Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Blog von Erdal Güngör

Trabzonspor – Galatasaray 1:0

21. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

1 d

Im Spitzenspiel gegen Trabzonspor ließ Galatasaray wichtige drei Punkte liegen und muss nun um die Meisterschaft bangen. Eine verdiente Niederlage der Gelb Roten aus Istanbul,die auch Spielerisch nicht überzeugen konnten. Galatasaray musste zu dem ihren Wichtigsten Spieler Arda Turan ersetzen,der sich unter der Woche im Training eine Verletzung zu zog. In der Meisterschaft abgeschlagen und nur noch das Pokal Halbfinale im Kopf,war Trabzonspor 90 Minuten lang klar die Spielerisch überlegene Mannschaft.Trotzdem begann man etwas zurückhaltend und ließ in der Anfangsphase Galatasaray zu Torchancen kommen. In der 6.Minute Dos Santos und eine Minute später mit Joao Alves,hatte Galatasaray zweimal Gelegenheit in Führung zu gehen. Danach kam Trabzonspor besser ins Spiel und zu Torchancen wie in der 20. Minute durch Burak.Mit dem zunehmenden druck lies der Gastgeber Galatasaray nicht zum Spielaufbau kommen,sie störten sehr früh und zwangen die Abwehr zu Fehlern. Solch einen katastrophalen patzer leisteten sich Lucas Neill und Emre Güngör in Co Produktion. Neill passte Quer zu Emre,der beim versuch an Colman vorbeizukommen hängenblieb.Dessen bösen Schnitzer nutzte der Argentinier eiskalt aus und brachte seine Mannschaft in der 30.Minute mit 1:0 in Führung.

 

10 d

 

Galatasaray steckte denn Rückstand schnell weg,und kam in der 38.Minute durch Baris Özbek dem Ausgleich nahe. Trabzon zog sich zurück und war nur mit Konter angriffen vor dem Gegnerischen Tor zu sehen,aber sie konnten dennoch die verdiente Führung bis zur Pause verteidigen. Nach dem Wechsel erwarte man ein Aufbäumen von Galatasaray,aber die Fans wurden enttäuscht,zu ideenlos und ohne Konzept agierte die elf von Frank Rijkaard. Der,dann in der 56.Minute bis dahin Enttäuschenden Elano Blumer von Platz nahm,und mit Milan Baros ein weiteren Stürmer brachte. Doch dieser Wechsel brachte nicht die erhoffte wende bei den Gelb-Roten,die verzweifelt versuchten planlos das Tor von Trabzonspor mit hohen Bällen und Einzelaktionen anzurennen.In der 78.Minute startete Dos Santos so ein solo lauf über das halbe Feld,scheiterte aber am Überragenden Schlussmann Onur.

 

11 d

Trabzonspor war eindeutig die dominierende Mannschaft in der zweiten Hälfte,sie waren Galatasaray spielerisch überlegen,und mit ein bisschen Glück hätten sie sogar ihre Führung noch weiter ausbauen können. Letztendlich blieb es bei einem knappen aber Verdienten Sieg für die Mannschaft aus der Schwarzmeerküste,die am Mittwoch im Türkischen Pokal Halbfinale gegen Antalya ran muss.Nach dieser Niederlage von Galatasaray,kann sich nun Bursaspor am 22.März mit einem Heimsieg gegen Denizlispor die Führung an der Tabellenspitze um 5 punkte hinter seinen Verfolger Galatasaray ausbauen.Am nächsten Sonntag steht das sogenannte „Welt Derby“ Galatasaray – Fenerbahce an,für beide Erzrivalen steht sehr viel auf dem Spiel,selbst bei einem unentschieden würde für beide das frühzeitige aus im rennen um die Meisterschaft bedeuten.Wenn es nach dem jetzigen stand der Tabelle bis zum Schluss bliebe,wäre Bursaspor nach 27 Jahren die zweite Mannschaft aus Anatolien die,denn Türkischen Meister Titel holen könnte. Der letzte Meister aus dieser Region war 1983 Trabzonspor,sie gewannen damals ihren 6. Titel. Seither dominieren nur die drei Großen Clubs Galatasaray,Besiktas und Fenerbahce aus Istanbul.

 

 

Weiterlesen

Ahlaksızlıkta Gelinen Son Nokta !

20. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Üç gün önce Fenerbahçe SK resmi sitesinden bir yazı yayınlamıştı ve bundan bahsetmiştim Geç Kaldınız !


Aradan 72 saat geçmedi,sanki böyle bildirinin varlığını hiçe sayanların sayısı gittikçe artması,bende "birileri bizle maytap geçiyor" şüphesi yarattı.Gelin Fenerbahçe'nin yayınladığı bildiride şu satırları hatırlayalım;


Yine spor basınının belirli bir kesimi ısrarla gazeteciliğin en basit kurallarını dahi uygulamaktan imtina ederek haber yaptığı konuya ilişkin araştırma yapmak konunun muhataplarının görüşlerini almak ve olayların her yönünü okuyucuya aktarmaktansa tek yönlü, sansasyona dayalı ve kulaktan dolma dedikodu kaynaklı haberciliği tercih etmektedir.


İşte bundan bahsediyor ezeli rakibimizin değerli yöneticileri ve bizde ister,istemez inanıyor saygı gösteriyoruz.Sonra mahlukun teki çıkıyor ortaya,artık kendi iradesiyle mi ya da birilerinin emrinle mi? Şöyle bir makale yazmış;


Galatasaraylıları ’’Münferit’’ olarak öpüyorum.


Futbol Federasyonu’nu yönettiği dönemlerde ’’Fenerbahçe’yi şampiyon yapmamak’’ ilkesini benimseyen, Fenerbahçe her türlü engellemeye rağmen şampiyon olursa da bunu Sarı-Lacivertli camianın burnundan ’’Fitil fitil’’ getiren, şimdilerde ’’Fanatik’’ derecede gönül verdiği Galatasaray’ın hiç bir maçını kaçırmayan eski Başkan Haluk Ulusoy’un ’’Gölgesini’’ hiç eksik etmediği.Geçen sezon kendisine ’’Kışşttt’’ diyen Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat’tan bir fırça daha yememek için bu sene her şeye ’’Sarı-Kırmızı gözlükle bakan’’ şimdiki Başkan Mahmut Özgener’in yönettiği.Tescilli Galatasaraylı 2’nci Başkan Lütfi Arıboğan’ın ipleri elinde tuttuğu.Fenerbahçe maçlarına sürekli aleyhte düdükler çalsın diye ’’Seçme’’ hakemler gönderen MHK Başkanı’nın bulunduğu.Galatasaraylı olduğu ya da Fenerbahçe’ye hiç de sempatiyle bakmadığı her halinden belli olan, Sarı-Kırmızılı kulübe ceza vermemek için canını dişine takan PFDK Başkanı’nın yer aldığı.Fenerbahçeli futbolculara çıkan haksız kartları ve verilen acayip cezaları onamaktan başka bir şey yapmayan ’’İstinye noteri’’ lakaplı (Futbol Federasyonu’nun yeni merkezi İstinye’de) Tahkim Kurulu üyelerinin iş yaptığı Futbol Federasyonu,Galatasaray-Ankaragücü maçında tribünden atılan ve ağır yaralanan bir taraftar yüzünden bir kere değil, bin kere kapatılması gereken Ali Sami Yen’i, ’’Olay münferittir’’ diyerek kapatmamış.Bu olayda emeği geçen yukarıda adını saydığım tüm Galatasaraylı, ya da Galatasaray sempatizanı ağabeylerimin, ablalarımın, kardeşlerimin ellerinden, gözlerinden, kısacası ’’Her yerinden’’ MÜNFERİT olarak öper, başarılar dilerim!!!


Nice ’’Şaibeli’’ şampiyonluklara.


Yazının sahibi ve yayıncı medya kuruluşu,halkı provoke ederek suç işlendiklerine ben karar veremem,orasını yüce adalete bırakıyorum.Fakat şu satırlar;


" Bu olayda emeği geçen yukarıda adını saydığım tüm Galatasaraylı,ya da Galatasaray sempatizanı ağabeylerimin, ablalarımın, kardeşlerimin ellerinden, gözlerinden, kısacası ’’Her yerinden’’ MÜNFERİT olarak öper, başarılar dilerim!!!" 


Uluslararası spor camiası "Homofobi"(geçen ay yazmıştım  Homofobi'ye HAYIR !!! ) suçu olarak kabul ediyor.Homofobi suçu sade insanların cinsel tercihleri yüzünden aşağılanmalarını kapsamıyor,tüm insanlara karşı sporu bahane edip,farklı takımlara gönül verenlere "MÜNFERİT!" hakaret edenleri de içine alıyor.


Bir Galatasaraylı olarak,Galatasaray Spor Kulübünün  meriç tunca adlı şahısı ve hakaret içeren yazısını yayınlayan medya kuruluşunu derhal İ.O.C.(Dünya Olimpiyat Komitesi),FİFA ve UEFA'ya şikayet etmelerini istiyorum.Sözü geçen şahıs ve medya kuruluşu yaptıklarından dolayı Uluslararası Spor müsabakalarından haber yapma hakları süresiz ellerinden alınmalıdır!Bu yazının sonunda açıkça "sözlü cinsel taciz" yapılarak insanlar aşağılanıyor,hatta yazının tamamı "Stalking"(Takipçi Tacizcilik) ve kesinlikle "Basın Özgürlüğü" olamaz,aksine Demokrasinin temelini oluşturan Basın Özgürlüğünü ayaklar altına alıyor.Hafta başından beri Türkiye'de Spor Severlerin "mikro faşist,fikir holiganlığı" gibi mantığı olmayan,hakaret manası taşıyan laflarla kafasını karıştıranlar.Ülkemizi bölmek isteyen dağa çıkan çapulcularla hiç bir farkları kalmadı.Bu şahısların amaçları 28 Mart günü oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesinde ortamı gererek,bir yandan kendilerine rant sağlayıp diğer yandan iki Taraftar gruplarını birbirine düşürmeyi hedefliyor ve Ülkenin iç huzurunu bozmak istiyorlar,"LÜTFEN BU KİŞİLERİN EMELLERİNE ULAŞMASINA MÜSADE ETMEYİN!"

 

Weiterlesen

Against Modern Football !

19. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Weiterlesen

Geç Kaldınız !

18. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Ama yinede" zararın neresinden dönülürse kardır",demiş büyüklerimiz.Lakin bu canavarı sizler yarattınız,ancak siz yok edebilirsiniz.Malum,canavar büyüdü değişti kontrol edilemez hale geldi.İlk başta lehinize çalışıyordu şimdi etrafa verdiği zarar geldi size dokundu.Bu boyutlara geleceğini sizde hesaplayamadınız,fakat önceden belliydi defalarca uyarıldınız.Bahsettiğim konu Fenerbahçe Kulübünün dün resmi sitesinde yayınladığı açıklama >>> link


Kimine göre samimi gelebilir,kimine görede samimi olmayabilir,orasını tartışmak istemiyorum,Galatasaray ve Beşiktaş'ta önceleri benzer açıklamalar yapmışlar kimse umursamamıştı.Çünkü herkes medya kendini sizden yanlı göstererek tüm söylentileri ört bas etti.Medya içinde söz sahibi olan büyük çoğunluk renklerini açıkça dışa vurmaktan zorluk çekmiyordu,ki hala öyle.Yaklaşık 10 yıldır başta Fenerbahçe olmak üzere,oluşturulan "Yanlı Medya" belki üç büyük kulübün tüm yurda isimlerini duyurmakta büyük fayda sağladı,zira gemişte de bu hep böyleydi.Yalnız şu son 10 senelik süre içinde Türkiye'de garip bir futbol ticaret zihniyeti gelişti.Futbolu bir tüketim ürünü haline getirip,sanki süpermarketlerin raflarında gıda maddesiymiş gibi pazarlama hırsı şimdiki vahim durumu ortaya çıkardı.Maalesef bu zihniyet sahada oynanan gerçek oyunun önüne geçerek Türk Sporuna büyük zarar verdiğini,amaçları hepinizin üzerinden sade kendi ceplerini doldurmak olduğunu sonunda anlamışsınız;


"Bazı gazetelerin genel yayın yönetmenlerinden spor müdürlerine; spor müdürlerinden muhabirlerine kadar tüm birim ve spor servisleri çalışanları, artık şunu görmelidir; 'Sırf sayfaları doldurmak adına yazılan yalan yanlış senaryolar, Türk sporuna ve ekonomisine ciddi zararlar vermektedir.


Milyonlarca sporseveri yakından ilgilendiren ve bugün büyüklüğü ile sadece sosyal değil ekonomik anlamda da son derece önemli bir sektör haline gelen sporun ve özellikle kulüplerin lokomotif branşı olan futbolun, son yıllarda ülkemizde de ulaştığı nokta ve değer herkesçe malumdur. Ama görünen odur ki; Türk sporu, gerek başarıları gerekse marka değeri olarak ilerlerken hep daha iyiye gitmek adına çaba sarf ederken; spor basının belirli bir kesimi, çağın gerisinde kalmakta ve Türk sporunun sekteye uğramasına neden olmaktadır.


Yine spor basınının belirli bir kesimi ısrarla gazeteciliğin en basit kurallarını dahi uygulamaktan imtina ederek haber yaptığı konuya ilişkin araştırma yapmak konunun muhataplarının görüşlerini almak ve olayların her yönünü okuyucuya aktarmaktansa tek yönlü, sansasyona dayalı ve kulaktan
dolma dedikodu kaynaklı haberciliği tercih etmektedir. Her geçen gün kendini yenileyip, taraftarların ve sektörün ufkunu açacak, gerektiğinde Türk sporuna yön verecek haberler, araştırmalar ve dizi yazılara imza atmak yerine; yalanlar dünyasının ve masa başı haberciliğin girdabı içerisinde sürüklenir hale gelmiş bir spor basınıyla karşı karşıyayız."


İki hafta sonra sözde "dünya derbisi" olarak adlandıran asırlık Galatasaray-Fenerbahçe müsabakası öncesi böyle barış dolu sözler içeren açıklamayı yayınlamak,başta bir Galatasaraylı olarak olumlu karşılıyorum.Hele son Galatasaray-Ankaragücü maçı sonrası yaşanan vahim olayı,medyada çarpıtarak ortamı suni şekilde gerip,iki değerli kulübün Taraftarlarını birbirine düşman etmek isteyenlerin kulaklarına küpe olur İnşallah.Keşke benzer açıklamayı Kadıköy'de oynanan ilk müsabaka öncesinde yapma cesaretini gösterseydiniz,belki o çirkin olaylar yaşanmayacaktı.Her neyse,fazla sözü uzatmaya gerek yok Galatasaray-Fenerbahçe-Beşiktaş Türkiye nin derbilerdir,Taraftarlar tüm sezon boyu bu maçlar ile yatıp kalkarlar,kendilerine rant sağlamak isteyenler boş yere ortamı kızıştırmalarına hiç gerek yok.Bırakın Taraftarları kendi hallerine,onlar aralarında bu işi sizden daha çok iyi yapıyorlar.Son olarak,bir ülke dünyanın en büyük ekonomisine,sanayisine vb. sahip olabilir,fakat iç barışı sağlayamamış halkı huzursuz ise,yaşananların hiç bir değeri yoktur !

Weiterlesen

18 Mart Çanakkale

17. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

kuzular
Weiterlesen

Rüştü "NATIONALE"

16. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Dino Zoff 1982 yılında İtalya milli takımı ile dünya kupasını kaldırırken 40 yaşındaydı ve futbol tarihinde dünya şampiyonluğu kazanan en yaşlı oyuncu olarak yerini aldı.Daha önce 26 yaşında Avrupa Şampiyonu olan Zoff,İtalyan halkının ona "DİNO NATİONALE" adını takması ile efsaneleşti.

300px-Dinozoff

Rüştünün bunlar ile ne alakası var diye soruyorsunuzdur,bazıları hala Euro2008 yarı final müsabakasında yaptığı hatalı çıkışı aklına gelecek öfkelenecektir,sanki kendileri hayatta hatalar yapmazlarmış gibi.Çeyrek finalde Hırvatlara karşı harikalar yaratırken onu göklere çıkaranlar,yarı finalde yaptığı bir anlık hata yüzünden yerden yere vurdular,sonra yaşlandı diyerek ortadan kaldırdılar.Rüştünün Zoff gibi uluslararası üst seviye kariyeri yok,Fenerbahçe ve Beşiktaş ile Şampiyonluklar kazandı,birde dünya üçüncülüğü,bu kadar.Ama yinede Rüştünün ülkede gerçek futbol taraftarları arasında apayrı yeri var,hele dün akşam Denizlispor maçında yaptıkları ile şahsen benim gönlümde iyice taht kurdu.Kornere çeldiği topu Hakem aut atışı olarak belirlemişken,o kalkıp "hocam elime çarptı" işareti yaparak uyardığı hakemin,Rüştü gibi aynı büyüklüğü gösteremedi.Onu çekemeyenler şimdi kalkıp bu yaptığına popülizm diyeceklerdir,çatlayın patlayın uleen.

1517

Hangi takımda oynadığı umurumda değil,o benim için bundan sonra "RÜŞTÜ NATİONALE"

Weiterlesen

38 Ve Açılım !

15. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bu belgeseli bloga koymadan önce çok düşündüm,olumsuz tepkiler alacağımı biliyorum ama madem "AÇILIM" o zaman bazı şeyler ile yüzleşmenin zamanı geldiğinin düşüncesindeyim. Seyredeceğiniz belgesel bana ait değil, yapımcıların isimleri ve kaynakları  filmin sonunda belirtiliyor.

 

Belki önceden seyredenlerde olmuştur. Filmin içeriğinin bazı bölümlerinde bahsedilen vahim olaylardan açıkcası rahatsız oldum,sizlerde çoğu şeylerden rahatsızlık duyacaksınız! Fakat hemen önyargılı yaklaşıp  öfkelenmeyin.

 

Yapılan belgesel o yıllarda trajik olaylara şahit olan insanların öykülerini ön plana çıkarıyor. Objektifliği tartışmaya açık, yorumu sizlere bırakıyorum. Ama film en azından yıllardır kanayan yaranın sebeplerini ortaya koyuyor ve ben bu açıdan bakıyorum.

 

Yaşanan olayları sorgulamak, suçluları ortaya çıkarmak ve artık bazı şeylerle yüzleşmek her sivil toplumun asil duruşunu sergiler. Bizler tüm husumetleri bir kenara bırakıp zalimlere karşı kenetlenmeliyiz ve bir daha böyle faciaların  yaşanmaması için çabalamalıyız.

 

İşte bu yüzden belgeseli Çanakkale haftasında yayınlıyorum.

 

Şu güzel vatanımızı düşmanlardan kurtarmak için Çanakkale'de hep beraber mücadele verdik şimdi el birliğiyle bölüyoruz!


İnsanları kendi emelleri için kullanan ideolojilerin tek amaçları insanları yok etmektir,"Dişe,diş kana,kan" zihniyetini köreltip,ortak yaralarımızı sarmanın zamanı geldi geçiyor.

 

Ben parlamento içi siyasete inanmıyorum. Her şeyden önce fundamentalist  Galatasaraylıyım.

 

Bir zamanlar ASY'de Kapalı tribününde bir  pankart vardı ve üzerinde şu kelimeler yazyorduı;"TÜRK,KÜRT KARDEŞTİR ONLARI BÖLEN KALLEŞTİR!",işte ben hala buna inanıyorum ve son olarak "18 Mart günü resmi tatil ilan edilsin!"








Weiterlesen

Sieg oder Spielabbruch Vol.2

15. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Am Sonntag wurde in der Türkischen Süperlig wieder ein Spiel abgebrochen und wieder traf es Diyarbakirspor,dessen Anhänger gegen ende des Spiels auf den Platz Stürmten. Vorausgegangen war ein Freistoß in der 87. Minute aus dem,der Führungstreffer für IBB entstanden ist,daraufhin stürmten Diyarbakirspor Anhänger das Spielfeld.Mit mühe konnten IBB Spieler und das Schiedsrichter Gespann sich vom Platz retten,worauf die Schiedsrichter Umkleidekabine zurück zogen,und die Begegnung aus Sicherheitsgründen für unbespielbar erklärten.Ob der umstrittene Freistoß Grund für die Ausschreitungen waren,oder Provokationen von politischen Sympathisanten gewesen sind ist sehr fraglich ! Es wird behauptet das,die politischen Motive derjenigen,die den Platz stürmten offensichtlich seien,und nicht von Handzuweisen sind.

 

05 d

07 d

 

Man sollte die Vorfälle in Istanbul nicht mit anderen,z.B. am vergangenen Samstag in Berliner Olympiastadion vergleichen,obwohl beide sehr viel gemeinsam haben. Klar die Frustration bei den Anhängern ist groß,der Klassenerhalt steht auf dem Spiel.Es schien aber gestern für Diyarbakirspor Anhänger !? Mehr um die Probleme der ethnischen Bevölkerung aufmerksam zu machen,als um die Situation in dem der eigene Klub momentan befindet.Das stößt bei mir auf Unverständnis,den ein Fußball Anhänger,darf nicht seine eigene Politische Absichten,oder solchen Gedankengut über den Sport austragen ! Dafür sind andere Plattformen besser geeignet.


Nach diesem zweiten Spielabbruch hintereinander,sieht es für den Klub aus der Ost Türkei sehr schlecht aus.Wenn man nach dem Reglement gehen würde,wäre der zwangsabstieg für Diyarbakirspor so gut wie besiegelt.Die richtige Entscheidung zu treffen wird nicht leicht sein,ein abstieg von Diyarbakirspor in der jetzigen Lage,würde die Liga in einem Chaos stürzen. Schon vor beginn der Saison wurde der Klub von Jürgen Röber,Ankaraspor aus formalen gründen geschlossen und die Liga mit 17 Vereinen fortgesetzt.Alle spiele die gegen Ankaraspor ausgetragen werden sollten,wurden mit drei punkte zu Gunsten für die gegnerische Mannschaften angerechnet.Bei einem zwangsabstieg von Diyarbakirspor müsste man gleichermaßen vorgehen,und das würde zu einer Wettbewerbsverzerrung führen.


Empört zeigte sich gestern Abend der Istanbuler Gouverneur Güler. Er sei zwar über die Vorfälle bestürzt,kann aber das verhallten des Schiedsrichter Gespanns nicht nachvollziehen.Der Spielabbruch aus mangelnder Sicherheit sei nicht vertretbar,die Vorfälle bekamen Sicherheitskräfte sehr schnell in griff,und für die Fortsetzung der restlichen Spielzeit von drei Minuten wurden Vorkehrungsmaßnahmen getroffen.Warum die Schiedsrichter nicht mehr aus der Kabine kamen,und zum Spielabbruch entschieden,wäre aus seiner Sicht sehr unverständlich,sagte er bei einem Interview.

 

Weiterlesen

The Matchwinner; GALATASARAY - Ankaragücü 3:0

14. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

keita
Maç üzerine söylenecek tek kelime "ABDUL KADER KEİTA".Bugün sahada üstünde taşıdığı formanın büyüklüğünün farkında olan,bence tek oyuncuydu.

Weiterlesen

Olaylı Maç; Hertha Berlin - 1.FC Nürnberg 1:2

14. März 2010 , Geschrieben von Erdal Güngör

Kümede kalma mücadelesi veren başkent ekibi dün ortaya koyduğu olağan üstü mücadelenin meyvelerini toplayamadı.Girdikleri bir çok gol pozisyonunu cömertçe harcayarak trajik şekilde uzatma dakikalarında Charisteas'ın golüne boyun eğip,bu sezon 17.mağlubiyetini aldı.Daha geçen sene bu zamanlar Şampiyonluğun adaylarından biri olan Hertha Berlin küme düştü sayılır,en yakın rakibi dün karşılaştığı Nürnberg,aldığı galibiyetten sonra puan farkını sekize çıkardı.

jagdszenen2-1268501995 zoom50 crop 380x175 380x175+1+26

Maç biter,bitmez sayısı 100 civarında öfkeli Taraftar güvenlik güçlerini aşarak oyunculardan hesap sormak için sahaya indiler,basında çıkan haberlere göre 30 kişi tutuklanmış ve 4 polis hafif yaralı.Tutuklananları polis sade kimliğini alarak sonra serbest bırakılmışlar,olay medyanın abarttığı kadar vahim boyutlara ulaşmadı çok şükür ama olabilirdi.


İlla olmalımıydı?


Sezon başında yapılan yönetim hataları,yanlış oyuncu seçimleri,takım ve teknik heyetin uyumsuzluğu başkent ekibini ligin dibine çakılmasına sebep veren önemli faktörler.Berlin uzun yıllar ikinci ligde mücadele etti,birinci lige çıkınca kalıcı bir ekip oluşturup kulübü uluslararası platforma taşımak hatta özlemini çektikleri Şampiyonluğu yaşamak istediler.Şampiyonluk dışında aşağı yukarı saydıklarımın çoğu gerçekleşti,uzun yıllar geride kaldı maalesef şimdi rüya bitti.İstikrarı sürdürecek kaliteli kadrolarını bir arada tutamadılar,malum maddi kaynakları azaldı üstüne gelen global ekonomik kriz tuz biber oldu.


İkinci devrenin başlamasıyla birlikte krizden çıkmanın yolunu taraftarları ve şehri kenetlemekte gördüler,Mis Berlin bile duyarlılığını her maçta sergiliyordu,tabiî ki sivil kıyafetlerinle.Berlinliler ellerinden gelen her şeyi yaptı,hatta takımın içinde bazı oyuncular taraftarların deplasman masraflarını ödemeye hazır olduklarını gazete manşetlerinden duyurdular,sırf takımı ligde tutmak için büyük gayret gösterildi ama nafile.Birde dün muhteşem oynanan maçta son saniyede mağlubiyet golünü yemek,hayatını biricik kulübüne endekslemiş damardan taraftarda bir noktadan sonra filmi kopuyor.Kimisi takım otobüsüne saldırır,bazıları antrenman tesislerini basar,bu insanları anlamanın tarifi mümkün olmadığı için karşı tarafından mantığını zorluyor,illaki bir açılımı olmalımı? Açık konuşuyum ben olsam aynısını yapardım,doğru ya da yanlış orasını ilahi adalete bırakalım.

Büyük kulüpler sade kazandıkları başarılarınla büyük olmazlar,ilk önce taraftar kitlesine bakılır.Ne zaman yüz binleri,milyonları peşinden süreklersen büyük kulüp olursun ve gerçekten büyük kulüp isen,seni deli gibi sevenlerine katlanacaksın.Dün olayları yorumlayan kuklalar işlerine geldiğinde "futbol sade bir spor,eğlence nedir bu öfke" gibi komik açıklamalar yapıyorlar.Sanki Taraftar futbola o gözle bakmazmış gibi davrananlar,yeri geldi mi futbolun bir ticaret,kulüplerin şirket,oyuncularda paralı elemanları olduğunu temcit pilavı gibi her gün önümüze koyuyorlar.Şöyle bakın,şirket başarısız bir dönem geçirdi iflasın eşiğine gelmiş,yatırımcılarda hesap soruyor.Ama bu yatırımcılar diğerlerine benzemiyor,yüreklerini,canlarını yatırmışlar uğruna.Haklarını aramak için gidecek bir kapıları da yok,"İNSAN HAKLARI OLMADIĞI GİBİ !"



Weiterlesen
<< < 1 2 3 > >>