrupa Şampiyonası, Copa America, Africa Cup, Şampiyonlar Ligi vb. turnuvalar her şeyden önce futbolun dünyaya daha çok yayılması, futbol kültürünün gelişmesi için düzenlenir. Ekonomik boyutu önemlidir ama hiç bir zaman ön plana çıkarılmaz, ikinci planda kalır. Çünkü futbol kültürü yaşatılmazsa ekonomik bir değeri olmaz! Şunu aklınızdan çıkarmayın, futbol üzerinden ticaret yapılır hele profesyonel ise kaçınılmaz. Ama, ASLA FUTBOL BİR TİCARİ ÜRÜN DEĞİLDİR, FUTBOL SPORDUR! Sahi,
Siz bunun farkındasınız!
Türk Futbolunun kurtuluş reçetesi;
1. Futbol derhal medyanın tekelinden çıkarılmalı!
2. Futbol topluma yayılmalı, insanlar futbol oynamaya teşvik edilmeli mutlaka amatör futbol geliştirilmeli.
3. Futbol okullarda ders olarak verilmeli. Okul takımları kurulmalı, ligler oluşturulmalı. Üniversitede okumak isteyenlere burs verilmeli örneğin ABD’de basketbol, baseball, Ameican Football gibi.
Siz bunun farkındasınız!
Evet, siz hepsinin farkındasınız haberiniz var, şu yazdıklarımın fazlasını biliyorsunuz. Düzeltebilirsiniz, her türlü imkânlara sahipsiniz. Peki, neden yapmıyorsunuz?
Ötenazi, Game Over
Allah rızası için birisi fişi çeksin...
12.11.2007 Gabriele Sandri, Unutmadık!
1967 yılında ABD Illinois Üniversitesi talebelerinin DOW kimya şirketine karşı düzenlediği eylemde polisin gösterdiği acımasız tavrı günümüze kadar değişmedi ve daha da çok şiddetlendi. Polis her yerde polis fark etmiyor, tabi işini dürüstçe yapan memurlara sözümüz yok. ABD'de yaşanan vahşetin Gabriele vefatı ile pek alakası var mı? bence var! Somut bir örnek, iki olayda tesadüfen aynı döneme dek geliyor aralarında sade 40 yıl geçmiş. Maalesef insanlar polis şiddetinle yaşamaya alıştı, hayatımızın vazgeçilmez parçası oldu. Gabriele Sandri bir polis cinayeti kurbanı olmuştur, eklediğim videoda görgü tanıkları ve katil polisin ifadelerinden ortaya çıkan canlandırmada net bir cinayet olduğu gözden kaçmıyor.
No Justice No Peace.....!