Münferit#32
Romanı başından okumak isteyenler buradan>>>> Münferit, Bir Ultras Romanı
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
28 Ekim 1979, bir İtalyan Trajedisi Vol.2
Benim Adım Vincenzo Paparelli
Benim adım Vincenzo Paparelli, 28 Ekim 1979 yılında vefat ettim. Aradan çok zaman geçti belki kimse beni hatırlamıyordur. Henüz 33 yaşındaydım, bir gün Olimpiyat stadında oynanan başkent derbisinde AS Roma taraftarının attığı denizci fişeği sol gözüme saplandı. Vurulduğum an sandviçi mi yiyordum, eşim Wanda gözüme saplanan demir parçasını çıkarmaya uğraşıyordu ama tüm çabaları boşunaydı. Fişeğin ucu hale ateş çıkardığından ellerini yaktı.
İlk müdahaleliyi yapan doktor böyle yarayı savaşta bile görmediğini söyledi. Ertesi gün tüm gazeteler birkaç ay önce eşimle gittiğim lokantada çekildiğim fotoğrafımı yayınladı. Sade İl Tempo gazetesi olay günü çekilen fotoğrafı yayınlama cesareti gösterdi. Kanlar içinde yerde yatıyordum, sol gözüm yuvasından çıkmış kocaman bir delik oluşmuştu.
O güne kadar İtalya tarihinde, bir futbol müsabakasında hayatını yitiren ikinci vakaydım. İlki bir Salernitana taraftarıydı. 1963 senesinde Potenza taraftarlarının tribünde çıkardığı çatışma sonucu hayatını kaybetmişti.
Futbol camiasından, Santo Spirito hastanesine ilk ziyaretime gelen İtalya spor bakanı Franco Carraro oldu, fakat ben çoktan ölmüştüm. Kayınçom radyoda adımı duyduğunda önce başkasını sandı benim olduğumu anlayınca büyük bir vicdan azabına kapıldı. Çünkü o gün onun kombine kartını alıp maça gitmiştik, aslında şimdi benim yerimde olacaktı.
Eşim Wanda hastaneye giderken ambulansın içinde yol boyu elimi tuttu ölmemem için yalvardı ama nafile. Karakolda tüm formalite işlemlerini bitirip şahsıma ait eşyalarımı teslim aldıktan sonra sinir krizi geçirdi. Zavallım karakolun içinde dakikalarca avazı çıktığı kadar feryat etti. Gazetelerde çıkan resimlerde annesi onu kollarına almış teselli ediyordu. Yorgun ve çökmüş hali vardı, gözlerinden çektiği acı belli oluyordu.
Benim ismim ve ailem tüm hafta boyu gazetelere çıktık, bu ertesi haftaya kadar sürdü sonra manşetlerden düştüm. Hepsi beni sıradan vatandaş olarak tarif ettiler, sakin kişiliğimi ve tek tutkum Lazio olduğunu öne çıkarmışlar. Bazı gazeteler kardeşimle ortak bir tamirhane çalıştırdığımızı, Romanın zengin semtlerinden Mazzalupo’da yaşadığımızı yazıyordu. Biride taksitle renkli televizyon aldığımı, garajda kullanılmış BMW arabam olduğunu yazmış.
Ölümümün ertesi günü Lazio takım kaptanı Pino Wilson eşimi arayıp taziyesini bildirdi. Roma belediye başkanı Petroselli telefon açıp cenaze masraflarını üstleneceklerini söyledi. Lazio oyuncusu Lionello Manfredonia evimize ailemi ziyarete geldi ve küçük oğluma 5 numaralı forma hediye etti. Cenazemde tüm Lazio takımı, Teknik Direktör Bob Lovati ve Başkan Lenzini bulundular. AS Roma oyuncuları kupa maçları olduğundan gelemedi, onların yerine genç takım tam kadro oradaydı. Binlerce insan vardı cenaze törenimde çoğu Lazio taraftarı. O gün belediye tüm kentte yas ilan etti. Luciano Re Cecconi hayır vakfı aileme 1 milyon liret, bir diğer vakıf 5 milyon liret acı parası verdi. “Societa Sportiva Roma” derneği kuzey tribününe benim adımı taşıyan, mermerden bir hatıra plaketi yaptırdı. Kardeşim Angelo Roma kentinin iki ezeli rakibine bir karma maç yapmalarını önerdi ama bu hiç gerçekleşmedi.
Birkaç günlüğüne tüm ülkede ölümüm tartışma konusu oldu. Ağız birliğiyle herkes statlarda şiddetin bitmesini vurguladı. Roma belediye başkanı yaşanan trajedi üzerine düşünülmesi gerektiğini, okullarda, spor kulüplerinde açıkça bu olay tartışılıp çözüm üretilmesini söyledi. Birisi statlara kamera konulmasını önerdi. Hakem Komitesi başkanı televizyonda hakem tartışmalarının son bulmasını istedi.
Bir süreliğine ülkenin tüm statlarında sert önlemler alındı. Sopalı bayraklar, şiddet içeren pankartlar, davullar tribünde yasaklandı. Taraftarların yaptıkları tezahüratlar sansürlendi, sırf alkış ve gol sevinçlerine müsaade verildi.
İsmim duruma göre, Lazio ve AS Roma taraftarlarınca saygıyla anıldı, bazen rakipler alay etti. Şehrin bazı yerlerinde duvar yazılarında hala anılıyorum; “Paparelli kanın yerde kalmayacak”, “Paparelli seni asla unutmayacağız”, “10-100-1000 Paparelli”, Paparelli en güzel günleri kaçırdın”.
Artık son senelerde gazeteler olaydan hiç bahsetmiyor, sade taraftarlar Cremonese maçı öncesi ölümümün 5. yıldönümünde andılar. Koşu pistinde, trevere tribünün tarafında bir pankart açtılar üzerinde “Vincenzo Ölmedi” yazıyordu. Tribünler “ 28 Ekim, dinmez acımız” marşını söyledi. 10. Ölüm yıldönümümde “Lazio Club Nuovo Monte Spaccato Vincenzo Paparelli” taraftar derneği kuruldu. 15 yıl boyunca, kuzey tribünde Lazio taraftarları beni ölüm yıldönümümde andılar, son zamanlarda unutuldum.
Adıma düzenlenen “Vincenzo Paparelli” futbol turnuvası sade üç yıl sürdü sonra maddi imkanlar yüzünden durduruldu. 1990 Dünya Kupası dolayı tüm statlar yeniden inşa edildi ve böylece kuzey tribünün önünde duran üzerinde ismimin yazdığı mermer plaket kaldırıldı. Yahoo arama motoruna adımı yazınca çıkmıyor. İl Messaggero gazetesinin arşivine göre son kez 5 şubat 1995 senesinde adı anlmış.
Katilim G.F. henüz 18 yaşındaydı, işsiz bir boyacı. Olaydan hemen sonra kaçıp izini kaybettirdi. Bir keresinde Pescara’da görüldü, sonra Brescia’da. 14 ay kaçışın ardından dayanamayıp polise teslim oldu. 1987 senesinde mahkeme tarafından 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı, ona yardım eden arkadaşları 4 sene yediler. Bütün kaçış sürecinde her gün kardeşim Angelo’ya telefon açıp özür dilemiş, o gün amacı kimseyi öldürmek olmadığını defalarca söylemiş.
O kendi yaşıtları gibi masum bir gençti, Piazza San Vittorio’da yaşıyan kalbi AS Roma için atan biriydi. Annesi pazarda çalışır, babası tamirci, halkın içinden gelen sıradan insanlar işte. G.F. 1993 yılında vefat etti, ölüm nedeni bilinmiyor. Kardeşim Angelo, eşim Wanda ve çocuklarım onu çoktan affettiler. Şu kesin, oda benim gibi talihsizin biriydi.
Benim adım Vincenzo Paparelli 28 Ekim 1979 yılında vefat ettim, belki beni hala hatırlayanlar vardır!.......devam edecek.