Wednesday, 17. november 2010 3 17 /11 /Nov. /2010 09:54

Bu soruyu çoğu kez sormuşunuzdur kendinize ve mutlaka bir sebebi vardır. Bizi küçükken Galatasaray’ı sevmeye yönlendirenler olmuştur, babamız ağabeyimiz, amcamız ama biz aklımız erdiğinde vazgeçebilirdik. Peki, nedir bizi bu kulübe bağlayan? Elbette bir nedeni olmalı, kimi kazandığı başarılardan etkilenmiştir, kimileride aynı renklere gönül vermiş insanlarla arkadaşlıklar kurmuş, ortak sevdalarını iyi ve kötü günde paylaşmış tutulu kalmışlar.

Bu kadar mı? Daha fazlası olmalı!


Galatasaray bir spor kulübü ve aynı zamanda kültür yuvasıdır, eğer Galatasaray’a gönül vermişseniz size genel kültürünüzü artırmaya yönelik imkânlar sunuyor. Örneğin Mekteb-i Sultani hangi tarihte kurulduğunu merak ediyorsanız araştırdığınızda sizi Osmanlının II. Beyazıt dönemine götürecek, başlayacaksınız Osmanlı tarihini araştırmaya. Sonra Galatasaray Spor Kulübü ne zaman kuruldu sorusuna cevap arayacaksınız, yıl 1905 Osmanlının son dönemleri. Kurucusu Ali Sami Yen, kim bu adam diyeceksiniz yine başlayacaksınız araştırmaya. Babası Şemsettin Sami çıkacak karşınıza,”   Türk edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olan Taaşuk-ı Talat-ı Fitnat (Talat ve Fitnat’ın Aşkı) roman türünde verilen ilk eserdir. Çoğu zaman Namık Kemal’ın “İntibah”ı ilk Türk romanı olarak takdim edilse de, Şemsettin Sami’nin yazığı Taaşşuk-ı Talat-ı Fitnat’ı, literatüre ilk Türk romanı olarak geçmiştir. Aslen Arnavut olan Şemsettin Sami, Türk edebiyatına önemli katkılar sunmuş bir entelektüeldir.”


Biraz daha araştırdığınızda bu sefer Kınalı Kuzularla tanışacaksınız. I. Dünya Harbi, Çanakkale savaşı Mustafa Kemal Atatürk, kurtuluş savaşı Cumhuriyetimizin Kuruluşu. Bu örnekleri çoğaltabiliriz, gördüğünüz gibi tam bir tarihi serüven içine giriyor ve hiç farkında olmadan genel kültürünüze zenginlikler katıyorsunuz, bunları size History Channel bile sunamaz.


Galatasaray Türkiye’nin ilk kurulan futbol kulübüdür diğer şubeler sonradan açılmış “basketbol, yüzme, su topu, voleybol, binicilik, atletizm, engelli basket vs.”. Birkaç kere yazmıştım, ben Galatasaray’la ilk tanıştığımda nasıl Sarı Kırmızı renklere âşık olduysam futbola da aynı şekilde tutuldum. Zaten futbol kulüplerinin kuruluş amacı bu güzel oyunu insanlara beğendirmek ve oynamalarına teşvik etmektir. Futboldan zevk alan mutlaka diğer sporlara da merak saracaktır ve doğrusuda böyle olmalıdır!


İşte ben bu yüzden Galatasaraylıyım, onun sayesinde spora heveslendim ve hala sürdürüyorum. Aklım ermeye başladığında tarihini araştırdım ve Galatasaray sayesinde ulaştığım bilgiler benim en değerli hazinem. Yıllarca peşinden koştum tribün kovaladım, binlerce kilometre yol yaptım, bunlar ne ki, benden üç misli emek veren arkadaşlarım var, hepsinden Allah razı olsun. Gün geldi sevindik bazen ağladık, 13 yıl şampiyonluk görmedik. Kızdığımız öfkelendiğimiz günlerde oldu ama hiç yılmadık. Aşığın dediği gibi ”Acın bile bir bambaşka, gül yüzüne türkü yazdım gülüm”. Fazla uzatmayacağım çünkü Galatasaray’ın güzelliklerini anlatmaya kelimeler yetmez. Sahi, kazandığı kupaları unuttum yazmaya. Onlar tüm bu güzellikleri süsleyen birer pırlanta taşları mutlaka yenileri eklenecektir, bundan kimsenin kuşkusu olmasın.


Durduk yere bunları dile getirmemim nedeni geçtiğimiz gün şöyle bir blog yazısına rastladım >>>link Yukarıda yazdıklarımla arkadaşa kontra yapmıyorum yanlış anlaşılmasın, kimseye de daha fazla Galatasaraylı olduğumu ispatlamaya da çalışmıyorum. Hâşâ, herkesin bir sevgi ölçüsü vardır ve bu sade o kişiye kalmıştır. Gerekirse istediği gibi rahatsızlığını dile getirme hakkına sahip ve buna kimsede karışamaz. Açıkçası ben üzüldüm, yazıya katıldığım noktalarda var, fakat bir Galatasaray taraftarının şu son yaşananların ardından inancı sarsılıyorsa gerçekten çoğu işlerin yanlış gittiğini kimseden gizleyemeyiz. Galatasaray’ın bu hale gelemsinin tek nedeni, son 15 senedir tüm dünyanın üzerine kara bulut gibi çöken futbol ticaretidir. Bir başka değimle Galatasaray endüstriyel futbolun mağduru olmuştur! Şirket birleşmeleri, arsalar, modern statlar vb. şeylerle taraftarın karşısına çıkamazsanız. Taraftar kulübünle özdeşleşmesi için daha fazla unsurlara önem verir, kulübüne olan sevgi bağının bir anlamı olmalıdır. Örneğin Tarihi ve Asaleti bunlardan bazıları, ne yazık ki şimdi hepsi pazara çıkarıldı “kulüp menfaatleri” adı altında müşteri topluyor. İşte buda taraftarı inanç sarsıntısına uğratıyor.


Yıllardır futbolu yönetenler “endüstriyel futbolda ekonomi güç olmadan başarı gelmez” klişe sözlerle taraftarlarını uyutmuştur. Futbolda ticaret dipsiz kuyuya benzer, bir şirket gelirlerinin %80’ni personeline saçıyorsa serbest ticaret piyasasında ayakta kalamaz ve bunu görmek için ekonomi uzmanı olmamıza gerek yok. Bir yandan tırnaklarınla kazıyarak topladığın paraları birde bakmışsın kendini futbolcu sanan mahlûklar çuvalla almış götürmüş, işte bu yüzden kulüpler bildiğimiz şirketler gibi işleyemezler. Futbol endüstrisinin tek amacı futbol üzerinden çok para kazanmaktır, para parayı çeker derler ama para parayı da götürür. Para uyumayan fahişeye benzer, şimdi ise Galatasaray’ın içine düştüğü durumdan nemalanan medya patronlarının avuçlarında cirit atıyor. Adı üstünde endüstriyel futbol ve endüstriyel futbolda paraya giden her yol mubahtır. Bizim zamanımızda da endüstriyel futbol vardı, modern futbol oynanıyordu. Kötü günler gördük ama o yıllarda güzel insanlar vardı.

 

                KAHROLSUN endüstriyel futbol!

von Erdal Güngör - Community: NO AL CALCIO MODERNO !
Kommentare (0)ansehen
Zurück zur Startseite

Blog içeriği

  • : Blog von Erdal Güngör
  • Blog von Erdal Güngör
  • : Sport
  • : Liberta per gli Ultras ! No Al Calcio Moderno ! Galatasaray,Ali Sami Yen,Metin Oktay,istanbul,Alpaslan Dikmen,Karıncaezmez Şevki,Fatih Terim,Hooligan,Ultras,Hagi,Two and a half Man,Football Supporters Europe,The Big Bang Theory,Çılgın Türkler, Family Guy, Fringe,eBileteHAYIR!
  • Diesen Blog empfehlen
  • Zurück zur Startseite

Takvim

November 2014
M T W T F S S
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
             
<< < > >>

Yorumlar

Kendine Blog yap geç kalma

Erstellen Sie einen Blog auf OverBlog - Kontakt - Nutzungsbedingungen - Werbung - Missbrauch melden - Impressum - Artikel mit den meisten Kommentaren