Teşekkürler!
Türk futbolunda yaşanan son olaylara karşı Galatasaray Yönetiminin gösterdiği dik duruş ve buna yaptığı son yazılı açıklaması “Tarih Bizi Yazar! Sizden Hesap Sorar” link destek veren Galatasaray Taraftar oluşumu ultrAslan’a bir münferit Galatasaraylı olarak şükranlarımı sunarım. Allah sizlerden razı olsun.
Hele ultrAslanın açıklamasında geçen şu satırlar muhtemelen birilerini depresyona sokmuştur;
TFF şunu unutmamalıdır ki; Galatasaray Spor Kulübünün kurucusu olan Büyük Galatasaraylı Ali Sami Yen, Türkiye’de futbolun gelişmesi için uğraş veren ilk Türk resmi spor örgütü Türkiye İdman İttifakları Cemiyeti’nin kurucularındandır. Bu cemiyet daha sonra Türkiye Futbol Federasyonu’nun temelini oluşturmuştur. Kısaca TFF’nin Başkanı, başında bulunduğu kurumun temellerini atan Ali Sami Bey’in kemiklerini sızlatma hadsizliğinde bulunarak, özüne ihanet etmiştir!
Tekrar yazanların ellerine sağlık!
Sizlerle Ne Kadar Gurur Duysak AZ!
Futbol Federasyonu ile yayıncı kuruluş Digitürk’ün gündeme getirdiği play-offsistemine Galatasaray karşı çıktı. Salı günü konuyu yönetim kurulunda tartışacak olan sarı-kırmızılılarda, yeni uygulamaya ilk tepki sert olurken, “Gündem değiştirilmek isteniyor. Avrupa'nın önde gelen ülkeleri İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya, Fransa gibi ülkeler örnek alınacağına Belçika ya da Yunanistan’daki model ilgi çekiyor” görüşleri ortaya çıktı.
Başkan Aysal ve kurmayları, Futbol Federasyonu tarafından sürpriz şekilde kabul edilen statünün Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştıracağını savunurken, yeni yapının yarardan çok zarar getireceği görüşü üzerinde birleştiler. Salı günü yapılacak yönetim kurulu toplantısının ardından konu hakkında ayrıntılı bir açıklama yapmaya hazırlanan sarı-kırmızılı yönetimin, yeni statünün marka değerine yarardan çok zarar getireceği iddisaında olduğu ifade edildi.
Kaynak >> link
Şu haberi okuduktan sonra Galatasaray’ımızla ne kadar gurur duysak az Arkadaşlar!
İşte budur!
Galatasaraylı çaresiz oturup beklemez, ÇARE ÜRETİR!
Galatasaraylı koyun gibi sürünün peşinden gitmez!
Galatasaraylı zalimlerin karartmaya çalıştığı zihinlere ışık tutar aydınlatır!
We’d ashamed to lose
It’s just WE AGAINST THE WORLD
Yüklenin, WE WANT CLEAN FOOTBALL >> http://www.petitiononline.com/UEFA1/petition.html
Kulübümüz kadar “ULTRA” olmadık, ona yanarım...
TEMİZ FUTBOL İSTİYORUZ, WE WANT CLEAN FOOTBALL!
3 Temmuzdan bu yana şike soruşturması sürüyor 30’a aşkın kişi tutuklu yargılanıyor, onlarca klasör var. Suçlular belli emniyetin sürdürdüğü 10 aylık teknik takip sonucu kanıtlar açıkça ortada.
Fazla detaya girmeyeceğim neredeyse tüm dünya Türkiye’de yaşanan gelişmeleri takip ediyor ve gün geçtikçe biraz daha rezil oluyoruz. Alıştık çünkü burası Türkiye kimsede umursamıyor. Hoş düzensizliğe, şerefsizliğe, namussuzluğa isyan eden Galatasaray kulübü şamar oğlanı oldu.
Kulübümüzün gösterdiği dik duruş inanın tüm Galatasaraylıları yapılan transferlerden daha mutlu ediyor bunu herkes bilsin!
Bu dünya’da ne için yaşıyoruz?
Namusumuz, şerefimiz onurumuz için yaşıyoruz!
Esas, insanı insan yapan bu değerleri ayaklar altına alanlar. Susmakla suçluları mükâfatlandıranları tarih asla affetmeyecek.
Madem onları düşüremiyorsanız BİZİ DÜŞÜRÜN! Galatasaray’ın sizin gibi şerefsizlerin arasında yeri yok.
Okuduklarını anlamayanlar, yaptıkları benzetmelerin ne anlama geldiğini bilmeyenlere;
SİZİN GİBİ EDİ-BÜDÜ EL KUKLASI OLMAKTANSA >> link
HÜR İRADESİYLE HAREKET EDEN LAUREL VE HARDY OLMAK BİZE BÜYÜK GURUR VERİR!
Söylediklerinin ne anlama geldiğini bilmeyenleri namussuzluğu meşrulaştıranları Türk futbolunun içinden temizleyelim.
Yüklenin, WE WANT CLEAN FOOTBALL >>> link
Taraftar Kartında Son Durum
İtalya’da 2010/2011 sezonundan itibaren “Tessera del Tifosi” Taraftar kartı resmen yürürlüğe koyuldu. Sözde statlarda şiddete karşı önlem niteliği taşıyan bu saçma uygulama beklentilerden henüz çok uzakta. Lakin statlarda eskisi kadar yoğun şiddet olayları yok ama bu tamamen ortadan kalktı anlamına gelmiyor yinede yoğun çatışmalara rastlamak mümkün. Esas kulüpleri düşündüren mesele, taraftar kartı yürürlüğe koyulduğu günden bu yana seyirci sayısında ciddi şekilde gerileme oluşması.

Durumun ciddiyetinden farkında olan “MyRoma” yeni bir çözüm önerisiyle AS Roma yönetimini ikna etmeyi başardı. Taraftar kartı uygulamasına karşı ortaya atıldığı günden beri mücadele veren AS Roma taraftarları komitesi “MyRoma” kulüp yönetimiyle bir araya gelerek yeni sezon için taraftar kartı şartı koşulmadan kombine bilet satılmasını sağladı. Bunun üzerine 15 Temmuz günü AS Roma yönetimi 2011/2012 sezonu kombine bileti satın almak isteyenlerin taraftar kartına sahip olmalarına gerek görmediğini resmen duyurdu.

İtalya’da yürürlüğe konulan taraftar kartına sade tribüncülerden tepki gelmiyor. Ülkenin üst düzey hukukçuları ve siyaset adamları bu uygulamanın başta parlamentonun onayı olmadan yürürlüğe konulduğunu, bu yüzden anayasaya aykırı olduğunu ve insan haklarını ihlal ettiğini defalarca dile getirdiler. İçişleri bakanlığının talimatnamesi ile yürürlüğe koyulan taraftar kartı projesinin altında başka şeylerin yattığı çelişkileri gün geçtikçe artıyor.
AS Roma kulübünün yaptığı açıklama taraftarları arasında sevinçle karşılandı. Fakat 18 Temmuz günü Milli Spor Organizasyon Komitesinin karşı açıklaması Roma taraftarlarının sevincini bir başka yaza erteledi. Komite, AS Roma kulübünün uygulaması ilerisi için bir çözüm olabileceğini ama içişleri bakanlığının talimatnamesini kulüpler birliğinin kayıtsız şartsız kabul edip imzaladıklarını hatırlattı. Gelecekte bu önerinin önemli olduğunu vurgulayan komite AS Roma kulübünün uyguladığı yöntemin tüm ülkede kabul edilmesi için önce bilirkişiler tarafından araştırılıp sonra resmen yürürlüğe koyulmasını gerekçe gösterdi. AS Roma kulübü de bunun üzerine kombine satışlarını durdurdu.
MyRoma üyesi Riccardo Bertolin durumu şöyle değerlendiriyor;
“MyRoma’nın yaptığı öneri devletin şart koştuğu güvenlik koşullarına yeterli. Taraftar kartı şiddete karşı önlem alma bahanesini öne sürerek bize zorla diretildi. Bizim çözüm önerimizi kabul etmeyen komitenin öne sürdüğü gerekçeleri yetersiz ve halk arasında şüpheyle karşılanıyor. Resmi kurumların önerimizi kabul etmemekle gösterdikleri direnişin esas nedenleri ticari amaçlı olduğuna inanıyoruz. Öte yandan AS Roma kulübünün kanunlar çerçevesinde kendi oluşturduğu sisteme göre kombine bilet satışlarının engellenmesi serbest ticaret yapma hakkı kısıtlanarak suç işleniyor.”
Kaynak >>link

Riccardo yerden göğe kadar haklı. Yukarda koyduğum resme bakarsak Roma taraftarlarının önerisini kabul etmeyenlerin esas amaçlarının ne olduğu açıkça ortada. Taraftar kartının tanesi 7 avro ve her sene kombineyle birlikte yenilenmesi şart. Kartın üstünde görüldüğü gibi bir kredi kartı şirketiyle anlaşılmış. Ödemede kolaylık olsun, bir taşla iki kuş. Şiddet filan bahane bu uygulamada hedef taraftarı cebindeki son kuruşa kadar soymak ama bu sefer evdeki hesap çarşıya uymadı. İtalyan taraftarlar büyük tepki gösteriyorlar önemli Ultra oluşumları taraftar kartını protesto amaçlı tribünden çekildiler. Bu grupların başında efsane Lazio oluşumu IRR geliyor. Tessera del Tifosi uygulaması geçtiğimiz sezon kulüplere faydasından çok zararı dokundu. Zaten maddi sorunlarla boğuşan İtalyan kulüpleri bu uygulamayla bütçeleri refaha kavuşması uzun süre mümkün değil.
Şüpheliler Bir Adım Öne Çıksın
Sistemin kuklası oldular farkındalar mı?
Belki farkındalar hoşlarına gidiyor, kim bilir.
Her seferinde kandırılıyorlar, kanmak iliklerine işlemiş.
Attılar ortaya “Taksimde Yürüyüş” kemiğini düşürdüler onları birbirlerine, kandırdılar.
Kenetlendiler. Sahi, kime karşı? Sidik yarışında foto finish kazanan yine sistem.
Oysa ortak hareket edip sisteme baş kaldırmanın tam zamanıydı, bağlı oldukları iplerden kurtulamadılar, kıramadılar zincirlerini.
Zamanlama mükemmel, kandırmaca oyunun ilk perdesini başarıyla tamamladı “Gepetto” amca.
Ve 15 Ağustos saat 17.45 de sis perdesi aralandı.
Yalan söyleyenlerin yerine kuklaların burnu uzadı, bu işte bir terslik var.
Nasıl olsa birkaç gün sonra unutacaklar, kaldığı yerden devam edecek tiyatro başrolde yine aynı kuklalar.
Bu yazıdan sonra içine şüphe düşenler devam edip etmemeye kendileri karar versin.
Dağ Fare Doğurdu
15 Ağustos 2011, bu tarihi bir kenara not edin çünkü bugün Türk futbolunun resmen bittiği gündür. Sırf birilerini mağdur durumda bırakmamak için somut karar vermekte cesaret gösteremeyenler Türk futbolunu kaosa sürükleyip bitirdiler. Türkiye’de yine geçmişte sık gördüğümüz alıştığımız yeni bir “kıvır-kurtar” operasyonuna şahit olduk. Gerçekten tarihi gün, tüm dünya biz Türklerin nasıl sahtekârlıklara kılıf uydurduğumuzu resmen gördü ve belgelendi. Kimse gücenmesin bütün Türk halkına hitaben yazmıyorum siz anladınız onların kim olduğunu.
Basın toplantısı tam bir trajik komedi gösterisiydi. Ellerinde yeterli belgeler yokmuş, gizlilik kalkması gerekliymiş bazı kesimleri memnun etmek yönünde radikal kararlar veremezlermiş. Hele son soruya verdiği cevap tam bir fiyasko.
Soru: Avrupa kupalarında devam eden kulüplerin geleceğini bu kararlar nasıl etkileyecek?
MAA cevap: Avrupa kupalarına devam edip etmeyeceğine dair şike ve teşvik suçuyla şüpheli kulüpler kendileri karar versin!
Vay anasına sayın seyirciler, demek öyle herkes kendi kafasına göre takılacak. Nasıl olsa UEFA çiftlik isteyen istediği gibi at koşturması serbest freestyler…hahaaaaaa
Ben buradan Galatasaray yönetimine sesleniyorum, madem herkes kendi kafasına göre takılacak hiç boşuna transfer yapmasınlar. Biz şimdiden kendimizi şampiyon ilan edelim ligi de oynamaya gerek yok. Zaten bu sirkin parçasıyız bol, bol sponsor turnuvalarına katılırız hem kulüpte para kazanır.
Şu küfürbaz hocanın fıkrası aklıma geldi. “Türk futbolunu nasıl bilirdiniz?... gömün AQ!
Laf Olsun Padişahım
Declan Hill baş tacı yapılırken Cihan Oskay’dan bahseden yok. Neden bahsetsinler ki? Oskay tiyatro eğitimi almamış, TV dizilerinde de oynamamış kısacası reytingi yok üstelik yerli kim takar. Birbirimize karşı olan güvensizlik açığını ecnebiler doldurmalı, hep öyle değimliydi?
Türk futbolunu çıkmaza sokanlar şimdi “çıkış tüneli” arıyorlar. Geçekten mi? Hâlbuki Oskay Hill den önce kitap yazmıştı, sahi siz onun maskesini düşürmüştünüz unuttum. Türk futbolunun şu vahim halinden bile rant yapanlar var, tartışarak konuşarak. Her telaffuz ettikleri kelime cüzdanlarını biraz daha kabartıyor. Başrolde hep aynı kişiler. Salı pazarından üstüne bir t-shirt altına da kotu çektin mi kafaya da kasketi taktın mı halkın içinden birisin.
Kendilerini sisteme karşı gösterip sistemin tüm imkânlarını köküne kadar kullananlardan korkun!

Meşale Yakında Serbest Olabilir!
İki gün önce tribüncüler adına önemli bir haber düştü. Pek yakında Almanya’da statlarda meşale yakmak serbest bırakılabilir, kaynak; link

Avrupa’nın neredeyse her ülkesinde yıllardır yasaklanan, tribün kültürünün önemli ritüeli meşale ve sis bombaları yakında Alman tribünlerinde belirli kurallar çerçevesinde yakılmasına müsaade verilebilir. Taraftar gruplarının temsilciliğini üstlenen Avukat Benjamin Hirsch basına yaptığı açıklamada, Alman Futbol federasyonu DFB, kulüpler birliği DFL ve Ultra grupları bir araya gelerek konuyu masaya yatırdıklarını söyledi.
Fakat yeni başlayan sezonda meşale yakılması hala kanunen yasak, müzakere süresince Ultra grupları ve yetkililer arasında yakılmamasına dair bir uzlaşma sağlandı. Yapılan müzakerelerde Futbol federasyonu güvenlik komitesi başkanı Helmut Spahn yardımcısı Rainer Koch, taraftarların bazı konularda taviz verdiğini memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Avukat Hirsch yakında iki tarafında meşale konusunda uzlaşma sağlayacağına ümitli bakıyor.
Kampanyayı başlatan 160 Taraftar grubundan oluşan komite statlarda meşalenin serbest bırakılmasını şöyle savundu;
“ Biz tribünde meşale ve sis bombası yakmaktan büyük zevk alıyoruz. Takımlarımız sahaya girerken oluşan güzel atmosfer, tribünde ortaya çıkan müthiş renk seli armaya duyduğumuz aşkımızı vurguluyor. Her atılan golden sonra yakılan meşaleler coşkumuzu, oyundan aldığımız zevki bir kat daha arttırıyor. Pankartlarımız, koreografilerimiz bizim için ne kadar önem taşıyorsa meşale yakmakta bir o kadar önemli ve bundan asla vazgeçmeyeceğiz!”
Peki, meşalenin serbest bırakılması ne gibi şartlara bağlı?
Önümüzdeki haftalarda bazı statlarda pilot projeler başlıyor. Kulüpler tribünlerde meşale yakılmasını serbest olan bölgeler belirleyecekler. Başkalarına rahatsız vermeyecek ve kanunun ön gördüğü güvenlik kuralları çerçevesinde meşale yakılacak. Diğer çözüm önerisi ise meşale yakacak kişiler müsabakadan önce yetkililere bildirilecek ve sade o kişilere yakma izni verilecek. Fakat bu çözüm önerisinin olumsuz tarafı, bu kişiler statta kaçak meşale yakanlardan da sorumlu tutulacaklar. Avukat Hrisch’in dediğine göre meşaleler sadece maç öncesi ve devre arasında yakılacak. Oyun süresine tesir edecek eylemlere kesinlikle müsaade edilmiyor. Örneğin atılan gol sonrası meşale yakmak yasak Ultra gruplarının bu uygulamayı kabul etmeyecekleri yönünde zorluk çıkabilir.
Meşale konusunda henüz son söz söylenmedi. Federasyon ve Taraftar oluşumları arasında pazarlıklar sürüyor. Neticeler hakkında ağustos ayı içinde Alman Futbol Federasyonu resmi açıklama yapacağı bekleniyor.
Bu proje yeni değil. Üç sene önce Avusturya ve İsviçre’de denendi ortaya çıkan neticeler her iki tarafı tatmin etmedi. FC Basel'den meşaleye yeşil ışık !
Meşale tribün kültürünün önemli parçası, bu eylemi tamamen yasaklamak imkânsız diğer yandan sınırlı ölçülerde müsaade edilmesi tribüncülerin özgürlüğünü kısıtlamak oluyor. Nereden baksanız iki ucu boklu değnek, naçizane fikrim atılan golden sonra 2 meşale yakılsa kesinlikle oyun akışını engellemez. Umarım Almanya’da başlayan projelerden ilerisi için her iki tarafı tatmin edecek neticeler çıkar ve meşale yakmak suç unsuru olmaktan çıkar ve diğer ülkelere örnek olur!
MEŞALE YAKMAK SUÇ DEĞİL !