Tuesday, 20. october 2009 2 20 /10 /Okt. /2009 16:48

Henüz 20 yaşında,Güney Afrika'da düzenlenecek Dünya Kupasında Alman Milli Takımını başarıya taşıyacak ve umutlarını ona bağladığı oyuncusu haline geldi şimdiden.Mesut Özil anlatıyor,toprak sahadan,genç takımlara geçişi ve futbol oynarken düşünmenin ne anlama geldiğini onun ağzından okuyalım.Almanya'nın 11 Freunde dergisi link  geçen hafta Mesut Özil ile yaptığı röportajı elimden geldiği kadar sizlere çevirdim,buyurun okuyalım;

 


soru: Sayın Özil Euro2008 Türkiye - Almanya yarı final müsabakasını nerede seyrettiniz?


Mesut Özil: Arkadaşlarımla beraber,doğup büyüdüğüm Gelsenkirchen'de


soru: Hangi forma vardı üzerinizde?


Mesut Özil : Hiç birisi yoktu.Önce iki ülkenin  yarı finale yükseldiğine çok sevindim.Fakat gerçeği söylemek gerekirse Almanya kazanmasını istedim,futbolda böyle bir taraf kazanması gerekiyor.


soru: Gizlicemi sevindiniz?


Mesut Özil: Hayır,Arkadaşlarımın çoğu Türk Milli Takımını tutular,Almanya kazandıktan sonra insanlar sokaklarda seviniyordu ve bizde onlara katıldık.


soru: Bugün durum nasıl ? Türk Milli takımı Güney Afrika'ya gidemiyor şimdi Türk taraftarları Almanlarımı destekleyecek?


Mesut Özil: Dileğim bu yönde.Üzülüyorum Türkiye Dünya Kupasına katılamadığı için ama diğer yandan Alman Milli Takım oyuncusu olarak Dünya Kupasında olacağımdan dolayı çok seviniyorum.Umarım Türk Futbol severler beni desteklerler  ve bir Türkün Alman Milli takımı ile Dünya Kupasına katıldığından dolayı gurur duyarlar.


soru: Türk pasaportunuzu geri verip ve Alman Milli takımında oynamaya karar aldınız,zor oldu mu?


Mesut Özil: Ben Türkiye'ye sırtımı dönmedim,sade Alman Milli Takımında oynamaya karar verdim.Burada doğdum büyüdüm,huzurluyum.Alman Milli Takımında süper karşılandım benim açımdan her şey çok olumlu gelişti.Türk Vatandaşlarımız ben nasıl isem öyle kabul etmelerini istiyorum,bu beni çok mutlu eder.


soru: Kısa süre içinde popülerliğiniz arttı.Eylül ayında ilk kez Alman A Milli Takımında siftah yaptınız şimdi orta sahanın vaz geçilmez oyuncusu oldunuz,bunu nasıl karşılıyorsunuz?


Mesut Özil: Güney Afrika'ya karşı ilk defa ilk on birde başladım.Hocamız Löw ve takım arkadaşlarım maç öncesi beni çok motive ettiler,"rahat ol istediğin gibi oyna kafana göre takıl" sözleri üzerimden baskıyı aldı.Hedefim sahada olduğum süre takıma elimden geldiği kadar yardım etmek şimdiye kadar bunu çok iyi yaptığıma inanıyorum.


soru: Şu an popüler olmanız sizi rahatsız ediyor mu?


Mesut Özil: Hayır,ben hep aynı Mesut Özilim.Ailem beni böyle yetiştirdi ve kesinlikle değişmeyeceğim.Kim olduğumu biliyorum ayaklarım yere basıyor,beni mutlu eden tek şey sahada olmak.


soru: Olumlu gelişmeniz böyle devam ederse sokakta rahat yürüyemez hale geleceksiniz,rahatsız olmayacak mısınız?


Mesut Özil: Şu an hoşlanıyorum,yolda insanlar beni tanıdığında,benden imza istemeleri,maçlar üzerine sohbetlerimiz.Bunlar gurur verici severek yapıyorum.


soru: Çoğu kişi bu ülkede  orta sahada oyun kurucu pozisyonunda oyuncuların nesli tükendiğini söylüyor,siz yaşayan kanıt mısınız?


Mesut Özil: Ben şimdiye kadar böyle bir şeyi söylemedim


soru: Oyun tarzınızı tarif eder misiniz?


Mesut Özil: Sevdiğim mevki orta sahanın göbeğinde,forvet arkası oyun kurucu pozisyonu.Genç takımdan gelen süre hep bu mevkide oynadım,orada rahat ediyorum.Top ayağıma geldi an hücuma katkı sağlamak istiyorum.


soru: Bunları yaparken kafanızı mı daha çok kullanıyor yoksa Hislerinize göremi hareket ediyorsunuz?


Mesut Özil: Oyun tarzım ikisini de içeriyor,saha içinde kafamı çalıştırmalıyım.Top ayağıma gelmeden önce bir sonra yapacağım hareketi kafamda kurmalıyım.Hislerimi rakip oyuncuyu görmediğim zaman kullanıyorum malum bir reaksiyon göstermeliyim.


soru: Dışarıdan bakanlar bazı zaman çok geç karar verdiğinizi sanıyor.Bu rakibi aldatmaya yönelik bir tarz mı?


Mesut Özil: Karar verdiğim an bir başka oyuncu planlarımı bozuyorsa hemen ikinci bir çözüm üretmek zorundayım.Allah bana her ikisini aynı anda yapabilecek yetenek vermiş.


soru: Oynadığınız pozisyonda hangisi daha çok önem taşıyor,zihinsel çabulukmu yoksa kıvrak ayaklar mı?


Mesut Özil: İkisi de çok önemli.Kafamda kurduklarımı gerçekleştirmek için topu çok iyi kullanmasını bilmeliyim.Tabii burada takım Arkadaşlarım topsuz oyunları ile boş alan yaratarak yardımcı oluyorlar bunu da unutmamak gerek.


soru: Oyun tarzınızın ne kadarı Türk,ne kadarı Alman?


Mesut Özil: Türk olan yanı tekniğim ve top kullanışım.Alman tarafı disiplin,kafa yapım,sürekli gaz verip oyundan kopmamam.


soru: Bunların hepsini,kendi tabirinle söylediğin "Maymun Kafesleri" içinde yani mahalle arası toprak sahalarda mı öğrendin?


Mesut Özil: Evet doğru orada öğrendim.Sürekli yaşımdan büyüklere karşı maç yapardık,abimin arkadaşlarıydı.Orada üstün teknik geçerli,ikili mücadeleler sert geçerdi karşı tarafa kendimi kabul ettirmeliydim.Bunun çok faydasını görüyorum şimdi.


soru: Maymun Kafesi ve Milli Takım arasında olan farkı anlatır mısın?


Mesut Özil: Maymun Kafesinde maçlar beşe-beş oynanır,çok sert geçer.Ortaya bir şey koyulur bu yemek,kola vs. olur,bunlar beni motive etmiştir.


soru: Bugünlerde sizi neler motive ediyor?


Mesut Özil: Sahada olmaktan çok büyük keyif alıyorum,başarıya açım.


soru: O zaman Dünya Kupası hayalleri kuruyorsunuz?


Mesut Özil: Tabii,ilk hedefim Dünya Kupasında oynamak,ikincisi kupayı kaldırmak.Ama o zamana kadar sihatlı şekilde sezonu tamamlamalıyım,performansımda ki istikrarı koruyup arttırmalıyım çünkü herkes dünya kupasında oynamak istiyor.Kadromuz geniş ve iyi oyuncularımız var,örneğin Trochowski ve Podolski de benim pozisyonumda oynayabilirler.


soru: Mayıs ayında oynanan UEFA kupa finalinde başarılı olamadınız,yinede Almanya kupasını kazandınız ve şimdi Milli Takımın vaz geçilemeyen oyuncusu oldunuz.Baskıları iyi kontrol altına alabiliyorsunuz?


Mesut Özil: Saha içinde şimdiye kadar hiç baskı hissetmedim.İstanbul'da günümde değildim.Ama şimdi kendimi biraz geliştirdim ve güçlendim.Sade kendime ve Performansıma konsantre oluyorum.


soru: Çevrenizde size olan yoğun ilgi gün gittikçe artıyor herkesin odak noktası oldunuz.Sizin için Milli Takım Teknik Direktörü sistemini bile değiştirdi,bunların altından nasıl kalkıyorsunuz?


Mesut Özil: Bunu hiç düşünmek istemiyorum.Saha dışında Ailem çok destek oluyor.Bremenli Takım arkadaşlarım yardımcı oluyorlar,kendimi geliştirmek istiyorum bunu yapmak zorundayım.Olumsuz gelişen olaylar var geçmişte,aklıma Sebastian Deisler geliyor mesela.Onu çocukluğumda Televizyonda hayranlıkla seyrederdim,futbolu bıraktığında üzülmüştüm.Umarım sıhhatli kalırım yoksa futbolsuz yaşayamam.


soru: Alman Milli Marşını duyduğunuz zaman aklınızdan ne geçiyor?


Mesut Özil: İçimden Dualar okuyorum.Önce soyunma odasında,seremonide marş çalınırken ve maçın başlama anında.


soru: Milli Takımda oynamaya başladıktan sonramı yapıyorsunuz?


Mesut Özil: Hayır,çocukluğumdan bu yana gelen alışkanlığım,milli marş ile alakası yok.Kurandan sureler okumak bana huzur veriyor ruhumu rahatlatıyor,okumadığım zaman kendimi huzursuz hissediyorum.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mesut Özil kendi yolunu seçmiş kararını vermiş bize sade ona geleceği için başarılar dilemek kalıyor.Allah yolunu açık etsin,onu kazadan beladan korusun bol sıhhat ve mutluluklar içinde hayatını sürdürsün.

Mesut Özil'in bahsettiği "Maymun Kafesine" biraz açıklık getirmem lazım.Almanya'da mahalle araları içinde toprak futbol sahaları vardır.Bu sahaların etrafı tel örgülerle çevrilmiş aynı kafese benzer.Maymun Kafesi değimi ABD'nin New York kentinde varoşlarında benzer basketbol sahlarının olmasından geliyor.Orada genelde Siyahlar Basketbol oynar.Almanya'da böyle sahalarda futbol oynanır ve oynayanların çoğu yabancılardır.Almanlar Siyahları maymun olarak gördüğü için,kendi ülkelerinde yaşayan yabancılara bu yakıştırmayı yaparlardı,tabii şimdi biraz akıllandılar.Sizin anlayacağınız "Maymun Kafesi" bir zamanlar aşağılamaydı,şimdi ironik olarak yabancı kökenli gençler kendi aralarında bu değimi kullanıyorlar.Ama ne olursa olsun Mahalle araları toprak sahalar popülaritesini yitirmedi eskisi gibi devam ediyor.Saniye başı ilerleyen Teknoloji çağında evde oturup internette çetleşmek varken,PSP,FM vb. oyunlar tavan yapmışken hala gençlerin sokakta meşin yuvarlağın peşinden koşması belki birilerinin komiğine geliyordur.İnsanlar hayatlarını iki şekilde yaşar,kimileri yaşadığı hayatın gözlerinin önünden geçerken seyreder,kimileri hayatın içindedir canlı yaşar,seçim sizin.

 

Erdal Güngör

von Erdal Güngör - Community: NO AL CALCIO MODERNO !
Kommentare (0)ansehen
Zurück zur Startseite

Blog içeriği

  • : Blog von Erdal Güngör
  • Blog von Erdal Güngör
  • : Sport
  • : Liberta per gli Ultras ! No Al Calcio Moderno ! Galatasaray,Ali Sami Yen,Metin Oktay,istanbul,Alpaslan Dikmen,Karıncaezmez Şevki,Fatih Terim,Hooligan,Ultras,Hagi,Two and a half Man,Football Supporters Europe,The Big Bang Theory,Çılgın Türkler, Family Guy, Fringe,eBileteHAYIR!
  • Diesen Blog empfehlen
  • Zurück zur Startseite

Takvim

September 2014
M T W T F S S
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30          
<< < > >>

Yorumlar

Kendine Blog yap geç kalma

Erstellen Sie einen Blog auf OverBlog - Kontakt - Nutzungsbedingungen - Werbung - Missbrauch melden - Impressum - Artikel mit den meisten Kommentaren