Overblog Alle Blogs Top-Blogs Sport
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU
Werbung
Blog von Erdal Güngör

Mentalita ULTRAS#10 Tuzaklar

4. Februar 2011 , Geschrieben von Erdal Güngör

Batıda düello yapılır doğuda tuzak kurulur hikâyelerine inanmayın belki Noel baba zamanında geçerliydi. Günümüzde insanlar birbirini tuzağa düşürmek için yarışıyorlar, batı doğu fark etmiyor.


Yıl 1989, heysel’den dört yıl sonrası o konuya da değineceğim, sırayla.

 

4 Haziran sabahı saat 08:30 sularında Roma’dan yola çıkan Antonio de Falchi ve üç arkadaşı Milano “Stazione Centrale” istasyonuna varıyorlar. Dört genç trenden iner inmez bilet almaya San Siro yolunu tutuyor, her ihtimale karşı sarı kırmızı atkıları montlarının içine saklıyorlar. Saat henüz 11:35 maçın başlama saati 16:00 zamanları bol. Stat önünden biletlerini aldıktan sonra karınlarını doyurmak birazda vakit geçirmek için yola koyuluyorlar.

 

Gişelerin biraz ilerisine varmadan genç bir kadın yollarını kesiyor,”arkadaşlar sigaranız var mı?” peşinden ”saat kaç?” sorusu 4 kişinin şivelerini çözmeye yetiyor, malum Romalılar. Antonio ve arkadaşları hain bir tuzağa düştüklerinden haberleri yok, kadının yaptığı el işareti üzerine 1990 dünya kupası hazırlıklarından kalan, San Siro stadının etrafında bulunan inşaat malzemelerinin arkasında saklı 30 kişi aniden ortaya çıkarak Romalı gençlerin üzerine yürüyor.

AntonioDeFalchi2.jpg

Dört genç kaçıyorlar ama Antonio fazla yol alamıyor ayağı takılıp yere düşüyor, beklide etrafta bulunanlar çelme attı orası muamma. 30 kişi Antonio’nun üzerine çullanarak, sopalarla tekmelerle linç ediyorlar. Birkaç dakika sonra olay yerine polis geldiğinde gözü dönmüş hainler ortalıktan kayboluyor. Antonio mosmor kesilmiş hava almakta güçlük çekiyor son kez ayağa kalkmaya çalışırken yere yığılıyor. Polis memurları 19 yaşında gence ilk müdahale yapıyor, kalp masajlarıyla kurtarmaya çalışıyorlar ama nafile. Antonio de Falchi hastaneye götürülürken yolda vefat ediyor.

Polis, olay anında stat çevresinde şüpheli 3 kişiyi tutukluyor, içlerinden biri “Gruppo Brasato” lideri Daniele F. Üzerinde San Siro özel güvenlik görevli kimliği çıkıyor, diğerleri Luca B. Ve Antonio L.

 

Otopsi sonucuna göre Antonio de Falchi'nin ölüm teşhisi kalp krizi. Antonio yaşasaydı ancak 89 yaşında bu hastalığa tutulurdu.  Cenaze masraflarını AS Roma kulübü karşılıyor, 7 Haziran 1989 yılında Antonio de Falchi 10.000 bini aşan taraftarın katıldığı törende San Giovanni Leonardi kilisesinde defnediliyor. Milano mahkemesi üç tutuklu kişi hakkında verdiği karar ise tam bir skandal, Luca B. 7 yıl hapis cezasına çarptırılıyor fakat 2 ay sonra serbest bırakılıyor. Diğer iki kişi Daniele F.  Ve Antonio L. Delil yetersizliğinden berat ediyorlar.


Sanki bu olay hiç yaşanmamış, dedim ya hayat acımasızca devam ediyor ve insanlarda ölmeye.


Yine aynı yıl ve yine Haziran ayı tesadüfe bakın. Ligin en kritik, riskli müsabakaları sayılan Floransa-Bologna karşılaşması diğer adıyla “Derby dell’Appennino”. Deplasmana gelen Bologna’lılar Fiorentina Ultra’ları tarafından tuzağa düşürüyorlar.

 

Tren Floransa garına giriş yaparken bir grup taraftar Molotof kokteyllerle Bologna’lılarla dolu trene saldırıyorlar. O güne kadar Ultras âleminde hiç görülmemiş olay. 1968/1970’lerde ideolojik ağırlıklı tribüncülerden, Mentalita Ultras felsefesinden ışık yılı uzaklardayız. Sözün bittiği, filmin koptuğu nokta burası olmalı. Allahtan bu sefer ölen yok sade bir ağır yaralı var, İvan Dall’Ollio, henüz 14 yaşında daha ana kuzusu. Alevlerden zor kurtulan İvanın vücudunun %70’i ağır şekilde yanmış vaziyette, durumu vahim. Doktorlar umudu kesmiş bildiğiniz ne kadar dua varsa okuyun diyorlar annesine. İvan dayanıyor hayatta kalmayı başarıyor, ömür boyu yara izlerinle yaşama pahasına.


Saldırının ortaya çıkardığı öfke gerilla savaşına dönüşüyor, Floransa şehri orta doğudan farkı yok o gün. Bologna’lı taraftarlar trenden iner inmez istasyonu tanınmaz hale getiriyorlar, sokakta polisle çatıştıktan sonrada stada gidiyorlar.

 

Olayı çıkaran Fiorentina’lılar kısa sürede yakalanıp mahkemeye çıkarılıyor. İşin ilginç yanı olaya karışan taraftarların velileri gençlerin suçsuz olduklarını ve serbest bırakılmalarını talep ediyorlar, tabii onların çocukları da ana kuzusu. Bunun üzerine mahkemede arbede çıkıyor duruşma erteleniyor sonrası malum, delil yetersizliğinden serbest kalıyorlar.


1980 yıllarının başında ortaya çıkan yeni nesil Ultra’ların insan dışı tavırları, diğerleriyle birlikte kendilerini de tehlikeye sokan vurdumduymazlıkları bir yana. Devletin akıl almaz acizliği çözüm üretememesi, kulüplerin bazı şeylerin önceden geleceğini bildikleri halde sesiz kalmaları. Hatta bedava bilet dağıtarak teşvik edip suça ortak olmaları, günümüzde tribün kültürünü bitme noktasına getirmiştir. Tüm bunların üstüne de medya tuz biber olmuştur, oda gelecek yazıda….devam edecek.

 

 

Werbung
Diesen Post teilen
Repost0
Um über die neuesten Artikel informiert zu werden, abonnieren: