Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Mentalita ULTRAS#15 Bilanço

14. Februar 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

İtalyan Ultra’ları ve dünya’da ne kadar Ultras mantalitesini benimseyen varsa İngiliz modeline tamamen karşıdır ve karşı çıkmakta sonuna kadar haklılar! Bu dayanışma 15 yıldır dünya’da tüm Ultra’ları bir sloganın etrafında birleşmesini sağlamıştır “NO AL CALCIO MODERNO !”

noalcalciomoderno.jpg

“Mentalita Ultras”  felsefesi hırçın, irrasyonel olabilir ama entelektüel, yaratıcı, duygusal yönü bu bağımsız hareketi özel kılan ve heyecan veren yanıdır. Parlamento dışı siyasi görüşleri, Antagonist duruşlarıyla halkın gerçek sesi olmuşlardır. Bir başka değimle özgür, bağımsız muhalif fraksiyon. Unutmayalım Mısır’da rejime karşı hareketi Ultra’lar başlatmıştır. İtalyan Ultra’ları 1980 yıllarının sonlarında tehlikeyi çabuk sezdiler. Varlıklarını tehdit eden polis baskısı, yeni yasalar olmadığını erken farkına vardılar. Gerçek tehlike “modern futbol” adı altında yeni inşa edilen “endüstriyel futbol” modeli olduğunu anladılar. 1989 yılında AS Roma Ultra’ları yeni yapılanma sürecinde yazdıkları “Manifesta degli Ultras”  Ultras Manifesto Ultras tarihinde önemli dönüm noktalarından biridir, bu defa kan akmadan bir değişime imza atılmıştır.


Nostradamus kehanetlerine benzeyen Manifestonun içeriğini okuduğumuzda orada yazılanların tümünün gerçekleştiğini görüyoruz. Fakat eğri oturup doğru konuşalım, hiçbir medeni toplum bizlerin oyunun parçası olarak savunduğu “çatışmaları” normal karşılayıp kabul etmez. İlk başlarda “çatışma” adı altında belirli kuralların çerçevesinde yapılan dövüşler bir dönem sonra kin ve nefrete dönüşmüş ve bu güzel harekete ağır darbe vurmuştur. Amaç tüm haksızlıklara karşı ve tribünlerin özgürlüğü için mücadele etmekse bunu kan akıtmadan da yapabiliriz. Evet, bu mümkün çünkü Ultra’lar fiziksel vurucu güçleri kadar büyük beyin gücüne sahipler. Bu özelikleri onları toplumdan sıra dışı olduklarını ortaya çıkarıyor. Çünkü konvansiyonel güçlerini beyin güçleriyle birleştiriyorlar böyle bir üstün yeteneğe sahipler.  Ama ne zaman beyin gücümüzü yanlış işlerde kullanırsak bizlere çapulcu damgası vuranları haklı çıkarıyoruz!


Ve 1980/1990’lı yıllarda vahşileşen çatışmaların meydan savaşlarına dönüşmesi ki hala azda olsa husumetler sürüyor, şuursuzca şiddet Ultras hareketinin ideolojik ve felsefi yönü ciddiyetini yitirmesine yol açtı. Heysel ve Sheffield facialarında bariz organizasyon hataları malum ama şunu da kabul etmeliyiz,  yaşanan olayların içinde taraftarında suçu olduğu ortada. Ve böyle devam edersek sade kötü bir hikâyenin önemsiz figüranları olmaktan öteye gidemeyeceğiz. AMA! Şiddete karşı aynı derecede karşılık vererek, daha ağır yasalar çıkarıp. Ya da bu insanları modern statlar inşa ederek makyajlı hanımlar kravatlı beyefendilerle cici yavrucaklarla yerlerini değiştirerek sorunu ortadan kaldırmayı düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Ateşli taraftarlar statların ruhudur ve onlar böyle kalması için sonuna kadar mücadele edecekler! Çözüm? Evet, çözümü yine taraftar üretecektir onlar kendi göbek bağlarını kendileri kesmesini biliyorlar. Yalnız, kesinlikle endüstriyel futbola taviz vermeden bunu yapmalıyız. Artık taviz verecek gram alanımız kalmadı, Kızılderililerde zamanında sürekli taviz vermişlerdi durumları ortada.


İtalya’da 1990 senesinde düzenlen dünya kupası kontrolden çıkan şiddete karşı önlem alma fırsatı doğmuştu fakat kimse bunu görmek istemedi. Ülkeye girecek büyük maddi gelirler üst düzey yetkililerin gözlerini köreltmişti. Tüm bunlar göz ardı edildiğinden her lanet olası Pazar günleri statlarda gencecik insanlar saçma sebepler yüzünden ölmeye devam ettiler. Üstelik onları sade tribünsel geleneklerinden gelen kavgalardan daha çok partici zihniyetin çıkarları doğrultusunda şiddete yönlendirmiş teşvik etmiştir. Örneğin 1984 yılında kurulan Lazio oluşumu I.R.R. kısa süre sonra faşist görüşlü Forza Nuova partisinin alt yapısı haline getirmiştir. Bu sebeplerden dolayı 1991 yılında Verona oluşumu Brigatte Gialloblu ve 1993 senesinde Fossa dei Grifoni birçok gruplara bölünerek dağıldılar. Benzer parçalanmalar yaşayan tribünlerde kısa süre sonra total anarşi hâkim olmuştur….devam edecek

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: