Münferit#11
3. Februar 2012 , Geschrieben von Erdal Güngör
Yer altı
Doğup büyüdüğüm şehirden yakalanmadan kaçmak umduğumdan daha zordu, polisler her yerde beni arıyorlardı. Hatta emniyet amiri operasyonlarda bizzat ekibin başında duruyor, birlikleri koordine ediyordu.
Zamanım dardı, saat 19.00’da beni yurtdışına çıkaracak trene yetişmeliydim. Kuzey ülkesinde arkadaşımın yanına gidecektim M. Körfez savaşına katılan askerlerin derneğinde bana oda kiralamıştı, bir süre orada kalacaktım. Dernek ormanın içindeydi. Bölge mantarları ile meşhurdu ve halkın çoğu mantar toplamakla meşguldü. Böylece kimsenin dikkatini çekmeyecektim sığınmak için ideal yerdi.
Nihayet polislere yakalanmadan tren istasyonuna ulaştım, ilk işim trenin hareket saatine kadar tuvalete beklemekti. Garın içi polis kaynıyordu, özel eğitilmiş köpekler beni arıyordu. Suçum Ultra olmaktı.
Saklandığım yer tehlikeli olmaya başladı, mutlaka bir süre sonra buraya da bakacaklardı. Fırsat kollayıp tuvaletin penceresinden vagonların park edildiği bölgeye kaçmayı başardım. Rayların arasından trenin durduğu perona ulaştım. Etraf sakindi polisler garın iç kısmında aramalarını devam ettiriyorlardı. Kalkacağımıza son dakika kala trene bindim, şimdilik güvendeydim.
Yolculuğum sakin geçeceğini umuyordum, en azından gümrüğe kadar. Şansım yaver gidiyordu, büyük kentte aktarmada fazla zorluk çıkmadı. Umutluydum, en azından gideceğim yerde yabancılık çekmeyecektim, yanımda güvendiğim bir arkadaşım olacaktı. Diğerleri ile irtibatım kopmuştu şu ana kadar kimseden haber alamadım.
Gümrüğe yaklaşık 6 saat vardı, bilgisayarımı açtım, trenin içindeki hot spottan internete bağlanıp elektronik posta kutumu kontrol ettim. Bir ümitti, belki arkadaşlar haber bırakmış olabilirdi, fakat posta kutum boştu. Kalan zamanı iyi değerlendirme adına eski günlerden kalan bir hikâye yazmaya karar verdim.
İçine kapanık yaşayan insanlar
Bir süre sonra birbirlerine benzer
Birbirlerine benzedikçe
Karşılıklı nefretleri artar
Nefretleri arttıkça daha çok içe kapanırlar
(Bloom teorisi, Tiqqun >>> link )
Devam edecek.
Newsletter
Gib Deine E-Mail-Adresse ein, um bei zukünftigen Artikeln benachrichtigt zu werden.
Seiten
- 20 Milyon Taraftar
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Akdenizde Serenat#2 "Hasta Siempre" Röportajı
- Album - bilder
- Album - erdal
- Album - resimler
- Alpaslan'a Mektuplar; Röportaj Mahir Şanlı
- Atasporlarımız
- Brigate Autonome Livornesi
- Burası Napoli Değil !
- Commando Ultra Curva Sud
- Congratulations You Have Just Met The ICF
- Enzo Busiello Ultras Napoli
- FC Basel'den meşaleye yeşil ışık !
- Futbol, Bahis, Şike, Kara Para
- Futbolun pazarlanmadık nesi kaldı ?
- Futbol yorumcuları
- Her lanet olası pazar
- Holigan
- La Doce 12. Adam
- Manifesto de gli ULTRAS
- Manolo
- Modern Futbola karşı kollektif direniş = ULTRAS
- Münferit, Bir Ultras Romanı
- Ne Çözümü ?
- Röportaj: Engin Özdemir
- Royal Shrovetide Football
- TARAFTAR ?
- Tribünde başlayan savaş
- Tribünler Özgürdür
- Ultralar, Dün ve Bugün
- Ultras Cosa Nostra Lyon,R.I.P. Alpaslan Dikmen
- Ultras Manifesto
- Ultras = Radikal Aşk....
- ULTRAS TARİHİ
Kategorien