Mentalita ULTRAS#31 Filippo Raciti
Catania, 27 Ocak 2007. Emniyet amiri Bayan Anna Maria Cancellieri son kararını verdi Catania-Palermo, diğer adıyla Sicilya derbisi 2 Şubat saat 18.00’de oynanacak. Bir gün önce güvenlik bahaneleri öne sürerek maçı öğlen saat 15.00’e alan yetkililer yoğun baskılar sonunda Catania başkanı Pietro Lo Monaco’nun protestolarına boyun eğmek zorunda kaldılar.
Başkan Lo Monaco federasyon yetkililerini tehdit ederek "maç akşam saat 18.00’e alınmaz ise sahaya çıkmayız" baskı yaparak isteklerini zorla kabul ettirdi. Şayet maç erken saatte oynanırsa 15.000 bin kombineli seyircinin gelemeyeceğini ve bu önemli derbide taraftarların takıma gereken desteği veremeyeceklerini öne sürdü. Diğer yandan müsabakanın Pazar gününe alınması mümkün değildi çünkü Sant’Agata şenlikleri vardı, üstelik müsabaka iki taraftarların birbirine olan husumeti yüzünden büyük risk taşıyordu ve güvenlik açısından saat 18.00’de oynanmalıydı.link
İşte tam bu andan itibaren, 27 Ocak 2007 Raciti'nin kaderi belli oluyor ve yavaşça ölmeye başlıyor ama henüz haberi yok.
Çünkü, emniyet amiri Catania stadyumunun kanunların öngördüğü güvenlik kriterlerini yerine getirmediğini bildiği halde yıllarca göz yumarak müsabakaların oynanmasına müsaade ettiği için.
Çünkü, emniyet amirine şantaj yapan Catania Calcio kulüp başkanı Lo Monaco çalıştırdığı stat amirinin binanın içinde tüm kapıları, misafir tribünü dâhil, kilitlerini açan ana anahtarına sahip olduğu, orada konakladığı. Oğlunun sürekli şiddet olaylarına karıştığı ve bu yüzden stat yasağı aldığından haberi olduğu halde göz yumduğu için.
İtalya’da kuzeyden güneye deplasman kovalayan tribüncüler Catania şehrinin güvenli olmadığını bilir. Catania Ultra’larının istedikleri gibi tribünler arası cirit attığını hatta yer altı tünelinden rakiplerin bulunduğu soyunma odalarına kolayca ulaştıklarından haberdar. Bir tek emniyet amiri ile Catania kulüp başkanı mı bunları bilmiyordu? Tabi ki biliyorlardı ama o güne kadar umursamadılar.
2 Şubat 2007, saat 16.30, maçın başlamasına 90 dakika var. Bu arada Raciti'nin ömrü kızgın tavaya düşen tereyağı gibi eriyor! Binlerce taraftar stadın etrafında oluşturulan güvenlik koridorundan içeri girmek için sabırsız. Görgü şahidi Sergio polise verdiği ifadesinden o anı şöyle anlatıyor;
“Kuzey tribünü önünde uzun kuyruk vardı, yaklaşık beş-altı bin kişi civarında. Güvenlik yeterli değildi milletle baş edemediklerini anlayınca stat kapılarını açtılar. Çoğu kişi kontrol edilmeden içeri girdi, benim bile kombine biletime bakmadılar. Gişelerde ne polis vardı ne de özel güvenlik.”
O sırada Catania Ultra’ları Palermo’dan gelecek rakiplerini bekliyorlar. Gerekirse gece yarısına kadar bekleyecekler çünkü Palermolular geri vites yapmayacağını biliyorlar. Yolda kontrol olmadığından boş gelmeyecekler, hepsi silahlı, aynı onlar gibi.
Beklemekten canları sıkılan Catania Ultra’lar ısınma turu yapmaya başlar ve ufaktan polise saldırır. İşte tam o sırada Palermolularda şenliğe dâhil oluyor ve cümbüş başlıyor. Bir yandan fişekler, el yapımı bombalar fırlatan Ultra’lar. Diğer taraftan C8 göz yaşartıcı bombaları atan savunmaya geçen polis.
Stadın içinde tam anlamıyla kargaşa ve maç iptal ediliyor. Dışarıda Ultra’lar ve polis arasında ikinci dünya savaşını aratmayan şiddetli çatışma çıkıyor. Olayların tam ortasında görevli Filippo Raciti saat 19.00-19.10 suları arası sırtına bir darbe alıyor ve karaciğerine giden damarı kopuyor. Raciti darbeyi farkında ama çatışmanın verdiği yoğun adrenalinden dolayı acıyı hissetmiyor. O görevine devam ediyor hatta bir karşı saldırıda ön saflarda. Bir buçuk saat sonra Raciti’nin vücudu artık dayanmıyor düşüp bayılıyor. 22.10’da Raciti düştüğü yerden bir daha kalkmıyor ve hayata gözlerini yumuyor.

Çatışmalar gece yarısına kadar sürüyor, bilanço vahim. 1 ölü 62 yaralı polis ve 25 yaralı taraftar. Tam anlamıyla bir savaş ve tüm dünya basınına manşet olan resimler.
Araştırmalar çelişkili, devlet yetkilileri telaşta, mutlaka kamuoyunun vicdanı rahatlatmalı yoksa ülke yeniden bir uluslararası kriz ile karşı karşıya kalacak.
Apar topar 17 yaşında bir genci tutuklayıp akbabaların önüne atıyorlar. Çelişkiler sürüyor çünkü hala Racitinin ölümüne neden veren deliler ortada yok. Kâh el yapımı bombası deniliyor sonra kırık fayans parçası ortaya çıkıyor ama kimse kesin konuşmuyor. Ta ki savunma avukatının, olaydan üç gün sonra bir polisin verdiği ifade raporunu eline geçirene kadar. İfadesinde polis olay gecesi kullandığı discovery cipinle bir arkadaşına çarptığını anlatıyor. Yeniden incelemeler başlatılıyor, bu sefer Parma’dan gelen olay yeri uzmanları Racitinin çizmesinde mavi araba boyası tespit ediyorlar markası “Discovery-Jeep”. Buyurun buradan yakın.

Olaydan dört ay sonra, Haziran 2007’de 17 yaşında tutuklu genç serbest bırakılıyor ama devlet güçlerine karşı koyduğundan dolayı davası devam ediyor. Onun için bu dört ay kolay değil malum genç yaşta hapse düşmek, kamuoyu önünde polis katili olmak ağır bir yük.
Tutuksuz yargılanan Antonio Speziale 9 Şubat 2010 yılında 8 yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Olay zamanı reşit olmadığından dolayı ceza verildiği günden itibaren geçerli, ne güzel dünya değil mi? Hoş, Sandiri’yi kahpece vuran polis sade 6 ay hapis yedi, sanırım üniformanın ağırlığından kaynaklanıyor.
Nitekim Raciti cinayetini kanıtlayacak deliler bulunamadı. Çatışma esnasında bir el yapımı bombası isabet etti ya da meslektaşının dikkatsizliği yüzünden mi öldü bu saatten sonra pek önemi yok. Raciti vefat etmeseydi istatistiklere göre mutlaka bir başkası dünya değiştirecekti. Çünkü yıllarca süren Ultra-polis husumetinin içinde sağ kalmak büyük marifet.
Ve yine o can sıkıcı soru “NEDEN?”
Gelin biraz geriye gidelim ve siz heysel faciası Mentalita ULTRAS#13 Heysel,Bir Trajedinin Anatomisi ile 2007 senesinde Catania’da yaşanan olayın arasındaki farkı bulun. 22 yıl geçmiş yeni milenyuma girmişiz, sözde çağ atladık. Değişen ne?
Raciti keşke ölmeseydi toprağı bol olsun. Ama şu soruya hala cevap bulunamadı. Aldığı darbeden kısa süre sonra bir şey olmamış gibi görevine devam eden Raciti bir taraftarı yaralasaydı yahut öldürseydi? Tabii üzerinde devleti temsil ettiği üniformasıyla tüm yetkilere sahip, aynı James Bond gibi lisanslı katil.
Durmadan yeni yasalar çıkarıyorlar ama kanunları ilk çiğneyen devletin kendisi. Somut örnekler Catania emniyet amiri Bayan Anna Maria Cancellieri ve kulüp başkanı Lo Monaco. Suçlu her zamanki gibi Taraftar, ne sandınız?.....devam edecek.