Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Mentalita ULTRAS#30 B.I.S.L.

26. März 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Bu olaydan birkaç hafta sonra, 12 Kasım 2003 Çarşamba günü Irak Nassiriya’da bulunan İtalyan askeri garnizonuna düzenlenen bombalı saldırıda 19 Carabinieri hayatını kaybetti. O hafta sonu Serie A’da tüm maçlar iptal edildi fakat ikinci ve diğer alt liglerde müsabakalar oynandı. Malum, ölen Askerler için saygı duruşu yapılacaktı ve bu durum çoğu tribünlerde tartışma konusu oldu. Saygı duruşu yapılacak kişiler Ultra’ların ortak düşmanı Carabinierilerdi. 1970’ler den kalan şöyle bir tezahürat var; “La disoccupazione/ti ha dato un bel mestiere/mestiere di merda/Carabinieri” Türkçesi “İşsizdin bir meslek edindin, boktan meslek, çevik kuvvet”.  İşte bu tezahürat Livorno’da bir dakikalık saygı duruşunun ardından hep bir ağızdan söylendi. Mantova’da saygı duruşu esnasında tüm stat seremoniyi ıslıkladı. Bundan dolayı iki kulübe saha kapama cezası verildi. Ertesi hafta Serie A yeniden top başı yapıldı, ama durum bir önceki haftadan farklı değildi. Chievo-AC Milan maçında Fossa dei Leoni saygı duruşu yapılırken yukarıdaki tezahüratı başlattı. Milan kulübü diğerlerine nazaran şanslıydı sade 20.000 bin avro para cezasıyla kurtuldular.


Tribünlerden gelen sinyal durumun gün geçtikçe vahim boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyordu. Böyle olacağı belliydi, sade yasalar çıkarıp polise daha fazla yetki verir taraftarlarla baş başa bırakırsan sonucuna katlanmalısın. Bu husumet Devlet-Taraftar arasında değil tamamen devletin üniformasını taşıyan kendini rambo sanan çevik kuvvete yönelik düşmanlık. “Ne ekersen onu biçersin” demiş atalarımız! O yıllarda tribünler ikiye bölündü. Bir taraf devletin güvenlik güçlerine olan nefretlerinden vazgeçmeyenler diğer yanda tribün kültürünün devamı için taviz vererek mücadele edenler vardı. Bu esnada Kasım 2003’te AS Roma Ultra’ları bir bildiri yayınlayarak Olimpico stadı önünde dağıttı;


Neden B.I.S.L.


Hepimiz AS Roma Taraftarıyız ama biz tek grup olarak hareket etmiyoruz, herkesin ortak görüşünü savunuyoruz. Bir fikir birliğinden yola çıkarak gerekirse aynı düşünceleri taşıyanları kabul edebiliriz. Fakat davaya ihanet edenler, kim olursa olsun kesinlikle aramızda yeri yok. Bu basit kural insanoğlunun yeryüzünde var olduğu günden beri geçerlidir. Bahsettiğimiz kişiler “Progretto Ultra” projesinde çalışanlar. Ekonomik açıdan kuşkusuz önemli proje. Malum devlet projeye maddi kaynak sağlıyor. Fakat bu kişiler ne kadar iyi niyetli olsalar da bizim “modern futbola” karşı verdiğimiz mücadeleden bir hayli uzaktalar. Düzenledikleri toplantılar verilen tavizlerle “modern futbolun” içine çekildiklerinin farkında değiller. Onlar, örneğin Atalanta ve Brescia taraftarlarını bir masa etrafında toplayıp bıçaklardan vazgeçmelerini istiyorlar. Hoş, bu sportmenliği ve fairplay’i savunan arkadaşlara ufak bir hatırlatma yapmak istiyoruz. Ultra olarak yaşamak suç işlemektir ve bu yüzden bazı temel kurallara bağlıdır. Bunlar “Sokak kurallarıdır”. Bir Ultra yeraltında doğar, yeraltında ölür. En önemli kural Arkadaşlarına ihanet etmez çünkü bizi yok etmeye çalışanlar en büyük ortak düşmanlarımızdır (medya, siyasetçiler, kulüp yöneticileri, çevik kuvvet) bunun dışında ortak noktamız olmadığı gibi, kendi aramızda yaptığımız kavgalarda kural olmayacaktır. B.I.S.L. kısaltması ne anlama geldiğini açıklamayacağız ama bu işin içinde olanlar ne anlama geldiğini biliyorlar. Bazı şeyleri aydınlığa kavuşturmak için bu bildiriyi yayınlıyoruz, başkada olmayacak. Yaşasın stat yasağı alanlar ve mahkûm edilenler. Kahrolsun hainler!

0405romaintersud7.jpg

 

B.I.S.L.( Basta infami Solo lame. Türkçe “Kahrolsun hainler Yaşasın bıçaklar” anlamına geliyor detaylı bilgiler için tıkla >>> link )

Bazı yerlerine katılmasam da AS Roma Ultra’larının yayınladıkları bildiriden öte bir “manifesto” değeri taşıyor. Evet, açık konuşayım bende onlarla aynı fikirdeyim. Ultra’lar toplum dışı insanlar yeraltında doğan ve orada yaşayan “Sokak çocukları”. Kanun dışı, daima mevcut sisteme karşı savaşan hatta kendi renktaşları arasında bile hor görülen dışlanan kişiler. Yinede her şeye rağmen davasından hiçbir zaman vazgeçmeyen gerekirse tek başına bu yolda yürüyen ve bundan gurur duyanlardır! “Ne rossi ne neri, volti coperti e liberi pensieri”( Ne kırmızı ne siyah, yüzler sarılı fikirler özgür). Gerçek hayatta olduğu gibi tribünde tek kural geçer “Ya Bekçisin Ya da hırsız”(Nella vita come allo stadio, o sei guardia, o sei ladro).

 

Bildiride katılmadığım tek nokta kavgalarda kural kabul etmemeleri. Genç nesiler davanın başladığı yıllardaki manevi anlamını pek kavrayamazlar. Onlara göre kavgaların kuralsız sürmesi kulağa hoş gelir. Fakat gerçekler kâğıt üzerinde yazılanlar, ya da anlatılanlar gibi değildir maalesef. Canın yandığında anlarsın acı gerçekleri.


1990’lı yılların ortasında İtalya’da başlatılan “Progretto Ultra” ne yazık ki “batan Project”. Bunun bir sürü nedenleri var, en basiti farklı kültürün içinde İngiltere’de olduğu modele dayanan benzerini zorla taraftarı modern futbol formatının içine sokulmak istenmesi. Benzer proje aynı yıllarda Almanya’da başlatıldı ve günümüze kadar başarıyla sürüyor “Fan Projekt”. İlk başta benzer sorunlar yaşandı, İtalya ve İngiltere’de olduğu gibi taraftar formatı değiştirilmek istendi. Ama Almanlar yılmadı, tribün kültürünü mercek altına aldılar. Devletten gelen paraları uzmanlara harcadılar örneğin toplum sosyologlarına. Geri kalanını gönüllü taraftarların yoğun çabalarıyla gerçekleştirdiler. Böylece tribüncüleri de yakından tanıma fırsatı buldular. Ve en önemlisi tribünün kendine olan has dünyasının yapısını bozmadılar.


Almanya’da bu projenin başarısı hangi boyutlara ulaştığının en güzel örneği;

 

 

Fan Projekt üç hafta önce düzenlediği gençlik haftasında Ultra gruplarını kendilerini yakından tanımak isteyen gençleri derneklerine davet ederek nasıl pankart boyandığını göstermeleri ve sonra hep beraber ortak yemek pişirip paylaşmaları tribün kültürünün Almanya’da ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor. Şayet hala Alman statlarında ayakta maç seyretme geleneği devam ediyorsa Fan Projekt büyük katkısı olmuştur. Darısı bizim ülkemize…devam edecek.

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: